3.5

24.6K 734 187
                                    


''Eüzübillahimineşşeytanirracim'in...'' 

Yankı'nın mutfağa gözleri kapalı, ellerinin açık ve havada bir şekilde dua okuyarak girdiğini görünce kısa çaplı bir şok geçirdim. Gözleri kapalı mutfağı nasıl bulduğunu bile anlam veremedim hatta. 

''Nolur bana seni ele geçirmediklerini söyle.'' dediğinde gözlerimi devirmiş olsam dahi gülümsememe engel olamadım. 

Ses etmediğimi gören Yankı, ''Allahım! Allahım sen affet, Yarabbim. Daha yeni kavuşmuştuk oysaki..Eli elime bile değemeden benden alma Yarabbim!'' dediğinde gözleri hala kapalı ve elleri açık bir vaziyetteydi. 

Yanına gidip omuzuna dokunduğum an put gibi kesilirken ses çıkartmayı da bırakmıştı ama dudakları hala kıpır kıpır, dua etmeye devam ediyordu. 

''Yankı,'' dedim sıkılmış bir ses tonu ile. 

Kim derdi ki bu çocuğun bu kadar korkak olacağını?

Omuzunu tekrar dürtmeye başladım. ''Yankı gözlerini açacak mısın?''

Kafasını iki yana salladı. ''Seni ele geçirilmiş bir şekilde, gözlerin kıpkırmızı, dudakların mosmor, tenin bir vampir kadar beyaz bir şekilde görmeye hazır değilim. Hele o saçların...ah o güzel sırma saçlarını-''

''Offff! Nerdeyiz biz Yankı? ABD sınırlarında korku filmi mi çekiyoruz? İçine ruh hapsolmuş bebekler mi gelip bizi öldürecek? Türkiye sınırları içerisindeyiz, saçmalama artık da aç şu gözlerini. '' sitem ettiğimde pek ikna olmasa da  baskım yüzünden göz kapaklarını hafiften bir aralamaya başlamıştı.

Gözlerini aralamaya başladığını görünce yüzünün önüne elimde tuttuğum şeyi getirdim. Yanki tamamen gözlerini açtığında ise ''SİKTİR!'' diyerek eli kalbinde bir şekilde geri kaçmış ve yere kapaklanmıştı. 

Onun bu tavrına göz devirmeden edemesem de elimde tuttuğum şeyi kucağıma aldım ve ellerimi yumuşacık tüylerinde gezdirirken Yankı'ya ''Sen amma da korkak çıktın ha.'' diyerek somurtmayı da ihmal etmedim. 

''Kızım pat gözümün önüne köpek getirilir mi?''

''Kedi bu.''

''Ha kedi, ha köpek ne fark eder?''

''Neyse ki senin gibi insan görünümlü sığır değil en azından.''  diye çıkıştığımda cık cıkladı.

Kafasını olumsuz anlamda sallarken ''Bu mu çıkartmış sesi?'' diye sordu. 

''Evet, masanın üzerindeki vazoyu düşürmüş ama şuna baksana Yankı ya...Çok tatlı, maşallah.'' 

''Hı, hı. Aynen çok tatlı. İt yavrusuna benziyor aynı.''

Kucağımdaki kediyi sevmeyi bırakıp durdum ve Yankı'ya baktım. ''Senin kadar hayatımda sığır birisini görmedim bak, çok ciddiyim. Harbiden sığırsın yani Yankı.'' diye söylene söylene mutfaktan çıkıp içeriye doğru yürümeye başladığımda Yankı ettiğim hakaretlerin hiçbirini umurunda değilmiş gibi ''Dur, nereye gidiyorsun? Beni burada tek bırakma!'' diyerek arkamdan bağırıyordu.

Ona cevap verme tenezzülüne bile girmedim. İçeriye geçip koltuğa yayıldığımda kediyi de göğsüme yatırıp sevmeye başladım. 

''Yaaaa sen ne tatlısın öyle, şu yanaklara bak tam ısırmalık. Annen yememiş de sana mı yedirmiş bu kilo ne kız!'' 

Açıkcası kedinin cinsiyetine hiç bakmamıştım ki baksam dahi anlayabileceğimi sanmıyordum. Evet, çünkü ben bu konularda o kadar bilgisizdim. 

Nude •Numara Komşum•Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin