Odana girdiğimde yatağında oturuyorsun, pencerenden odanın parkesine indiğimde telefondan başını kaldırıyorsun. "Selam."
"Selam," diyorum pencereni indirip. Yatağına ilerliyorum ve kendimi yanına atıyorum. "Okul nasıldı?"
"İyi," diyorsun telefonunu bırakıp benim gibi sırt üstü yatıp. "Her zamanki gibi işte, senin?"
"Bok gibi."
Gülüyorsun. Ben de gülüyorum ve başımı sana çeviriyorum. Sen de başını çeviriyorsun. Burnunun ucu soğuktan pembeleşmiş, dudakların kıpkırmızı. Gözlerin az ışıkta parıldıyor.
Bedenimi sana döndürüyorum ve biraz yaklaşıyorum. Bana bakmaya devam ediyorsun.
"Hyung," diyorum kısık sayılacak bir sesle. Kalbim küt küt atıyor, Sağ elimi kaldırıp her zaman yaptığım gibi yüzünün yanına yerleştirip baş parmağımla göz altını okşuyorum.
"Hm?" Mayışarak mırıldanıyorsun. Bu hoşuma gidiyor. Okşamaya devam ediyorum. Hafifçe gülümsüyorsun, ben de gülümsüyorum.
"Biliyor musun?" Sorduğunda kaşlarımı kaldırıyorum. "Çok güzel gülümsüyorsun."
Gülümsemem büyürken ne yapacağımı bilemiyorum, gözlerimi kaçırıyorum. Elim saçlarına doğru uzanıyor ve parmaklarım yumuşak saçının içine dalıyor, okşuyor. Sana baktığımda gözlerinin kapandığını görüyorum. Saçlarını okşamaya devam ediyorum.
Bir süre senden hiçbir ses çıkmayınca uyuduğunu anlıyorum. Elimi saçından çekiyorum ve sana yaklaşıp kafamı göğsüne koyuyorum, kollarımı etrafına dolayıp.
Ve gözlerimi yumuyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
sleep
Fanfictiongözlerimi yumuyorum, burnumda vanilya kokusu. elimi uzatıyorum, ipek gibi saçlar parmaklarımda. ve öpüyorum dudaklarını, yumuşacık dudaklarını. © dububaoziㅣmarkhyuck all rights reserved start: 6.8.18 end: 16.8.18
