Zar zor araladığım gözlerimi açtığımda annemle babamın Kanada'dan Chicago 'ya geldiklerinde kaldıkları odadaydım , odadaydık . Annemle babamın yattığı yatakta başka birisiyle yatıyor olmam Dünya'nın en utanç verici şeyini yapıyormuşum gibi hissettiriyordu . Zaten uyanmadan önce gördüğüm kabus fazlasıyla kötüydü bir de uyandığımda böylesine rezil bir durumla karşı karşıya kalmam olayları iyice kötüleştiriyordu . Jonghyun yanımda üstünde neredeyse hiç kıyafeti olmadan yatıyordu , daha doğrusu hafifçe doğrulmuş bana bakıyordu . Bunu nasıl yapabilirdi ama ?
Üstümdeki bütün kıyafetler değiştirilmişti . Üstüne üstlük bütün kıyafetlerini çıkarıp yanıma yatmıştı. Gözlerim zaten ilk araladığımdan beri kuruluktan yanıyordu , bir
de üstüne Jonghyun 'nu böyle görünce iki elimi de gözlerimin üstüne kapıyorum . Sanırım artık daha fazla bakamayacaktım. gözlerim bu kadar yanmasaydı keşke , açık tutamıyordum daha fazla ...
Jonghyun, elleriyle yavaşça sırtımı kavradı , daha sonra üstüme doğru eğildi . Resmen gözlerimi kapatmamı bekliyormuş gibiydi , ben kapatır kapatmaz dudaklarımı öpmeye başlamıştı . Hiç tepki vermiyordum , dudaklarımı zerre kadar kıpırdatmamıştım . Gerçek duygularını o kadar iyi hissedebiliyordum ki ...
Ama o da beni bir o kadar iyi hissedebiliyordu çünkü kolyemi ve eldivenlerimi de tüm kıyafetlerimi olduğu gibi çıkarmıştı . Sanki her şeyim ama her şeyim açık olmuş gibi hissediyordum . Neredeyse bütün hikayemi anlatmıştım , sırf acaba benden soğur mu diye düşünerek . Ama ters tepmişti , hem de fazlasıyla . Ah , keşke her şeyi dosdoğru değilde sanki bütün suçlu benmişim gibi anlatsaydım . Şimdi gözlerimi açtığımda karakolda olsam , anlattığım şeylerden dolayı , şimdi ki kadar şaşırmazdım , ya da üzülmezdim . Nasıl bir zamanlamaysa artık , bütün her şey regl olduğum güne denk gelmişti . Bütün kıyafetlerimi çıkarttığı gerçeği bu sefer beni başka bir boyutta üzüyordu . Karnımın ağrıması , midemin bulanması nihayet geçmişti . Sanırım bunda ayaklarımın altındaki su torbasının payı büyüktü .
Nihayet gitmişti dudaklarımın üstündeki sıcaklık . Gözlerimi tekrardan açmıştım , sonrasında yatakta oturur pozisyona geçip Jonghyun 'nun üstünü yorganla örtmüştüm . Artık sadece yüzü gözüküyordu . Ben üstünü gözlerimi kısıp , bakmadan örtmeye çalışırken keyifle gülüyordu .
—— Gerçek Winter'ı hissetmek çok güzeldi .
—— Her şeyi hemen açıklamak zorundasın . Umarım mantıklı bir sebebin vardır , bütün kıyafetlerimi , hem de en zor dönemimde , çıkartman için .
—— Şu anda bir kadın olarak çiçek açma dönemindesin .
Ayaklarımın altındaki su torbasını Jonghyun 'nun üzerine boşaltsam yine de sinirimi geçiremezdi . Ayrıca çıkartmak zorunda olduğum lenslerim , bulmam gereken kolyem ve eldivenlerim . Jonghyun 'a uyuması için kıyafet ...
—— Lens mi takıyordun gerçekten ? Gözlerin kanlanmış .
—— Evet , kontak lens takıyordum . Miyop olduğum için . Sayende ilk defa lenslerimle uyumuş oldum .
—— Hey , hey ben uyutmadım ya seni . Hastane de verdikleri sakinleştirici ve kas gevşetici yüzünden uyudun . Nasıl bu kadar çabuk uyanabilirsin?
—— Sen biraz beni bekle . Almam gereken şeyler var . Sonrasında her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlatmak zorundasın .
Daha sonra ayağımın altındaki su torbasını Jonghyun 'a fırlatıp odadan çıkıyorum . Nereye gidiyorsun dediğindeyse sakın peşimden gelme diye bağırıyorum .
————————————————————————————
Önce hemen kendi odama gidip lens solüsyonumu buluyorum . Lenslerimi çıkardıktan sonra gözlerim o kadar rahatlıyorlar ki . Gerçekten gözlerim kuruluktan kanlanmışlardı . Daha sonra üstüme başıma baktığımda gerçekten a'dan z'ye bütün kıyafetlerimin değişmiş olduğunu fark ediyorum . Şimdiye kadar bu kadar utanç verici bir şey yaşadığımı hatırlamıyorum . Regl olduğum için taktığım ped bile değişmişti . Ah , kadın doğum doktoru olduğu için üzülmeli miydim sevinmeli miydim ?
Daha sonra hala biraz nemli olan kıyafetlerimi görüyorum . Hemen yanında da kolyem ve eldivenlerim . Tam on yıldır ilk defa bu kadar uzun süre onları takmadığımı fark ediyorum . Hele hele hiç başkası tarafından çıkarılmamışlardı . Nasıl benden anlattığım onca şeyden sonra soğumamış olabilirdi ? Nasıl o gökdelenin son katına çıkmayı kabul etmiştim ? Her şey bu noktaya nasıl gelmişti ?
Bu soruların cevabını öğrenmeden başka bir şey daha almam gerekiyordu .
Brandon iki üç ayda bir kalmaya gelirdi . Benim odamın hemen bitişiğindeki odasına girdiğimde hemen gardırobunu açıyorum . Brandon'nın her zamanki gibi almadan gittiği bir sürü kıyafet , iç çamaşırı .
Hepsi yıkanıp ütülenmişti , hiçbir şekilde itiraz edemezdi . Hemen gecelikleri ve diğer kıyafetleri alıp diğer odaya gidiyorum .
Neyseki Jonghyun ilk defa bir sözümü dinleyip yerinden kıpırdamamıştı .
—— Şimdi bu kıyafetleri al ve hemen üstünü giyin . Ben dışarı çıkacağım , itiraz etme hakkın yok .
————————————————————————————
—— Jonghyun, tamam mı ? İçeri giriyorum .
——Evet , girebilirsin Winter .
Jonghyun, Brandon 'nın kıyafetlerini giymiş yatağın üzerinde oturuyordu . Böyle oturup bana bakarken o kadar masumdu ki ...
—— Evet , şimdi hiç vakit kaybetmeden bana her şeyi anlatacaksın .
—— Cidden , en başında seni son kata çıkarmaya ikna ettiğim için özür dilerim . Yükseklik korkun olduğunu bilmiyordum .
—— Özür dilemen gereken o kadar çok şey var ki . Hem ayrıca benden nasıl soğumazsın sen ? Anlattığım onca şeye rağmen .
—— Gerçekten , hiçbir şeyin senin suçun olmadığını anlattın . Senden nasıl soğuyabilirim ki !
—— Çabuk bana her şeyi anlatmaya başla !
————————————————————————————
Her şeyi anlatmıştı . Şimdi gözlerimden yaşlar akıyordu . Kendimi biliyordum benim gözyaşlarımı kimse kesemezdi. Jonghyun ne kadar teselli etmeye çalışsa da aslında bu çok komikti ! Beni ağlatan şeylerin çoğunu o yapmıştı zaten . Sadece ilaçlarımı almayı nasıl unuttuğumu aklım almıyordu . Bu yüzden panik atak bu kadar uzun sürmüştü . Nasıl olabilirdi bu ? Her şeyimi görmüş , öğrenmişti ...
Saate baktığımda günün ağarmasına az kalmıştı . Yine de biraz dinlenmeliydik .Jonghyun belki yüzüncü özürünü dilerken ben Brandon'nın odasına geçmesini söylüyorum .
Jonghyun odaya girdikten sonra anahtarı alıp kapıyı dışardan hızlıca kilitliyorum . Bunu yaptıktan sonra gözyaşlarım biraz olsun dinmişti .
Jonghyun yan odadan benimle bayağı bir konuşmaya çalışmıştı ben de ona ağlama seslerimle karşılık vermiştim .
————————————————————————————
—— Bay James , bu saatte rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat dün akşamdan beri kendimi hiç iyi hissetmiyorum . Üşütmüşüm , bu yüzden bugün hastaneye gelemeyeceğim . Ayrıca hatırlatırım bu , bu sene istediğim ilk izinim .
—— Geçmiş olsun Winter, kendine daha çok dikkat etmelisin. Elbette bugün izinli olabilirsin ama önümüzdeki pazar günü öğleden sonra da hasta bakman gerekiyor o zaman .
—— Peki , Bay James gerekiyorsa pazar günü öğleden sonraya da kalırım .
Daha sonra direk yüzüne kapatmıştım telefonu . Niye her zamanki fırsatçılığını konuşturmuştu .
Sabah saat 6:30 alarmım çaldığında kendimi o kadar kötü hissediyordum ki ...
Zar zor uyanmıştım , Jonghyun'nun da kalktığını tahmin ediyordum . Banyosundan su sesi geliyordu . Elimi yüzünü yıkayıp çoktan üstümü değiştirmiştim .
Odamdan çıkıp Jonghyun 'nun kapısına vuruyorum ;
—— Jonghyun , kapıyı açacağım ?
——Evet , balım açabilirsin .
Jonghyun 'nun kıyafetleri annemle babamın odasında kalmıştı . Bu yüzden yine Brandon 'nun kıyafetlerinden bir şeyler giymişti , gözlerinin içi gülerek bana bakıyordu .
—— Hiç boşuna öyle gülümseme , kızgınlığım hala geçmedi . Aşağıya inebilirsin , kahvaltı hazır olmalı .
————————————————————————————
Jonghyun her ne kadar sen neden gelmiyorsun dese de çaresiz aşağı tek başına inmişti .
Ben tam odamda ilaçlarımı içiyorken Bayan Jane'nin bağırış sesi ve bir bardağın yere düşme sesi gelmişti aşağıdan .
Hemen koşarak aşağıya inmiştim ki , söylemeyi nasıl unutabildiğim için kendime kızmaya başlamıştım .
Evime temizlik ve yemek için hergün gelen Bayan Jane Jonghyun 'nu görmüştü . Daha sonrasında elinde tuttuğu bardağı yere düşürüp ' sabah sabah ev mi soyulurmuş ' diye bağırmaya başlamıştı .
Evet , doğruydu aslında . Jonghyun benden çok fazla şey çalmıştı ...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
WİNTER'S WONDERLAND
Ciencia FicciónÖzgür iradenin sınırlarının sorgulandığı Massey, tanrı parçacığının gizeminin çözüldüğü CERN , yanlış bir kararının nelere mal olduğunu gösteren Cenevre , 23 yıl sonra adaletin fısıltılarının yeniden duyulmaya başlandığı Pyongyang . "Hayatımın kontr...
