Gözümü çalan telefonumla açtım.
"Efendim Bora?"
"Kızım kalk hadi ya! Babam şirkette bizi bekliyor."
"Bizi mi bekliyor ne alaka ya? Hem daha saat sabahın 6.30 u bu saatte orda ne işimiz var.
Eyl 11,2014 6:30 Gerçekten de öyle :))
"Ne 6.30 u ya.Kızım saat 9 a geliyor seni saatin durmuş."
"Kızım kızım diyip durma bana, babam mısın sen benim? "
"Pardon Deniz. Hadi kalk lütfen ya bak aşağı da seni bekliyorum."
Telefonu kapadım perdeyi araladım. Harbiden de oradaydı.Kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Ne giydim hatırlamıyorum geçirdim bişeyler. Çıkarken fark ettim. Altıma kırmızı renk galatasaraylı bir eşofman , üzerine koyu gri kolları 2 kat kıvrılı kısa kollu bir tşört.Elimde cüzdanım ve telefonum. Güneş gözlüklerimi taktım. Saçlarımı sım sıkı bir at kuyruğu yaptım. Ve tüm bunları asonsörün aynasında yaptım. Hatta spor ayakkabılarımın bağcıklarını bile arabaya binince bağladım.
"Günaydın Bora. Bana göre çok şıksın.."
"Günaydın. Evet öyle oldu biraz."
"Gıcık şey."
Gıcık diyorum hoşuna gidiyor. Neredeyse 32 dişini gördüm heralde..
Bora'ların kapısının önünde durduk 5 dk beklememi söyledi.Geldiğinde altında benim eşofmanım aynısı vardı üzerinde de siyah dümdüz bir tşört ve güneş gözlüğü.
"Yok artık sende bu eşofmandan da mı var ya? Sen de mi Galatasaraylısın?"
"Ne var yani store bir tek sana mı satıyor sanıyorsun?"
"İyi bişey demedik."
Deniz kenarında bir yerde durduk.
"Niye burada durduk?"
"Kahvaltı yapacağız. Hadi in arabadan."
"İyi olur." Kahvaltımızı hızlı ve huzurlu bir şekilde yaptık.Şirkete girdiğimizde sanki herkesin bakışları üzerimizdeydi. Bizi incelemek bahanesiyle 'Hoşgeldiniz Bora bey' kelimeleri havada dolaşıyordu.
Bora'da bakışlardan rahatsız olmuş olacak ki elimi tuttu.Ve yüzüne hoş bir gülümseme koydu.
"Merhaba Cengiz Bey."
"Nihayet teşrif ettiniz de ne bu sporcu halleri."
"Öyle işte baba. Hayırdır niye çağırdın bizi."
"Biliyorsunuz ki İstanbul'un en iyi inşaat ve yapı şirketlerindeyiz.Ama bunu sürekli müşterimiz olan Mühendis, Mimar ve Mütahitlere borçluyuz.Daha fazla kişiyi bu şirkete çekmeliyiz. Yan oda da yeni katolog çalışmaları yapılıyor. Hemen gidin ve çalışmalara yardımcı olun."
Yan odaya gittiğimiz de en yakın arkadaşım Özge'yle karşılaştım.Demek bu şirkete girmişti. Doğum günümden beri görüşememiştik. Numaramı falan değiştirdim sonuçta ,hatta ne numarası hayatımı değiştirdim. Numara, adres, aile...
"Deniz!"
"Özge!"
"Kızım gebertecem seni nerdesin sen ya? "
Bir çırpıda olan biteni anlattım. Şok oldu o da benim gibi.
Bora'yla, Özge'yi de tanıştırdım.
"Ben bu projeyi yönetmesi için Deniz'e veriyorum."dedi Bora.
"Ben de Özge'ye veriyorum.Onun kadar pratik zeka ve el becerisi süper olan biri dururken bu projeyi yönetmek bana düşmez. Yanlız bir şeyler eklemek isterim. Duvar kağıtları çizimleri tek kelimeyle berbat. Bu sene özellikle lcd ekran tvlerin arkalarında hep doğal taş kullanıyorlar. Çiçek, böcek değilde doğal taş görümleri verebilirsiniz desen olarak. Yatak odası desenleri olarak ta ingiltere telefon kulubeleri resimleri, eyfel kuleleri , pisa kuleleri , boğaz köprüleri yani bir çok şehirin ünlü mimarilerini bir araya toplayabilirsiniz."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
"Bir Kez Olsun Gülümse "
Romance"Hayat,ağlamaya değmiyecek kadar kısa değil mi sizce de? " -Her zaman bir umut vardır... Yıllar sonra ailesinin gerçek ailesi olmadığını öğrenen bir kız.Ağlamayı aşkta unutan, aşkı Bora'da bulan.. Peki, ailesinin yaptıkları yanına mı kalacak ? Deniz...