JUSTİCE LEAGUE

49 8 1
                                        

Bazen ablamın kalbi olmadığını , bütün hayatını beyniyle idame ettiğini düşünürdüm . İşte yine böyle olan anlardan birinin içindeydik . Ablam şimdiye kadar Winter gibi hiçkimseyi sevmediğimi söylediğimde kontrolünü kaybetmişti . Koridorda bağırmaya başlamıştı , bağırmaya hâlâ devam ediyordu ama ben artık ablamı dinlemeyi bırakmıştım . Ne dinleyecektim ne de cevap verecektim . Sadece aklımdan şu cümleler geçiyordu ;

Özgür irade verilen bir şey değildir .
Uğrunda mücadele edilmesi gerekir .Hak edilmesi gerekir ...
Peki biz , ben ve Winter, ne yapıyorduk ? 
Bu mücadelelerin hepsini , en istikrarlı olanların bile , sonuçsuz kalmasını sağlıyorduk . Yalnız bu seferkinin bilançosu ağır olacakmış gibi hissediyordum .
                        ❄️❄️❄️
Öğlenleyin ablamın başına gelenlerin kabul edilebilir hiçbir yanı yoktu . Hâlâ aklıma geldikçe nasıl üzüleceğimi , kederleneceğimi şaşırıyordum . Sanki ne kadar üzülsem de yetmeyecek az gelecek gibiydi . Dahası o kahrolası adam rahatça hastane odasında yatarken biz hâlâ karakoldaydık ve çıkışımızda biraz zor görünüyordu .
Ablam en başında Winter'ın polis memurunun sadece gözlerine bakarak ne yaptığını inatla sorgulamıştı . Ben de bütün kararlılığımla bunu burada tek başıma açıklayamayacağımı , Winter'la beraber daha sonra açıklamamın daha doğru olduğunu söylemiştim . Daha sonrasında bu sefer de Ablam Winter'ı eve neden davet etmemem (!) hakkında o korkunç anıyı yeniden hatırlatmıştı . Hala karşımda bir şeyler söylüyor , açıklamalarını tekrar tekrar yeniden açıklıyordu (!) .
  Daha sonra Winter korkunç şekilde üzgün yüz ifadesiyle koridorun başına gelmişti . Üzgün gözlerle  özür dilercesine bakıyor gibiydi .  Onun bu bakışları kulaklarımın hüzün senfonileriyle dolmasına sebeb olmuştu ...
  Daha sonra asla beklemediğim bir şey oldu . Bütün sesler kesildi , hepimiz o tüyle ürpertici bakışların sahibine dikkat kesilmiştik !
                                  ❄️❄️❄️

Komiser , Winter'ın etkisi altına aldığı ama artık tamamen özgürmüş gibi gözüken kadın polis memuru ve yaklaşık on tane daha ilk defa gördüğüm polis memurları karşımıza dikilmişlerdi . Daha sonra kadın olan konuşmaya başladı ;
—— İşte bu kadın Bay Murphy , burada , karakolda tutuklandığından daha ağır bir suç işledi . Anlattığım gibi beni sadece gözleriyle hipnotize etti . Ya da büyü yaptı !

  Ben ne yapacağını bilemez bir halde yalnız başına on iki polis memurunun karşısındaki Winter'ın yanına gitmiştim . Arkasında olduğumu anlayamayacak bir halde olduğu için arkasındayken iki elimi de omuzlarına koymuştum . Ablam da hemen sağ tarafımda korkuyla polislere bakıyordu .
Hemen sonra Winter yüzünü bana döndü ve kulağıma fısıldadı ;
—— Yalvarırım , bir şeyler yap Jonghyun. Çok fazlalar ve ben müdahale edemeyecek kadar yorgunum .

Maalesef ki Winter'a söyleyemesem de benim de altından kalkamayacağım kadar fazlalardı . Elimden gelebilecek tek şeyi yapmıştım , yalnızca doğru bir zamanlama gerekliydi .
                                  
                                  ❄️❄️❄️
Ben Winter'ın yanına geldikten hemen sonra Murphy dedikleri komiser yanındaki polislerden birine eliyle bir şeyi işaret etmişti . Ardında da o polis memuru elindeki bir bez parçasıyla bize doğru yaklaşmaya başlamıştı . Hayır ama eğer Winter'ın gözlerini bağlarlarsa her şey biterdi ! 
Hayır ama buna asla izin veremezdim , on iki tane polis memurunu kontrol altına alamazdım ama bu çelimsiz polis memuru fazla zorlamayacağa benziyordu .
Ne yazık ki çok yaklaşmıştı , mümkün olduğunca hızlı davranmam gerekiyordu . Winter sanki olacak her şeyi kabullenmiş gibi iki elimin arasında hareketsizce bekliyordu .
Sayısız sorundan birisi de şuydu ki ; karakol ölüm sessizliğine bürünmüştü ve eğer ses yoksa işim çok daha zordu . Yapabileceğim tek şey Winter'ın içindeki duyduğum  öfke ve korkuyu yansıtmaktı . Yani ben  kelimenin tam manasıyla  bir çeşit ara kablo gibi çalışacaktım . Winter'la bunun hakkında çok çalışmıştık ama hiç gerçekten uygulayacağımı düşünmemiştim . En son yapmam gereken şey  eğilip Winter'ın kulağına fısıldamak olmuştu ;
—— Winter hazır mısın ?
                                   ❄️❄️❄️
Cevabını bekleyecek dahi zaman yoktu . Sadece saniyeler içinde adam elindeki bez parçasını düşürüp iki büklüm olmuştu . Elleriyle sanki engel olmaya çalışıyordu ama en az benim kadar o da biliyordu ki tüm çabası boşunaydı . Etkiyi artırmak için ellerimi Winter'ın göğsüne iyice dolamıştım . Winter'ın gözlerini kapattığını görebiliyordum .
Daha sonra o her şeyi mahveden polis memuru  eliyle beni işaret ederek ;
—— Sanırım o da büyücü olmalı .Onun da gözlerini bağlayın !
                                     ❄️❄️❄️
Çocukluğumdan beri mucizelere inanmazdım ama bugün fikirlerim tamamen değişti .

