ALINTI(FİNAL)

1.1K 95 38
                                    

"Bir,iki,üç,dört,beş..." altıncı adımı atıp, saymaya kaldığım yerden devam edecekken, başıma çarpan nesne ile küçük bir zihin dalgalanması yaşamıştım. Başımdan çarpıp adres değiştirerek yönünü en sevdiğim ayakkabılarıma çeviren çamura bulanmış top, bu sefer kendi ile beraber en sevdiğim ayakkabılarımı da kir, çamur içinde bırakmıştı. Kaşlarım çatık, gözlerim ağlamaklı, elim acıyan başımı ovalarken hiçbirine aldırmayan gözlerim ise çamura bulanmış ayakkabılarımda kalakalmıştı. Olan olmuştu fakat o zamanki aklımda bunu idrak edememiş avazım çıktığı kadar bağırmış bir taraftan da annemi çağırmayı ihmal etmiyordum. Topun sahibi ve daha önce mahallede hiç görmediğim çocuk ise elini ağzıma bastırmış, susmam için adeta bana yalvarmıştı.

"Ne olur bağırma, özür dilerim, bak yanlışlıkla oldu." O elini ağzıma bastırıp beni susturmaya çalışırken, bir taraftan da mağcubiyetini dile getirmeye çalışıyordu. Çocukluk işte, anlamamıştım, en sevdiğim ayakkabılarım mahvolmuş bunun intikamını alma derdindeydim. Bu sinsi düşüncelerim ile birlikte ağzımı kapatan elini var gücümle ısırdım ve benim ağlama serentıma onun da katılmasını sağlamıştım. O zamanlar ben beş yaşında ya vardım ya yoktum o ise on, on bir yaşlarında benden hayli büyük biriydi. Onun aglaması bana o zamanlar komik gelmiş olacakki, ağlamayı bırakmış, bu sefer onun gülünç haline gulmustum. Tabi o zamanlar farketmediğim şimdi aklıma gelen detay ise onun elini kan toplayacak biçimde isirmamdi. Çocukluk işte... O zamanlar tamamen farklı bir ben vardı. Yaramaz ve ele avuca sığmayan bir kız çocuğu... Zamanla konuşma özelliğimi kaybettim ve bu kayıp herşeyimi elimden almıştı. Içine kapanık, mutsuz bir genc kiza dönüştüm.





Yakında final bölümü gelecek. Size söz verdiğim gibi.

Sen Dili Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin