[10]♧

6.7K 320 59
                                        


Multimedya : Buray - Taç Mahal

_iyi okumalar_

Mercan : gerçekten lokma dağıtacağını düşünmemiştim.

Engellediğim : tadı güzel miydi bari?

Mercan : harikaydı.

Engellediğim : sevindim.

Mercan : beni çok yakından tanıdığını söylemiştin. Ne mesela? Ne biliyorsun?

Engellediğim : tek çocuksun. İlk okuldan beri hayalin olan bir mesleği yapıyorsun.

Engellediğim : sonraa annenle pek anlaşamıyorsun. Ama bu tamamen senin şımarıklığın. Annen tek çocuk olduğun için üstüne çok düşüyor. Ama sen bunu bunaltıcı buluyorsun. Yani biyerde haklısın bazen seni çok kısıtlıyorlar.

Engellediğim : ama babanla aran iyi nerdeyse her gün konuşuyorsunuz. Aslen Sivaslısın. Ama oraya 1-2 kere gittin. 3 yaşından beri de istanbulda yaşıyorsunuz.

Her satırda okuduklarımla gözlerim biraz daha açılırken fısıldayarak 'oha' dedim.

Engellediğim : ha bide 2. Adın var. Açelya

Engellediğim : Açelya Mercan Aksel

Engellediğim : ikinci adını baban koyduğu için sana hep 'açelyam' diyor. Sende içten içe ondan başka kimse desin istemiyorsun.

Engellediğim : yeter mi? Devam edeyim mi?

Mercan : korkmalı mıyım? Sapık mısın?

Engellediğim : sapık olasam sadece seninle ilgilenmezdim. Sapık değilim yani. Hem senin hakkında birşeyler öğrenmek hoşuma gidiyor.

Engellediğim : sende hoşuma gidiyorsun.

Mercan : bak oğlum ben böyle sözlere gelemem.

Engellediğim : ben getiririm.

Mercan : bi sn kapı çalıyor. Ayrıca iğrneçti bu engel.

Israrla çalan kapıya küfür edip anonimi engelleyemeden yerimden kalktım.

"Lan açsana kapıyı. Içerde olduğunu biliyorum."

Kapıyı açıp baygın gözlerle Emire baktım.

"Ne halt yiyorsun. Salak. Apartmanı başımıza topladın."

"Kanka çekil şurdan çişim geldi."

Yüzümü buruşturup kenara kaydım. Yanımdan hızlıca geçip banyoya koşturdu.

"Gerizekalı" arkasından bağırıp kapıyı kapattım.

Salona geçtiğimde 10 dakika sonrada Emir içeri girdi.

Arada burda kalırdı zaten koridorun sonundaki oda onundu. Belinda bugun nöbetçiydi. Bu yüzden beni evde tek bırakmak istemediği için Emiri yollamış olması muhtemeldi.

"Mercan ya ben bi duş alayım da sen o sıra yiyecek bir şeyler hazırla"

Göz devirdim. "Bok ye"

"Hadi be kızım"

"Hayır ya. Zaten yeni geldim hastaneden. Sırtım tutulmuş. Gün boyu sandalye başındaydım"

"Senin yerine makaleleri ben düzenlerim"

Hızlıca ayağa kalktım "ne yemek istersin"

Muzipçe kafasını salladı ve "bol soslu bi makarna harika olur"

Kafa salladım. Ve mutfağa geçtim. Tencereye su koyu kaynamaya bıraktım.Spagettiyi dolaptan çıkardım ve tezgahın üstüne koydum. Aynı zamanda çay suyu koydum. Birde canım isotlu salata çektiğinde dolaba yönelip salata malzemeleri çıkardım.

Su kaynadığında makarnayı içine koydum ve tuz da ekledim. Sırada sosu kaldğında sos tavasına yağ koydum. Içine de salça koyduktan sonra karabiber, isot, kimyon, sumak, kırmızıbiber... bi kac tane daha baharat daha koyup karıştırdım. Bu sosu ben bulmuştum. Adı allah ne verdiyse sosuydu.

Masayı hazırladim ve makarnayı süzdüğüm sırada kapı çaldı. Ocağın altını kapatıp kapıya koştum.

Kapıyı açtığımda en son beklediğim kişi kapıdaydı.

...........................

□ oy ve yorum yapmayı unutmayın💜

Engel | Yarı TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin