sen olmuşum

37 13 42
                                        

Yillara meydan okuyan ağaç bir ev gibiyim...
Ne zaman hırçın poyrazlar gün yüzüne çıksa temelimden sallanırım.
Nice kar boran sel atlattım da ,
Bir sensizligin o anlamsız,
O tarifsiz acısını atlatamadım.

Gittiğin günden beri ben kendi kendimi bir türlü avutamadım.
Dünya ya sen olup baktım,
Baktığım her şeyi sen yaptım.
Senin gözünden seyre daldım hayatı
Seninle saydım takvim yapraklarını
Ama yine de ben sensiz olamadım sevgili...
Bir tek gün bile yokluğunun bende bıraktığı boşlukları dolduramadım...

Evet sevgili,
Saçlarima aklar düştü.

Evet sevgili,
Ellerimde titriyor artık.

Evet sevgilim ,
Gözlerim bile eskisi kadar iyi değil.

   Ama
   
Ben

sen gittiğinden beri hep çocuk    kaldım.

Geceleri kapı eşiklerinde başımı dizlerine koyup  ağlayarak sabahlarım  karanlıktan korkarak..

Ben hiç büyümedim sevdiğim.
Sen gittiğinden beri camların buğusuna ismini yazdım
Ismimle yan yana.
Belki görürsünde geri gelirsin diye...

Haklıydın belkide gitmekte ,
Hatta benim suçum du herşey
Seni senin beni sevdiğin gibi
Bir yetişkin ,bir olgun adam gibi
Sevemedim ..

Ama ben seni,
Bir çocuk kabinin masumiyetinde sevdim.

Sen benim gökyüzüne merdiven dayayıp,
her gece yıldızları saydığım ,
Bulutlara ve martılara  yoldaş olduğum,
Her seher vakti ,
sema da süzüldüğüm
Kanatlarımdım..

Gidişinle kanatlarımda kırıldı.
Kaç kere çakıldım sensizlikte
uçmak isterken delicesine..
Issız vadilere düştüm.
Kayboldum senin izlerinde.

Bu şehri adım adım gezip ,
Senden bi iz ararken ben.
Sen olmuş ruhum ,
Sen olmuş bütün benliğim,
Sensiz geçen dünlerimde...

Ölüm senfonisi Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin