En son öğlen atıştırdığımla durduğumdan epeyce acıkmıştım.
Üstelik sabah havuz, öğleden sonra da deniz hem çok yordu hem de çok acıktırdı.Akşam yemeği için italyan restorantında balayı çiftlerine özel yemek verileceğini bildiğimiz için güzel giyinmek istedik.
Odaya geldik.
Önce ben duş aldım ve Bora duştayken saçlarımı kuruladım ve makyajımı yaptım.Bora çıkınca ona siyah bir pantolon, beyaz bir kısa kollu gömlek verdim.Kendim de siyah payetli straples, dizin 1 karış üzerinde biten oldukça sırt dekolteli bir elbise giydim.Sağ koluma omzundan yarım karış aşağı da kalacak şekilde siyah bir kelepçe taktım.Havuz dan yıpranmış siyah ojelerimin üzerinden bir kez daha geçtim.Siyah eyelenirımın da üzerinden bir kez daha geçtikten sonra. Saçlarımı taradım ve sımsıkı bir topuz yaptım.Kıpkırmızı bir ruj sürdüm ve kasada ki kolyeyi boynuma taktım.Tam ayakkabılarımı ve çantamı dolaptan alacakken Bora'nın hálá oturduğunu ve beni izlediğini fark ettim.
''Hadi Bora."
''Ben gitmekten vazgeçtim.''
''Ne saçmalama hadi kalk.''
''Seni böyle götüremem Deniz.''
''Saçmalıyorsun hayatım hadi kalk ya.''
Baktım ki kalkacağı yok giyinmesine ve kurulanmasına yardım ettim.Siyah bir yelekte giydi ve önündeki tek düğmeyi ilikledi.Gümüş kol saatini de taktı.
Ben de o arada bordo rugan platform bir ayakkabı giydim ve elime yine bordo rugan bir ufak çanta aldım.Bora'ya döndüm fazladan açık bıraktığı bir kaç gömlek düğmesini ilikledim.Oda benim kolumda ki kelepçeyi çıkartıp onun yerine kulağıma, boynumda ki kolyeyi andıran ufak bir küpe taktı. Tam kapıdan çıkıyorduk ki..
''Alyansın? Ve tek taş yüzüğün? ''
''Ay banyo da unuttum aşkım.''
''Dur ben getiririm.''
Getirdi ve parmağıma yavaşça taktı.Ben kapıdan ne kadar erken çıkmak istesem de sanki o hiç çıkmak istemiyordu..
''Bu gece hiç bitmesin.''
dedi ve bana sarılarak beni öptü.
Ben de güldüm."Eğer yanımda kırmızı rujlu bir adam gezdireceksem başlamadan bitsin.''
O dudağını silerken ben de tekrar ruj sürdüm ve el ele tutuşarak odadan çıktık.
Loş bir ortam 2 'şer kişilik her biri denize bakan masalar.Kadeh ve kırmızı şaraplar..Tabakların içinde ve yerlerde gül yaprakları..Bizim gibi bir çok çift..Güzel ve biraz da komik..
Hepsi balayı çifti ve muhtemelen hepsi balayı suitin de kalıyor ama bir çoğu odası olduğunu unutarak, loş ortamdan da faydalanarak kendinden geçmiş..Bora da ben de hiç konuşmadan sakin kafayla yemeğimizi yedik.Şarap yerine kola ve ice tea içerek masadan kalktık.
Otelin içinde canlı müzik olduğunu görünce durduk ve gece 1'e kadar izledik.Son şarkıyı da dinledik ve odamıza gitmeden önce lobi cafede birer bardak kahve içip odamıza çekildik.Sabah erkenden kalkıp hazırlanmaya başladık.Zaten yaz da yakındı.Tekrar tatile çıkacaktık.
Ama şimdi Özge'nin nişanı için şimdi İstanbul'a dönmeliydik.Kahvaltı ettik ve otel den ayrıldık.
Antalya'dan çıktık ve Afyon'a kadar arabayı ben kullandım.
Afyon'dan sonra Bora geçti direksiyona.İstanbul'a varınca boğaz da bir akşam yemeği yedik. Ve evimize geldik..Çok tuhaf..Evimiz de ilk defa kalıcaktık.Annemlerin ve Ahu ablaların evinin ortasında ki villayı satın almıştık.Onları da kapıdan kısaca görüp evimize gelmiştik.Her yer de hálá çeyizler vardı.
''Off çok dağınık ya! Şimdi işin yoksa kullanacaklarını yerleştir.Kullanmayacaklarını sandığa geri topla..Tüm bu yemek takımlarını makineye diz, çıkart, kurula, vitrinlere yerleştir..''
''Aşkım bir duş alıp dinlenelim.Daha sonra ben sana yardımcı olurum.''
''Olur ya gerçekten çok iyi olur.''
''En olmadı yardımcı tutarız, zaten yarın görüşmeye bir 10 kadın falan gelecek.''
''Hayır Bora ya. Bana sormadan neden kafana göre iş yapıyorsun.Kendi evimin işini kendim yaparım ben.''
''Aşkım çok büyük bu ev. Yani hem çalışacaksın nasıl olacak? ''
''Yaparım ben hayatım.Bana 15 günde bir büyük temizlik için bir kadın yardıma gelse yeterli. Onun dışında ben günlük temizliğimi de yaparım, yemeğimi de. Ayrıca evimiz çok büyük olabilir ama 2 kişi için çok büyük..Yani bir kaç sene sonra tam bizlik olacaktır.''
''Hmm iyi fikirmiş ya bu. Bir kaç sene geç bence ama..''
''Yok yok ideal.Hadi dinlenelim de evi toplayalım. Zaten yarın Özge'nin nişanı var.Dinlenmiş olmamız lazım.''
Yardımcı fikrini düşünsemiydim acaba? Canımız çıktı ya..
''Vallahi bu yorgunluğa değdi..Müthiş oldu.''
Gecenin 12' sin de kapımı çaldı?
''Bu saatte gelse gelse annem ya da Ahu abla gelmiştir.''
''Dur hayatım birlikte bakalım.Sandığın gibi olmaya da bilir onların bu saatte geleceğini hiç sanmıyorum.''
Kapıyı Bora açtı.Ben de hemen arkasında durdum.
''Yuh ya yüzsüz. Senin burada ne işin var? "

ŞİMDİ OKUDUĞUN
"Bir Kez Olsun Gülümse "
Romance"Hayat,ağlamaya değmiyecek kadar kısa değil mi sizce de? " -Her zaman bir umut vardır... Yıllar sonra ailesinin gerçek ailesi olmadığını öğrenen bir kız.Ağlamayı aşkta unutan, aşkı Bora'da bulan.. Peki, ailesinin yaptıkları yanına mı kalacak ? Deniz...