Merdiven -2

113 17 1
                                    

Cevabımın ardından gelen uzun sessizlik . Böyle demese miydim acaba sadece " ahh , evet haklısın . Her ne kadar midem bulansa da yemeliyim " dese miydim ? Her halükarda daha normal bir cevap olurdu . Ve karşımda gülse mi üzülse mi diye kararsızlık yaşayan duyguları görmemiş olurdum . Ya restorana girer girmez üzerime yo daha doğrusu kafamın arkasına dikilen gözlere ne demeliyim ? Son derece dağılmış ve özensiz saçlarım , bu sabah gayet ütülü ve güzel gözüken ama şimdiyse buruş buruş olmuş gömleğimle gözüken görüntüm için uygun olduğum en son meslek doktorluktu sanırım . Ve ardından geçen yirmi dakikada son yaptığımız konuşmadan kalan sessizliği koruyoruz , sanırım sadece yememi istediği şeyleri yemeğe çalışarak geçiriyorum . Sabahtan beri hiçbir şey yememiştim ama birden bire yemek yemeğe başlamak biraz kötü hissettiriyordu . Masanın neredeyse hemen her yerinde yemekle dolu olan tabakların çoğu bitmişti . Hatta toplamak için bir garson çoktan gelmişti .
—- Başka istediğiniz bir şey var mıydı ?
— Yaptığınız tatlılar açık büfede yer almıyordu sanırsam .
—- Evet , efendim . İstediğiniz bir tatlı varsa ayrı olarak sipariş vermeniz gerekiyor .Ama genelde biraz uzun sürer önceden hazırlamadığımız için .
— Zaman sıkıntımız yok bizim . Lütfen iki tane waffle alabilir miyiz ?
—- Tabi ki , yirmi dakika sonra hazırlanmış olur .
Hiç dahil olmadığım konuşmayı büyük bir şaşkınlıkla dinliyorum . Garson masadaki tabakları toplayıp , siparişi aldıktan sonra :
—- Waffle mı ? Gerçekten gerek var mıydı , zaten yeterince yemiştik ?
—- Seveceğini düşünmüştüm . Yoksa waffle sevmiyor muydun ? ( bu cümleleri söylerken hoşlanmadığım şekilde gülümsüyordu )
—- Aah , tatlı olan her şeyi severim ben .
—- Ama beni sevmiyorsun . ( evet ben şaşırmış gözlerle Jonghyun 'a bakarken o gülüşünü kocaman kahkahalara dönüştürüyor )
—- Beni çok şaşırtıyorsun . Seni sevmemek derken ? Tanışalı sadece üç gün olmuşken mi? Sanırım hiçbir şey için bu kadar çabuk karar veremem. Sadece arkadaşız biz . Beraber çalışmak zorunda olan iki arkadaş .
—- Peki , elbetteki öyle .( az önceki gülüşünden geriye hiçbir şey kalmamıştı ) Sadece arkadaş olarak soruyorum Winter , şu hep taktığın kolyenin anlamı senin için nedir ?
Hangisini seçmeliyim ? Yalan mı söyleyecektim yoksa sadece kaçamak bir iki kelime mi söylemeliyim ?
Aah , bunu göreceğime bu kadar sevineceğimi asla düşünmezdim .
—- Evet , efendim . Afiyet olsun .
—- ( şaşırmış gözüken Jonghyun) Bu kadar çabuk getireceğimizi beklemezdim .
—- Tatlı isteyen başka kişiler olmadığından daha kısa sürdü efendim .
—- Aah , peki teşekkürler .
Evet şimdi kolyemi kendime daha yakın hissederken ne zaman cevap vermem gerektiğini kestirmeye çalışıyorum.
—- Sanırım biraz fazla kişisel bir soruydu aramızdaki dostluk için . ( baştan aşağı alınmış gibi gözüküyor )
—- Aah , şey aslında kişisellikle alakalı değildi. Sadece açıklamak için hem doğru bir zaman hem de doğru bir yer olduğunu düşünmüyordum .( Gerçekten durumu daha da mı batırmıştım ? Verdiğim cevaptan ben bile emin değilim )
—- Elbetteki , sen ne zaman kendini hazır hissedersen o zaman söyleyebilirsin . Ben biraz fazla ısrarcıydım sanırım . ( gördüklerim beni rahatlatacağına daha da fazla üzüyor )
—- Anlayışın için teşekkür ederim .
Yüz ifadelerimiz neredeyse yarısını yendiğimiz waffle ile hiç uyuşmuyor .Özellikle de Jonghyun'nun kendimi biraz daha iyi hissetmem için söylediklerinden sonra . Sessiz , sadece birbirimize bakarak geçen on dakikadan sonra Waffle 'ları getiren garson tekrardan boş tabakları almak için geliyor .
—- Tekrardan afiyet olsun .(ardından hesabın içinde olduğu kutuyu masaya bırakıyor ) Bay Kim buraya genellikle ablanızla gelirdiniz ama bu hanımefendi ...( sözlerinin devamını getirmesine izin vermeden )
—- Sadece arkadaşız ( zoraki gülümsemesi içimi biraz tuhaf ediyor )
—- Aah , peki özür dilerim efendim .
Ardından hızla uzaklaşan garson sadece içinde bulunduğumuz durumu daha da çıkmaza sokuyor .
—- Hımm , evet artık kalkmıyor muyuz Jonghyun? ( telefonumdan saatin 3:50 olduğunu gösteriyorum )
—- Aah , elbette . Dalmış olmalıyım .( ardından eliyle işaret ettiği kasaya doğru ilerliyoruz)
Hesabı ödemek ve arabayı kullanmak konusundaki derin ısrarlarında gayet başarılı olan Jonghyun arabamı çalıştırırken :
—- Şimdi kendini daha iyi hissediyorsun demi ?
—- Kesinlikle daha iyiyim . Hastaneye gidiyoruz sanırım ( yüzümü Jonghyun 'a doğru çevirerek )
—- Evet , arabam hala otoparkda .
Gelişimizden  daha kısa süreceğini düşündüğüm yolculuk sırasında gözlerimi biraz olsun dinlendirsem iyi olacakmış gibi ...
—-Günaydın prenses ! (Jonghyun 'nun oldukça yakınımdan gelen neşe dolu sesi)
—- Aah , sadece gözlerimi dinlendirmek istemiştim .
—-Aah , elbette ki yorgun gözüküyordun .
Arabadan inerken Jonghyun 'dan aldığım anahtarla arabamın kapılarını kilitliyorum .
—- Burdan direk gideceğini düşünmüştüm .
—- Beatriz 'e ceketini versem iyi olacak . Hala laboratuvarda duruyor olmalı .
—- Aa , öyle mi ? Bay James 'de yanına gelmem için bana mesaj bırakmış . ( sanki tam beraber gidebiliriz diyeceği sırada)
—- Jonghyun sanırım ayrı ayrı çıksak çok daha iyi olur . Zaten yeterince göze battık .
—- Sen nasıl istersen.
—- Ben önden gitsem sanırım daha iyi olur .

————————————————————————
Kat yedi ... Umarım Beatriz hastaneden henüz ayrılmamıştır . Laboratuvara uğrayıp aldığım ceketini elimde tutarken içimde anlamlandıramadığım bir sıkıntı var .
Asansörden inip koridorun sonundaki odasının kapısını çalıyorum .
—- Evet ?
—- Beatriz ,benim Winter .
Sanırım tam da çıkmak için hazırlık yapıyorken gelmiştim . Her zamanki sıcak sarılma ve öpme safasını geçtikten sonra bana yaklaşarak ve büyük bir merakla :
—- Nasıldı ?
— Ne ?
—-Yani gittiğiniz yemek nasıldı ?
— Aah , nerden duydun ki yemeğe gittiğimizi ?( son derece arkadaş canlısı şekilde sormaya çalışaraktan )
—- Sadece tahmin . Sabahtan beri hiçbir şey yemediğini hesaba katarsak ...
— Gayet mantıklı bir tahmin . Ama sanırım pek bir şey konuşmadık . Sadece yemekti işte .
—- Aa, peki . Ceketimi bu kadar çabuk getirmeni beklemiyordum .
— Teşekkür ederim Beatriz. Ama bana lütfen bütün hastanenin bizi konuşmadığını söyle .
—- Winter , keşke yangın merdivenlerini kullansaydınız .
— Hiç bu sohbetlere karışmayan sen bile duymuşsan eğer ...
—- Aranızda tam olarak ne var ?

Diğer bölümlere göre biraz daha kısaydı . Yeni yazacaklarımla telafi etmeye çalışırım . Bölüm hakkında daha fazla yorum yaparsanız süper olur .
❄️💞🦖

WİNTER'S WONDERLANDHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin