"Winter , ben James Deering . Yarın mutlaka saat 6:30 'da danışmanın önüne olmanı istiyorum .Lütfen şimdilik sebebini sorma ve tam zamanında danışmanın önünde ol . Sebebini 5 dakika kadar bekledikten sonra zaten anlıyacaksın ."
Yanlış okumadığıma emin olmak için tekrar tekrar okuyorum . Gerçekten james böyle bir e-postayı ne demeye göndermişti . Gördüğümde saat 23:38 di ve6:30 da orada olabilmem için gerçekten saat 5:30 uyanmam gerekiyordu . Cevaplamam gereken birkaç e-postaya daha baktıktan sonra alarmımı saat 5:30 'a ayarlıyorum ardından son derece isteksiz bir şekilde başımı yastığa koyuyorum .
5:30 , alarmım çalmaya başlıyor , uyanmam gerekiyor . Normal de çoktan uyanırdım ama bugün bir şeylerin ters gideceği tutmuş gibi zar zor uyanıyorum . Üzerime her zaman için rahat edebileceğim siyah gömlek ve eteğimi giydikten sonra kısacık bir süre dahi olsa aynada kendime bakıyorum . Dikkatimi çeken iki şey oluyor .Birincisi gözlerimin altının epeyce şişmiş olması ötekiyse cildimin olduğundan da solgun ve beyaz gözüküyor olması . Saate tekrar baktığımda bu durumları düzeltecek kadar dahi vaktimin olmadığını fark etmemle koşar adım kapıya yönelmem bir oluyor . Arabamı garajdan nasıl çıkardığımı bile anlayamadan yola koyuluyorum . Ve içimden defalarca kez bu kadar acele bir şekilde gittiğime değecek bir şey olsun diye dua ediyorum .
Saat 6:23 ve ben çoktan hastanenin otoparkına geldim . Arabamı park ederken Bay James 'in arabasının nerede olduğuna bakıyorum fakat arabasının burada olmadığını anlamak pek de zor olmuyor özellikle de otopark da yalnızca 5 araba var iken . Sinirlenmemeye , sakin kalmaya çalışarak hastanenin giriş katına doğru yürüyorum . Acaba Bay james birkaç gündür beni kapıda karşılamasının acısını çıkartmak için mi beni bugün bu kadar erken çağırmıştı ? İç sesimi bastırmaya çalışarak hastanenin döner kapısından içeriye giriyorum . Ardından hastanenin büyük , geniş giriş katını her zamankinden daha dikkatli bir şekilde süzmeme rağmen danışmada her zaman görmeye alışık olduğum Bayan Bethany 'nin bile henüz gelmediğini yalnızca hastanenin güvenlik görevlilerinin etrafı uykulu gözlerle süzdüğünü görüyorum . Yine de Bay James 'in ricasını yerine getirmek için danışmanın bulunduğu yerdeki koltuklardan birine oturup , hastanenin kapısına doğru dikkatli bir şekilde bakmaya başlıyorum . Hatta belki de biraz kızgın bir şekilde ama hissettiklerimi asla başkalarının duyamayacağı , hissedemeyeceği ya
da göremeyeceği şekilde .
Saatime tekrar bakma ihtiyacı hissettiğimde saatin 6:30 olduğunu görüyorum . Gerçekten beş dakika sonra her şeyi anlayıp anlayamayacağımı görmek için biraz daha bekliyorum . Daha güneşin bile tam olarak aydınlatmaya başlayamadığı yarı aydınlık hastanede tek başıma olmaktan biraz da olsa
korkuyorum . Gözlerimi pür dikkat dikip baktığım hastane kapısının biraz ilerisinde beyaz bir arabanın durduğunu zar zor da olsa görüyorum . Ama hayır hayır ...
Bu araba Bay James 'e ait değildi ,arabanın modelini tam olarak göremesem de Bay James 'in arabasının rengi siyahtı .Ayrıca bu arabanın hastanede çalışan diğer çalışanlara ya da doktorlara ait olduğuna da pek ihtimal vermiyorum çünkü eğer öyle olsaydı tıpkı benim gibi arabalarını otoparka park ederlerdi fakat ya hastanenin otoparkı olduğunu bilmeyen biriyse ...
Evet , gerçekten gözlerim beni yanıltmıyor ise , tam karşımdan gelen , tıpkı benim gibi simsiyah giyinmiş bu kişi Jonghyun 'du ...
— Günaydın Winter . ( sabah sabah böyle gülümsemek için nerden enerji aldığını düşündürtecek kadar gülümseyerek )
—- Günaydın Jonghyun ( onun bana verdiği gülümseyişin ancak yarısı kadar gülümseyerek)
— Sanırım Bay James sana da erken gelmen için bir e-mail yollamış . ( Fakat bu durumdan benim yarım kadar bile şikayetçi değildi )
—- Evet , bana da yolladı .( ardından oturduğum yerden doğrulup gözlerimi Jonghyun 'nun buraya geldiği arabaya doğru çevirerek) Neden arabanı otoparka park etmedin ?
— ( benim baktığım tarafa doğru kafasını çevirerek ) Otoparka park edersem zamanında yetişemeyeceğimi düşünmüştüm . (Ardından saatine bakarak) 6:35 'de burada olmamı söylemişti .
—-( gerçekten beş dakika sonra anlamam gereken her şey 'Jonghyun' muydu ? ) Peki , o zaman ( bomboş hastaneye bir kez daha baktıktan sonra) 5. kata çıkalım ve ortak çalışmalarımı sürdüreceğimiz ( eskiden tek başıma sürdürdüğüm ) laboratuvara bakalım .
Bu cümleleri ben kurar kurmaz Jonghyun kafasını sallayarak asansörlerin olduğu sol tarafa doğru hızlı , beklemediğim kadar , bir şekilde yürüdü . Ben de hemen arkasından yürümeye başladım . Hastanedeki asansörlerden ben genellikle en küçük olanını kullanırdım yani en baştakini diğerleri sedyeleri taşımak için kullanılan epeyce büyük asansörlerdi . Ve Jonghyun o asansörlerden birini çoktan çağırmıştı bile .

ŞİMDİ OKUDUĞUN
WİNTER'S WONDERLAND
Fiksi IlmiahÖzgür iradenin sınırlarının sorgulandığı Massey, tanrı parçacığının gizeminin çözüldüğü CERN , yanlış bir kararının nelere mal olduğunu gösteren Cenevre , 23 yıl sonra adaletin fısıltılarının yeniden duyulmaya başlandığı Pyongyang . "Hayatımın kontr...