[11]

6.5K 351 130
                                        

Multimedya :  Gökşin Derin - Değsem Gökyüzüne

_İyi okumlar_

"Hocam?"

"Aa.. şey ben" elindeki kağıtları salladı. "Bunları getirmiştim."

Elindekilere baktım. Anlam veremeyerek " bu ne?" Dedim.

"Yarın izin gününmüş. Bende bu vakayı istersin diye düşündüm. Iki günün var bu hastalığı teşhis etmek içinm"

Gözlerim parladı ve kağıtalara atladım. "Bulacağımdan şüpheniz olmasın hocam."

Gülümsedi. "Güzel" gülümsemesine bakarken

"Kızım benim tşörtüm nerde ya" diye arkadan bağıran Emiri duydum. Beni kapıda görünce kapıya geldi. Üstünde sadece eşofman vardı. Böyle gezmesini sevmiyordum. Kaşlarımı çattım. Tekrar Egemen hocaya bakınca onunda kaşlarını çattığını gördüm.

"Aa egemen hocam? Ne işiniz var burda?"

Egemen hoca Emirle muhattap olmadan direk bana baktı ve "ben sizi rahatsız etmeyeyim. Hayırlı geceler" dedi.

Ben tam gitmemesini söyleyecektim ki Emir benden önce davranıp " hocam bizde tam yemek yiyecektik." Saçlarımı karıştırdı ve çenesinin ucuyla beni göstererek "Mercan harika yemek yapar." Dedi. Beni övmesi hoşma giderken gülümseyerek itiraz etmek için ağzını açan Egemen hocaya " hocam lütfen gelin. Beni mutlu edersiniz." Dedim.

Ofladı ve "peki o halde" dedi. Ayakkabılarını çıkarıp eve girdi. O ara üstüme baktım. Siyah bir şort pijama ve onun üstünde de siyah kısakollum vardı. İşsizlikten el ve ayak parmaklarıma sürdüğüm bordo ojeler dışında siyahtım.

Rahatsızca yerimde kıpırdandım. Eşofman giymeliydim. Koridor boyu yürüdük Egemen hoca önde onun arkasında Emir, onun arkasında da ben vardım.

Emirin ensesine vurduğumda salona gelmiştik. 'Ahh!'deyip ensesini tuttuğunda Egemen hocanın  ve Emirin gözleri beni bulmuştu.

"Gerizekalı git üstüne bir şey giy. Dolaşma şöyle. Kaç kez daha diyeceğim?"

"Bulamadım ki"

"Git Belindadan al. Çoğu tşörtün onun odasında. Bol giymeyi seviyor diye tşörtlerini kendi odasına taşımıştı geçen"

Emir baş sallayıp içeri geçerken ben Egemen hocaya döndüm. "Kusura bakmayın hocam"

"Yok önemli değil" dedi. Bordo renkli koltuğa oturarak.

"Siz masaya geçin. Ben iki dakika sonra geleceğim" dedim ve odama koştum.

Iki dakika sonra salona girdiğimde üstümde eşofman vardı. Egemen hoca bıraktığım yerde oturuyordu.

Amerikan mutfak olduğu için salonun bir köşesinde olan masayı gösterdim ve "lütfen buyrun hocam" dedim.

Yerinden kalktı ve masaya yöneldi. Servisleri yaptım. Yemek için beni bekliyordu. Başımla onay verdim ve yemeye başladık. Emire koymamıştım yemek. Yaşasın kötülük.

"Mmm ellerine sağlık. Güzel olmuş." Dedi.

Gülümsedim. "Afiyet olsun." Dedim. Bir şey demediğinde devam ettim. " biliyor musunuz? Bir gün evime geleceğinizi ya da ne bileyim işte hocam olacağını rüyamda görsem inanmazdım."

Kaşlarını çattı ve bana baktı. "Beni daha önceden tanıyor muydun? Gerçi makalelerimi okuduğunu söylemiştin. Tanıman muhtemel"

"Sizi idol aldım ben. Daha öğrenciykenki başarılarınızı bile biliyorum."

"Anladım" dedi sadece. Tam bana döndüğünde bir şey söyleyecekti ki Emir sırtıma hayvan gibi vurup mutfağa giriş yaptı. Ağzımda yemek olsaydı masaya fırlatmıştım o derece şidettli vurduğunda bağırdım. " hayvan mısın oğlum? Sırtım yok artık. Gerizekalı."  Sırtımı ovarken Egemen hoca çatık kaşlarla Emire bakıp " lan puşt kıza öyle vurulur mu?"

Sesi kızgın çıkarken Emir ve ben gözlerimi büyütüp ona baktık. Hani bazı insanlardan bazı davranışları beklemezdiniz. Bende Egemen hocadan küfür beklemiyordum. Nasıl diyeyim... bir ağırlığı vardı ve ben ondan böyle bir kelime beklemiyordum. Sırt ağrımı bile unuttum o derece.

Bir şey demeden yemek yemeğe devam edince Emirde mahçupça yerine oturdu. Ben en baştaydım iki yanıma da onlar oturmuştu.

"Benim tabağım nerde be?" Emirin mahcupluğuda buraya kadardı.

Omuz silktim. "Git al. Gelirken de bize çay getir" dedim.

Egemen hoca beni şaşırtıyordu. " aynen bize çay getir" dedi. Bize kısmını vurgulayarak.

Emir bana tehdit edici bakışlar attı ve egemen hocaya yalandan gülümseyerek "peki hocam" dedi.

Egemen hoca genzini temizledi. "sizden sadece 4- 5 yaş büyüğüm adımı demeniz yeterli." Dedi ve peçeteyle agzını sildikten sonra ekledi. "Tabi hastane dışında"

Gülümsediğimde Emir oflayıp çay koymaya gitti.

"Bir şey diyordun?"

"Ne? Ha? Ben mi?"

"Başka biri mi var?"

"Yok tabi."

"Eee"

"Ne eee?"

Gülümsedi tam tekrar bir şey diyordu ki yine Emir girdi. Egemen mırıldandı 'sikicem ama ha!' Gülümsedim.

♧♧

"Her şey için teşekkürler Mercan"

Egemen gidiyordu ve bende onu yolculuyordum.

"Rica ederim. Ho- yani egemen" dedim. Rahatsız olarak. Gülümsemesi genişledi ve "gideyim ben o zaman" dedi.

"Hayırlı geceler" dedim.

"Sanada" dedi. Ve gülümsedi.

................................................

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın😘

Engel | Yarı TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin