27.BÖLÜM

1.1K 109 23
                                        

Yeni bölüm huzurlarınızda:) Kitabımıza bir Instagram hesabı açtım. Takip ederek destek olabilirsiniz;) Her pazar 17.30da yeni bölüm.

(1 ay sonra)
Sınav stresinden kurtulmuştuk ama şimdiyse puan stresli var. Yani kaç puan aldık. Hangi okula gidicez. Ama yinede sınav bitti. Tabi ki zordu ama iyi geçti diyebilirim. İstediğim okula gidecek kadar puan kazanırım diye düşünüyorum. İnşallah diyelim.

Doğum günüme ve tabiki Arascığımın düğününe 10 gün kaldı. Bir yandan mutlu, diğer yandan heyecanlıyım. Mesela daha düğünde ne giyeceğim belli değildi. Kınada giyeceğim belliydi. Düğünlere pek gitmediğim için daha önce giderim diye aldığım ama giymedigim bir elbiseyi giyecektim.

Doğum günümü düğündeyken kutlarlar diye düşündüm. Ki öyle olursa çok iyi olur. Çünkü unutulmaz bir doğum günü ve mutlu bir anı olur benim için.

Bunları düşünerek yatakta doğruldum ve bugün havanın ne kadar sıcak olduğunu fark ettim. Tam denizlik bir havaydı, Azra'yla gidebiliriz aslında derken Azra aradı.

" Alo" diyerek açtım telefonu.
" Alo kanki napiyon"
" Yatakta oturuyom, sen?"
" Aynen bende. Denize gidek mi dicektim?"
" Bende onu dicektim kankam"
" Kalp kalbe karşı derler"
" Sende üzüldün mü?"
" Ay bile çeker gider"
" Geceyi düşündün mü?"
" Bizde de ne ses varmış ve kanki"
" Evet ya, neyse ne zaman gideriz"
" İstersen deniz kenarında kahvaltı yapalım"
" Çok iyi olur, ben birşeyler hazırlar getiririm"
" Tamam bende getiririm. Görüşürüz"
" Bay bay" diyerek kapattım telefonu ve yataktan kalktım.

Mayomu giyip üzerine şort, tişört giydim. Çantama havlumu ve güneş kremini koyup gözlüğümü taktım. Mutfaktan kahvaltılık bişeyler alıp evden çıktım. Kapıyı kilitleyip apartmandan çıktım ve Azra'yı gördüm. Koşarak yanıma gelip koluma girdi ve konuşa konuşa yürüdük.

Deniz kenarına gelince hasır serip üzerine uzandım. Azra'ysa yiyecekleri hazırlıyordu. Bende oturur pozisyona geçip yardım ettim. Birkaç şey yedikten sonra toparlamaya başladık. Pek acıkmamıştık zaten ikimizde. Biranönce denize girmek istiyorduk.

Azra elbisesini çıkartıp güneş kremini sürmeden koşarak denize atladı. Akşama görcem ben onu. Yanacak her yeri. Ben önce güneş kremimi sürdüm sonra şortumu çıkartıp Azra'nın yanına koşarak gittim ve suya atladım. Saçlarım gözüme girerken tanıdık bir sima gördüm.

Aniden ayağımdan suyun dibine çekilince çığlık atıyordum ki ağzıma su girdi. Öksürerek kafamı kaldırdığımda hemen arkama döndüm. Toprak'ın sırıtan yüzüne doğru elimle su fırlattım. Elini yüzüne doğru tutup gözlerini kapattığında hızlıca yanına gidip kafasını suya soktum. Eliyle bileğimi sıkarken kafasını daha da batırdım.

Ellerini suyun içine batırdığında birşey yapacağını anlayarak geriye doğru kaçmaya çalıştım. Tam düşecekken dengemi sağladım ve diğer tarafa dönüp koşmaya başladım. Arkama bakınca yüzerek hızla geldiğini gördüm. Bu sefer kıyıya doğru koşmaya başlamıştım ki kolumdan tutarak çekti ve suya batıracağı sırada kocaman bir dalga gelip ikimizinde boyunu aştı.

Burnumdan su girdiği için yanan boğazımın acısını yutkunarak geçirmeye çalışırken Toprak'ın hâlâ çıkmadığını fark ettim. Etrafa bakınırken bacağıma birşey değince sıçrayarak kollarımı Azra'nın boynuna dolayıp kucağına çıktım.

" Kızım insene düşcez şimdi"
" Yaa! Bişey deydi"
" Ne deydi?"
" Bilmiyom"
" Balıktır kızım ne olcak başka"
" Hayır ya balık olsa anlardım heralde" derken Toprak sudan çıkıp gülmeye başladı. Azra'nın kucağından indim.

" Sen yaptım de mi? Pisliksin" dedim yüzüne su atarken. Kıyıya doğru yürürken sesini duydum.

" Ne güzel eğleniyorduk, noldu şimdi"
" Elinin körü oldu"

Bunlar niye gelmişti ki şimdi. Bunlar derken Evren de geldi. Biz ne güzel yüzerdik Azra'yla. Yarın gelselermiş. Onların gelmediği bir gün gelmek daha iyi olacak sanırım. Off. Zaten şu günlerde düğün telaşından on gün boyunca gelemeyecekdik. Artık 2 hafta sonra gelirdim. Bide eğleniyormuş. Boğuluyordum ben be. Ne eğlenmesi.

Eşyalarımı çantama koyup Azra'nın gelmesini bekledim. Tabi Evren'le konuşup birbirlerini ıslatmaktan alamıyordu kendisini. Toprak'ta yanlarında sıkılmış olacak ki yanıma gelip oturdu. Çenemden tutup yüzümü kendisine çevirdi.

" Ölmemişsin işte. Niye abartıyon hemen"
" Boğazım yanıyo yanlız"
" Ne o, gidecekmisin?"
" Azra hanımı bekliyom, ki gelirse"
" Geleceklerini hiç sanmıyorum. Baksana ne güzel eğleniyorlar"
" Olabilir"
" Doğru olabilir. Kızım sen neden bu kadar sertsin"
" Ben mi sertim. Evrene baksana suyu saçına atıyo. Yanlışlıkla gözüne gelirse de hemen yanına gidiyo. Sen direk gözüme, burnuma atıyon suyu"
" Napalım. Öyle eğlenceli oluyo"
" Sana öyle geliyo" dedim ayağa kalkarken.

" AZRA BEN GİDİYOM!"
" TAMAM KANKA BEKLE, GELİYOM"

Azra'nın da eşyalarını çantaya koyup çantasını benim çantamın üstüne bıraktım. Hasırı Toprak'ın altından çekmeye çalıştım ama kalkmadı ayı.

" Kalksana be!"
" Yo"
" Ya oğlum çekil, ayı gibisin zaten" derken Azra geldi. Koluna girip;

" Aman banane sizde kalsın. Getirirsin akşama" diyip Azra'nın kolundan çekerek eve doğru yürütmeye başladım. Evin önüne geldiğimizde Azra bana döndü.

" Kanka duş alıp size gelirim"
" Tamam kanki" diyip eve geçtim. Eşyaları koyup direk banyoya gittim.
Duşumu aldıktan sonra üzerimi giyinip Azra'yı beklemeye başladım.

Yarım saat sonra Azra geldi ve biraz konuştuk.

" Evren'i seviyor musun kız?"
" Yani biraz hoşlanıyorum. Sen?"
" Ben?"
" Toprak?"
" Yok artık. Hem o bana bakmaz ki"
" Birincisi neden bakmasın kızım diycem de hayır diyip günaha girmemek için söylediğini biliyorum. Ve bakıp bakmamasını gerçekten takıyorsan, takma kardeşim. Şimdi bir daha soruyorum. Toprak'tan az da olsa hoşlanıyor musun?" Diye sorduğunda kapı çaldı. Annemler bı saatte gelmiş olamazdı. Azra'yla beraber kalkıp kapıya bakmaya gittik.

Kapıyı açıp ıslak saçlı Toprak'a baktım.

" Şey...e..e..."
" Ne?"
" Kapıda kaldım"
" Yani?"
" Yani annemler gelene kadar sizde kalsam?"
" Evren'lere git"
" Onlar biryere gidecekmiş. Ondan döndük zaten"

Sanırım eve almalıyım. Çünkü bende kaldığımda o da almıştı.

" Tamam, geç içeri"
" Kanki ben eve gidiyim. Annem gecikme dedi"
" Kızım az daha otur"
" Yok yok gidiyim ben annem kızmasın" Azra'ya çattığım kaşlarımla bakıp çıktığında kapıyı kapattım.

Salona geçip televizyonu açtım.
                                ***
Toprak gideli ve annemler geleli 1 saat geçmişti. Yorgun oldukları için yatmışlardı. Bende birtane film izliyordum ki film bitti. Odama çıkıp yatağıma uzandım ve biraz telefonla oynadım. Bir mesaj gelince hemen baktım. Toprak yazmıştı.

' sana bir sürprizim var'
' vayy, neymiş'
' sürpriz ya hani'
' ne zaman öğrenicem'
' 2 hafta sonra'
' ohooo daha çok varmış. Neden şimdiden söyledin ki'
' merak et diye'
' bak sen gerçekten ama gerçekten çok gıcıksın'
' ya sana sürpriz yapıcam işte. Neden hâlâ gıcığım'
' çünkü daha çok var ve ben meraktan çıldırıcam'
' çıldır, ne yapayım?'
' bak hâlâ gıcıksın, bb'
' bb mı?'
' bay bay demek'
' biliyom da sence de çok saçma değil mi?'
' yoo benim gibi üşengeçler için iyi bişey'
' yazı yazmaya da mı üşeniyon'
' ewt'
' bu 'evet' bile yeterince açıkladı zaten'
' bencede. Neyse görüşürüz o zaman'
' görüşürüz'

Telefonu kapatıp yanımdaki masaya koydum ve pijamamı giyip yatağıma yattım ve üzerimi örtüp uyumaya çalıştım.

Geçen bölümede yazdım.
Benimle veya kitapla ilgili merak ettiğiniz 5 soruyu cevaplıycam.

Bölüm nasıldı?

Kalbimin KomşusuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin