Bütün gözler bizim üzerimizdeydi , Winter tepsiyi yere attığından beri . Sanki her şey bir anlığına durmuş gibiydi , herkes soluğunu tutmuş bize bakıyordu . Winter henüz ne önünü dönmüştü ne de tek kelime etmişti .
Nihayet yemekhanede çalışan görevlilerden biri elinde süpürgeyle yanımıza gelmiş , dökülen yemekleri ve kırılan tabakları süpürüyordu . Daha sonra , beklediğimden daha uzun süre sonra , Winter yüzünü bana çevirdi ;
—— Manipülasyon yapmak isteyeceğin Dünya'daki son insan bendim .
—— Yapmadım .
——Yalanların doğrularını geçmeye mi başladı artık ?
—— Denemedim demedim , yapmadım dedim .
—— İkinci kez olursa kırılan yalnızca tabaklar olmaz .
❄️❄️❄️
Winter'ın tepsiyi düşürdükten sonra kaçıp gideceğini düşünmüştüm ama öyle olmamıştı . Dökülen yemekler temizlendikten sonra yenisini alıp , her zaman oturduğu ,en sondaki masaya oturmuştu . Ben de her zaman oturduğum gibi tam karşısına !—— Bana gördüğün kabusu anlatmadın ( bunu söyledikten sonra biraz duraksayıp yüzüme eskisinden de kötü bakmıştı )
—— Bana hergün bir kabustan diğerine uyanıyormuşum gibi hissettiriyorsun , yetmez mi ?
—— Bu kadar kötü hissettirecek ne yaptım sana ben ?
——Nefret ettiğim BENİ sevdin .Bunun üzerine sadece susup , yere bakmıştım . Daha sonra Winter masadan kalkıp hiçbir şey demeden gitmişti . Peşinden gitmemiştim .
❄️❄️❄️Defalarca kez aramıştım ama ulaşılamıyordu. Yemekhaneden çıkarken son bir kez daha aramayı denemiştim ama sonuç gene aynıydı : Aradığınız kişiye ulaşılamıyor .
Üçüncü kata çıkıp bir de Bay James'in odasına bakmak istiyordum . İçimde hiç de iyi olmayan hisler vardı .
Maalesef ki asansör bozulmuştu , başına üşüşen bir sürü kişi kısa bir süre sonra oflayarak merdivenlerden çıkmaya başlıyordu . Ameliyathane'ye hasta çıkartmak için olsa " kullanım dışı " yazardı ama bu seferkinde " servis dışı " yazıyordu . Yemekhaneye kadar inen tek bir asansör vardı o da bozulmuştu . Aslında bu birkaç kez daha olmuştu . Ama telefonuna ulaşamadığım bir zamana hiç denk gelmemişti . İçimi saran şüphe ve korku içinde merdivenlerden koşarcasına çıkmaya başlamıştım . Asansörün kaçıncı katta bozulduğunu bilmiyordum , sadece her katı kontrol edecektim . Eğer gerçekten kötü bir şansa sahip değilse asansör kat arasında bozulmamıştır .Zemin kat değildi , birinci kat değildi , ikinci değildi , üçüncü , dördüncü ...
Yukarı çıktıkça içimdeki kuşku gittikçe artıyordu . Özellikle beşinci kata çıktığımda kendimi iyiden iyiye huzursuz hissetmeye başlamıştım .Ve evet sola dönünce içindeki şüphe kesinleşmişti .Winter ve daha pek çok kişi asansörün etrafına toplanmışlardı . Hemen koşarak yanlarına gelmiştim .
—— Asansör servisini çağırdınız mı?
—— Çoktan Jonghyun , az sonra gelirler .
Asansörün içindeki alarmın kısılmış sesi biraz biraz duyuluyordu . Daha sonra asansörün içinden gelen narin ses ;
—— Jonghyun, iyiyim ben . Sadece biraz şanssız bir günümdeyim o kadar .
❄️❄️❄️
Kalabalık dağılmıştı , sadece ben ve Winter kalmıştık . Daha sonra hemen geleceklerini söyleyen asansör servisi de nihayet gelebilmişti .
Hemen asansör kapısının üstündeki anahtar girişine kilitlenmiş asansör kapılarını açmak için kullanılan büyük anahtarı takmışlardı . Sonra sağdan sola doğru yavaşça çevirmeye başlamışlardı .
Nihayet kapı açılmıştı , ablam ( medya ) kapı açılır açılmaz dışarı çıkmıştı . Ben de o dışarı çıkar çıkmaz boynuna sarılmıştım . Uzunca bir süre boyunca gözlerimi kapatıp sarılmıştım .
Gözlerimi açtığımda sadece ablamla ikimiz vardık .O andan sonra ablamdan özür dileyip nasıl asansörde kaldığını bile soramadan laboratuvara koşmaya başlamıştım . Her şeyi mahvetmiş gibi hissediyordum , çok yanlış anlaşılmıştım . Ve bu artık benim kullabileceğimin çok üstüne çıkmıştı .
Son sürat koşarak geldiğim laboratuvarın kapısı hâlâ açıktı . Yapacağım açıklamayı toparlamaya çalışıyordum .
Daha sonra kapıdan içeri girip kapatıyorum .
❄️❄️❄️
—— Sana asla güveneneyeceğimi yeniden anlamış oldum Jonghyun.Winter'dan beklemediğim bir cümle duymuştum . Bana güvenememekten bahsediyordu, güven duymak istediğinden . Yoksa yemekhanedeki cümlemde haklı mıydım ?
——Neden bana güven duymaya ihtiyaç hissediyorsun ?
—— Elbette ki laboratuvarda iki aya yakındır çalıştığım bir insana her zaman vaktinde geleceği hakkında güven duymak isterim . Yine geç kaldın .Sen ne sanmıştın ki ?
——Winter bak , her şeyi en başından beri yanlış anladın .Açıklayabilir...
—— Jonghyun, senin özel hayatın benim ilgimi çekmiyor . Laboratuvardayız Ve bir an önce bitirmemiz gereken bir proje var.
—— Winter , o kad...
—— Dinlemek istemiyorum , zaten geç başladık .
❄️❄️❄️
Gerçekten ne diyeceğimi bilmiyordum ne söylersem söyleyeyim yarıda kesip atmıştı . Bu konu hakkında konuşmamak için ısrarcıydı ama ben de ısrarcıydım .
—— Jonghyun, madem bugün açıklama yapmakta bu kadar ısrarcısın o zaman bir türlü açıklama fırsatı bulamadığın elektrik olayını açıkla hem de konumuzla bağlantılı olur . Ama öncelikle ne hakkında çalışacağımızdan biraz bahsedelim ; Dopamin .
( artık umudumu kesmiş sayılırdım )
—— Nörohormonların en önemlisi yani asetilkolin , norepinefrin, histamin ve glutamata göre .
—— Kesinlikle aynı zamanda en ilgi çekicisi .
Kesinlikle psikanaliz kurucusu olan Avusturyalı nörolog Sigmund Freud 'u tanıyorsundur .
—— Kesinlikle , günümüzdeki bilinçaltı hakkında yapılan çalışmaların Ve Sürrealizim akımının öncüsü olan kişi .
—— Evet , psikanaliz hastaların zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışan bir psikoterapi tekniğidir . Ve ilk uygulayan Freud'dur . Ama kimsenin bilmediği çarpıcı bir gerçekte de var Freud'un beyin kimyası da normal değildi ; fazla dopamin salgılanıyordu .
—— Yani şizofren miydi ?
—— Evet , tam olarak öyle . Şizofren bir nörologdu Freud . Yani aslında benim de pek sağlam olduğum söylenemez bir psikiyatr olarak .'Motivasyon sağlayıcı iletim hormonu' diyebileceğimiz dopamin hormonun artması insanın gerçekle olan ilişkisini minimuma çeker , zaman kavramını çok değiştirir . Çünkü dopamin nöronların iletimini hızlandıran bir maddedir eğer fazla salgılanırsa hayatı diğer insanlardan daha hızlı yaşamaya başlarsın . Kendi kendilerini şizofreni hastalarının gıdıklayabilmesinin sebebi fazla dopamindir . Bir çeşit algı bozulması yaşarlar , hayal ile gerçek birbirine karışıp gitmiştir , iç içe girmiştir . Bu insanlar aslında çok daha hızlı düşünmeye ve yüksek bir hayal gücüne sahiptirler . Akıl oyunları filmine konu olan Nobel ödüllü matematikçi ve bir şizofreni hastası olan John Forbes Nash gibi . Ve Jonghyun şizofreni epilepsi hastalarında sekiz kat daha fazla görülüyor .
Sara nöbetleri; beyin içinde bulunan nöronların normalden farklı olarak bir elektrokimyasal boşalmaya uğraması sonucu ortaya çıkar . Yani beynin içindeki elektokimyasal iletim çok hızlı olduğu için beyin bir süre sonra kısa devre yapar .
Bütün bunlar tanıdık gelmiyor mu ?
——Hayır , gelmiyor.
—— Beni endişelendiriyorsun Jonghyun, eğer bu boşalmayı sürekli yapmaya devam edersen süresi uzayacak Ve ...
—— Ama kendi üzerimde yapmıyorum bunu .
——Farketmez Jonghyun, bunu sürekli yaparsan beynin elektriksel iletimine ve yük dengelerine zarar verirsin ve kesintiye uğramaya başlar . Bunu yaparken nöbet geçirebilirsin .Ayrıca tedavisi de yok.
—— Winter, sen zaten benim dengelerimi alt üst ediyorsun . Ayrıca bunun da henüz tedavisi bulunamadı .Hem bütün sorun hem de çaresi sadece sensin . Evet bazen kendimi kaskatı kesilmiş hissediyorum , senin karşındayken .Haklıydı aslında ama bunu yapmak hoşuma gidiyordu , özellikle de yalnız başımızayken .
❄️❄️❄️
Ama bu sefer Winter engellemişti benim biyoelektrik oyunumu . Tam elime bilgisayar kablolarından birini almıştım , aynen epilepsi hastalarında olduğu gibi elektriksel boşalmayı elektrik kablolarının üzerinden yapacaktım. Bunu yapabiliyordum , sahip olduğum yoğun biyoelektriksel enerji sayesinde . Ama Winter tam o zamanda elini kabloya dokunan elimin üzerine koymuştu .
—— Jonghyun, yapma lütfen . Projede böyle bir şey tanımlı değil .
Elini artık sadece elimin üzerine koymuyordu , tutuyordu da . Hem de sıkıca !
—— Winter , bana karşı gerçekten hiç mi bir şey hissetmiyorsun ?Elimi hâlâ tutuyordu , hem de son söylediğimden sonra daha da sıkmıştı .

ŞİMDİ OKUDUĞUN
WİNTER'S WONDERLAND
SciencefictionÖzgür iradenin sınırlarının sorgulandığı Massey, tanrı parçacığının gizeminin çözüldüğü CERN , yanlış bir kararının nelere mal olduğunu gösteren Cenevre , 23 yıl sonra adaletin fısıltılarının yeniden duyulmaya başlandığı Pyongyang . "Hayatımın kontr...