—— Aah , büyücü mü ? Fazla Harry Potter izlemişsiniz Bay Murphy.
——- Bay James ?

Evet , sanırım dünyanın en iyi zamanlamasına sahiplerdi yani bütün çarelerimizin tükendiği an !

Bay James'e komiserin odasında beklerken karakolun konumunu göndermiştim . Ve beraberinde hastanedeki sinesteziye sahip olan en iyi doktorları da getirmişti ; Taehyung , Leroy , Beatriz , Carol , Alyssa.
Ve yanlarında ilk defa gördüğüm ama enerjisi fena halde yüksekmiş gibi duyduğum bir adam daha yani Samuel Koldhol !

Eh , sayımız neredeyse eşitlenmiş sayılırdı , yapmamız gereken tek şey güçler birliğiydi .
Ama hepsinin gözlerinin içine tek tek baktığımda da bambaşka bir planları varmış gibi hissetmiştim . Winter da öyle hissetmiş olacak ki ;
—— Jonghyun, başka bir planları var sanırım . Tutuklanmamızı istiyorlar .

Evet aynen öyleydi . Bay James komiser Murphy 'nin tam karşısına geçip konuşmaya başlamıştı ;
——- Eski Dostum Murphy, beni hatırladın mı ?
( kollarını iki  yana açmış  olabildiğince samimi gözükmeye çalışıyordu , diğer empatlarsa arkada kalıp belli ki planın diğer aşamasını uyguluyorlardı )
—— Eski dost mu ? Karıştırıyor olmalısın , sizi daha ilk defa görüyorum . Her nereden çıktınız bilmiyorum ama işime karışamazsınız . Önümden çekilin . ( daha sonra yanındaki polis memuruna dönerek ) Derhal şu büyücüleri kelepçele ve nezarethaneye götür.
Arkalarındaki madur olan kadını da sorgu odasına götürün .

Ne benim itiraz edip direnecek gücüm kalmıştı ne de Winter'ın. Ablam sağ tarafımda tir tir titrerken James arkasını dönüp göz kırpmıştı  .
Kendi isteğimizle nezarethaneye gidecektik .

                       

Planlarının bir parçası nasıl bizi nezarethaneye göndermek olurdu sorgulamak bile istemiyordum . Sadece Winter'la beni ayırıp sertçe elimize kelepçeyi takarlarken gün bitmeden buradan çıkmayı umuyordum .
Kelepçeler takıldıktan sonra diğer doktorların yüzüne birkaç saniyeliğine bakabilmiştim. Güçler birliğinin yüzlerinin hepsinde  büyük bir ciddiyet vardı .
                             ❄️❄️❄️
—— Sizi aynı nezarethaneye koysak çok da sorun olmaz ha ?

En öndeki polis memuru bir yandan kafamı yere bastırırken bir yandan da alay ederekten söylemişti bunları . Daha sonra ellerimizdeki kelepçeleri çıkarıp , nezarethane kapısını üzerimize kilitleyip gitmişti . Sadece nezarethane girişinde nöbetçi bir polis memuru kalmıştı .  Boşboş ve buz gibi nezarethane odasında başbaşa kalmıştık .

Winter yüzüme büyük bir ciddiyetle bakıp ;
—— Jonghyun, lütfen şimdi sadece birbirimizin kalbini dinleyelim , olur mu ? Öyle yorgunum ki ...

             
                               ❄️❄️❄️
Winter kalplerimizi dinlemek derken mecaz anlamı kast etmemişti .
Hemen sonrasında ben buz gibi olan sırtımı duvara yaslayıp oturmuştum . Daha sonra Winter hemen yanıma gelip oturmuştu . Hafif bir duraksamanın ardından bir anda bana sarılmış ve göğsümün üstüne , tam kalbimin olduğu yere , başını yastlamıştı . En başında inanamasam da ben de hemen bu buz gibi yerdeki  Winter'ın sıcacık sarılışına karşılık vermiştim . Artık bu buz gibi yerde bütün benliğimizle birbirimizin kalbini dinliyorduk .
  

       Az sonra kazağımın sol tarafının ıslandığını hissettim 🖤 ...
                               


Justice League; Güçler birliği .

WİNTER'S WONDERLANDBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin