♫Günün şarkısı; Nahide Babaşlı-Affet
Sen Varken- §Bölüm.38
"Affet beni gece vakti
Ay doğmuş süzülürken"
Bahar kollarını göğsünde bağlayarak kapıyı kapatmaya çalışan Yavuz'a baktı. Sonunda hafta sonu gelmiş ve bekletmeden yola çıkma kararı almışlardı. Zaten adresteki ev Bursada idi ve o yüzden hafta sonu gitmek daha iyiydi. Zaten iki saat kadarlık yoldu. Ayrıca ikisi de gece yolculuğunu seviyordu..
Genç çift işten sonra eve gelmiş, akşam yemeklerini hemen yemiş ve önceki gece topladıkları birkaç eşyalarını alıp evden çıkmışlardı..
Yavuz anahtarı yuvasından çıkarıp cebine yerleştirdi. Ardından çevrilip somurtan karısına baktı. Bir haftadır Bahar'ın tribi bitip tükenmek bilmiyordu.
"Asma suratını," Yavuz baş parmağı ve işaret parmağı ile Baharın çenesini hafifçe tuttu ve geri çekildi.
"Konuşma benimle, yah. Ben sana tripliyim. Ayrıca geçen gün yaptığını da unuttum sanma!" dedi Bahar kaşlarını çatarak.
"Ne yaptım ya?" Yavuz sorarmışcasına tek kaşını kaldırdı.
"İnanmıyorum sana! Bir de unuttun mu ha?!"
"Hayatım, yemin ederim ki hatırlamıyorum.."
"Ya inanmıyorum ya!" Bahar ilerlemek istediğinde Yavuz kolunu tutup kendine çekti ve tam karşısına dikildi.
"Ne yaptığımı benimle paylaşır mısın? Çünkü ben hatırlamıyorum ve senin bu aşırı tripli hallerin yüzünden kendimden fazlası ile şüphelenmeye başladım!"
Bahar'ın kaşları iyice çatıldı. Tekrardan kollarını göğsünde çaprazlayarak Yavuz'un mavilerine dikti kahvelerini.
"Geçen gün sana git domates al dedim ve sen de gidip çürüğünü aldın! Bunu nasıl unuttun yah!"
Yavuz dayanamayıp kahkahayı salıverdi. Karşısında ciddi bir ifade ile onu izleyen karısına baktı ama hiç oralı olmadı.. Hatta Bahar'ı çekip kolunun altına aldı ve gözleri sulanana kadar güldü.
"Kızım, o poşette sadece bir tanesi çürüktü, onu da farketmemişim. Ayrıca ilk çürüğü denk geldiği için bütün poşeti tezgaha fırlatıp gitmeseydin, diğerlerinin taze olduğunu görürdün.." dedi Yavuz nefes-nefese.
"Ya sen nasıl bir malsın? Biri domates neden çürür? Çünkü hastadır. E bir tanesi hastaysa, diğerlerine de bulaştırır hastalığını. Yani taze görünümlü hasta domateslerdi onlar. Tabii sen ne anlarsın, hödük!" dedi Bahar. Yavuz dayanamayıp yeniden kahkahalara boğuldu.
"Bahar, dur artık. Nefesim kesildi ya gülmekten. Sen hastanede çok kalma, Allah aşkına.." dedi Yavuz kahkahaları kesildikten hemen sonra.
Bahar öfke ile adamın kolunu omzundan kurtardı. Sağlam ayağı ile kocasının ayağına tekme attığında Yavuz acı ile inleyip ayağını tuttu ve o sırada Bahar hemen adamın sırtına atlayıp kollarını boynuna doladı.
"Oğlum, senin nefesini keserim ha!" dedi gülerek.. Genç adam biraz geriledi ve kollarını arkaya atarak Bahar'ın ayaklarını tutup beline doladı.
"Kim kimin nefesini kesecek, göreceğiz, doktor hanım!" dedi Yavuz ve öne doğru eğildi.
Bahar düşmenin etkisi ile korkup kollarını açarken Yavuz aniden doğruldu. Böylece genç kadın kocasının sırtından zıplayıp yere indi ama dengesini kaybedip düşecekken Yavuz hızla onu tuttu ve sırtını kapıya yasladı. Bir elini Bahar'ın yanağına koyarken, diğer elini kaçmasını engellemek için duvara dayadı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sen Varken | Tamamlandı
Fanfiction"Tarih yalnız mutsuzları yazar, Bahar" "O zaman bir ilki başarırız, Yavuz" Bütün hakları saklıdır...