26. BÖLÜM

163 14 35
                                    

"Ne dediniz?"

"Seni araştırırken buldum. Ailen sen doğmadan iki yıl önce bir çocuklarını kaybetmişler. Erkekmiş."

"Ölmüş mü yani?"

Kapı koluna sıkı sıkı tutunuyordum.

"Kaçırılmış. İzini takip edip bulabilmek için birkaç kişiyle konuştum. Emin değilim ama sanırım kim olduğunu da biliyorum."

"Ne diyorsunuz siz? Ben..."

"Sakin ol. Sizi tanıştırmak istiyorum."

"O biliyor mu? Siz ne zamandır biliyorsunuz? Ben anlamıyorum."

"Dün sen ve Baek Hyun evden çıktığınızda beraber araştırdığım kişi beni aradı. Çocuğu bulduğunu söyledi. Ben de akşam yemeğini onunla beraber yedim. Ona bahsettim. O da ailesini arıyormuş. Bu yüzden ne kızdı ne de durumu garip buldu. Şaşırdı ve sevindi. Ona seninle konuştuktan sonra sizi tanıştıracağımı söyledim. Senin nöbetten çıkmanı bekliyordum."

"Pardon ama siz kimsiniz? Yani tamam belki yardımcı olmak için araştırmışsınız ama biraz haddinizi aşmışsınız sanki!"

"Özür dilerim. Yine de bu kağıdı al. Abin bu adreste bu saatte seni bekliyor olacak. Kararını sen ver. Tarihi nöbetlerini kontrol ederek ayarladık. Üzgünüm. İyi günler."

Adam dönüp merdivenlerden inerken bir anda ortadan kaybolmuştu. Elimdeki kağıtla öylece kalmıştım. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Tam bu sırada arkamdan biri sarılmıştı.

"Önü boş kapıda ne yapıyorsun sevgilim?"

"Sen ne zaman geldin?"

"Şimdi."

Başımı sallayıp kağıdı ona belli etmeden cebime koydum. Kapıyı kapatıp sarıldım.

"İyi misin?"

"İyiyim. Her şey çok garip."

"Garip olan ne?"

"Olağanüstü varlıklar tanıyorum, hatta birine aşığım. Biri ise ailemi öldürmüş. Diğeri arkadaşım."

"Bunları aşmamış mıydın?"

"Yine de düşündürüyor."

"Bunu neden açık kapıda düşünüyordun."

"Ev sahibi geldi."

Yalan.

"Ne dedi ki?"

"Kirayı artırmış."

Bu yalan sayılmazdı. Bu sabah arayıp söylemişti.

"Ee?"

"İşte o gittikten sonra öylece düşüncelere dalmışım."

"Hmm. Seni düşüncelerinin arasından alıp çıkarabilirim."

"Nasıl?"

"Böyle."

Elini yüzüme koyup öpmeye başlamıştı. Gerçekten tüm düşünceler aklımdan uçup gitmiş, ona karşılık vermeye başlamıştım. Beni belimden biraz daha çekmiş, vücutlarımızı birleştirmişti. Yavaş yavaş salona doğru ilerlerken birbirimizden ayrılmıyorduk. Büyük koltuğun yanına geldiğimizde Baek beni yavaşça yatırıp dudaklarımı bırakmadan üzerime çıkmıştı. Üzerimdeki gömleğin düğmelerini açmaya başladığında nefes almak için ayrılmıştık. Sırıtıyordu.

"İşe yaramaya başladı mı bari?"

Gülmüştüm ve o da devam etmişti.

●●●●●●●●●●●●

SINIRSIZHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin