6.Bölüm

1.4K 191 105
                                    

Keyifli okumalar

🌸

İlk katil,
Hz.Adem'in (a.s) iyilik ve kötülüğü simgeleyen iki oğlundan biri. Ve o kötülüktü. İlk katil. Şeytanın üçüncü kurbanı. Dünyanın ikiye bölünüşünün ilk adımı. İyilikle kötülüğün kesin çizgilerle ayrıldığı... O şeytanın en sevdiği kurbanı... O Kabildi. Dünyadaki bütün katillerin babası.

Ne zaman dünyada biri öldürülse bütün Habillerin gözlerini çevirip ona baktığı katil. Sanki gör bak! Senden ne kadarda çok! Gör bak eserlerinle gurur duy!

İlk katil Kabil,
Peygamber çocuğu da olsan Allah gözlerini açmadıkça, kulakların isitmedikçe kötülüğe mahkumsundur. Ve o ki öz kardeşinin katili. Her şeyin sustuğu onun hırsının ve kıskançlığın kurbanı. Habil. Dünyadaki iki çizgiden iyilik olan. Ve tüm masumlari simgeleyen.

İki hafta oldu ondan haber almayalı. Bu iki hafta sanki içimde yeni yeni kuşlarımın kanat çırpınışlarının son hayat nefesi... iki hafta da ölü gibi olmuştum. Artık daha da içime kapanmış Kabil'in yeni ortağı olmuştum. Çünkü ben de yaşarken ruhumu, bedenimi, umudumu öldürmüştüm.

Arada ellerim titreye titreye telefona uzanıyordu ama en sonunda kendimle savaşımın galibi ben oluyordum.

Erkenden kalkıp namaz kılmış sonra içimdeki huzursuzluktan bir nebzede olsa kaçmak için Kuran okumuştum. Şimdi de okul için hazırlanıyordum. Çantamı da hazırlayıp ve en sonunda salona geçmiştim. Gözlerim masaya kayınca midem bulanmaya başladı. Son zamanlarda iştahım kesilmiş adeta iki haftada beş kilo vermiştim.

"Yine mi kahvaltı yapmadan gideceksin. Öleceksin kızım bir deri bir kemik kaldın."

Anneme üzgün gözlerle bakıp

"Anne canım istemiyor. Zorlarsam daha kötü olur."

Üzgün bir şekilde önüne dönerek durumu kabullendi.Evet çok üzgünlerdi biliyorum. Muhtemelen sorunu yine kendilerinde arayacaklar. Buna dayanamazdim.

Onlara üzgün gözlerle bakıp kapıya yöneldim. Ayakkabılarımı da giyip dışarı attım kendimi. Artık gerçek anlamda nefes almadığımı hissediyordum. Bu kadar kısa bir zamanda bu alışkanlık çok saçma geliyor kulağa. Ama sonra gözlerimin önüne müthiş bir örnek düşüyor. Biz Peygamberimizi de görmeden sevdik ve inandık.

Demekki sevgi, inanç fiziki değil, illa birini sevmek için görmek gerekmiyor. Zaten sevmek yürek işi değil miydi? İlk önce kalplerimiz tanışmıştı. Kalplerimiz bağlanmıştı. Daha fazlasını istememiştik zaten.

Hemen bir sokak aşağıdaki durağa doğru gidiyordum. Yavaş adımlarla sessiz sessiz.... Sanki bugün bütün doğa, bütün ınsanlar yas tutuyor. Sanki herkes susmuş benimle birlikte ağlıyordu.

En sonunda durağa ulaşmış ve oturup otobüsün gelmesini bekledim. Kimse yoktu durakta. Ama biraz sonra bir adam, kafasında kapşonu, elleri cebinde yanıma oturmuştu. Hemen bankın en köşesine kaçmıştım. Adamdan hafif bir ses duydum. Hafifçe güldüğünü anladım. Ben de somurttum. Neden gülmüştü ki şimdi?

Ayağımın dibinde hafif bir kıpırdanma oldu. Önce korkup irkildim sonra da küçük yavru bir kedi olduğunu anladım. Yüzümde küçük bir tebessüm oluştu. Onu kucağıma alıp sevmeye başladım.

"Ve Allah, hüzünlü kadınların gülüşüne sakladı ay ışığını."

Kalbim tekledi önce sonra da müthiş bir hızla atmaya başladı. Hemen yanıma baktım ama gitmişti. Yüzümde bir gülümseme oluştu.

"Bu oydu. "

Sabahki halimden eser kalmayarak okula gelmiştim. Yürürken önce sağıma baktım. Bir yerde oturup bir yere bakıp bakıp kıkırdayan üç kız. Sonra baktıkları yere baktım. Kafamı iki yana salladım. Allah sonumuzu hayır etsin ne diyeyim.

En son sınıfıma gelmiş sırama oturmuştum.  Kapı açılınca müdür yanında yabancı bir erkekle içeri girmiş. Sonra da oğlanı bize tanıtmaya başlamıştı. 

"Yeni arkadaşınız Korkut Uçar. Kendisi Eskişehir'den geliyor. Babası polis, bu yüzden şehir değiştirmek durumunda kalıyorlar. Umarım onunla iyi anlaşırsınız. "

Sonra yabancıya dönüp

"Aybükenin yanı boş. En arka sıra, onun yanına geçebilirsin."

O yanıma doğru yürürken, ayağa kalktım, sıradan çıktım. Müdüre bakıp başımı iki yana salladım. Müdür kaşlarını çatarak bana bakıyordu.

"Neler oluyor Aybüke. Neden ayağa kalktın. "

Elime kağıdı kalemimi alıp.

"Bir erkekle aynı sırada oturamam."

Müdür kaşlarını çatarak bana bakıyordu. Beni anlamadıklarını biliyorum. Ama yapamam bir erkekle bu kadar yakın bir şekilde oturamam. Bu çok yanlış. Ben bunun için onu kendinden uzaklaştırdım. Bunu hiçe sayamam. Etrafta uğultu sesi geldi.

"Bu dilsizde çok olmaya başladı. Ne sanıyor babasının okulu mu?"

Ben üzülerek başımı eğdim. Yüzlerine bile bakmadım. Müdür  hala çatık  kaşlarla bana bakıyordu.

"Korkut geç oğlum. Bakma sen ona."

Kafamı hızla kaldırdım. Iki yana doğru şiddetle salladım. Hayır, hayır, hayır...
Ben çaresiz bir şekilde beklerken sınıfta ki uğultu kesildi. Biri daha sınıfa gelmişti.

"Onunla ben oturacağım hocam, arkadaşım kendine yeni bir yer bulsun."

Başımı hızla kaldırdım. Onunla göz göze geldik. Bu otobüsteki adamdı. Gözlerimi kaçırdım hemen. 

Sonra hiç düşünmeden gelip yanıma oturdu. Diğer kişide kendine yeni bir yer buldu. Şu an çok kötü bir durumdaydım. Adeta duvara yapışmıştım.  Hafif tebessüm ettiğini gördüm. Sonra da sesini duydum. İkimizin çantasını alarak aramıza koydu. Bu yüzden onu görmez olmuştum.

"Şimdi rahat mısın?"

Başımı sallayarak onayladım. Biraz daha rahat biraz daha sakindim. En azından aramızda bir sınır bir çizgi vardı.

Dersimiz Edebiyattı. Hoca ilk başta ders anlattı ama sonra öğrencilere tuhaf bir soru sordu.

"Evet arkadaşlar size bir soru soracağım. Şu an içinde bulunduğunuz duyguları birkaç cümleyle bana anlatır mısınız?"

Herkes kendince birşey söyledi.

"Ahmet sen ne diyorsun bu konuda?"

"Ben içimde bulunduğum durumu birkaç dizeyle açıklamak istiyorum."

"Gece inmiş şehre
Yalnız şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi
Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler...
Şimdi ne yapsam da geçse gönlümün küsü. Der Erdem Beyazıt. Beni tanıyormuş gibi. Ya da sanki bir ben gibi. Içimdeki duygu karmaşasını anlatıyor.
Yıldız aya tutkun ama ay ise güneşe... Yıldız onun için kayıp dünyaya düşmeye razıyken, o güneşin etrafında pervane. Halbuki anlaması gerekirdi. AY YILDIZSIZ YILDIZ AYSIZ YAPAMAZDI"

Ona şaşkınlıkla baktım. Yoksa...

🌸

Bölüm nasıldı?

Sen Dili Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin