Şaşkın bir ifadeyle eve girdim. Anneme baktım, resmen gözlerinin içi gülüyordu. Anneme kaş göz hareketi yaptım ve beraber odama girdik.
" O kim ve adımı nerden biliyor?"
" Aras'ın nişanlısı"
" Ne!? Bana yanlızım demişti. Ay çok sevindim"
" Bende bende. Hadi üzerini değiştirip yanımıza gel"
" Tamam"
Annem odadan çıktığında hala şaşkındım. Üzerimi değiştirip salona gitme konusunda tereddüt ettim. Nedense garip geldi. Kuzenimi paylaşmak istemiyordum sanırım. Ama sonsuza kadar da yanlız kalması beni üzerdi. O herşeyin en iyisini hakeden bir kuzen. Tabi bende.
Yaklaşık yarım saattir yatağıma oturmuş boş boş duvara bakıyorum. Neden mi? Çünkü salona bir türlü gidemiyorum. Zaten şimdi gitsem biraz garip olur. Yani yarım saat ne yaptın derlerse ne diycem. Ama biraz daha beklersem akşam olucak.
Tam gitmek için ayağa kalkmıştım ki birisi kapıyı açtı. Bu o kızdı. Aras'ın nişanlısı. Aynı boydaydık sanırım. Gülümseyerek bana doğru bir adım attı. Bende gülümsemeye çalışarak yatakta sola kaydım. Biraz çekiniyor gibiydi. Yanıma otururken biraz tereddüt bile etti.
" Merhaba"
" Merhaba. Ben Duygu. Aras'ın nişanlısıyım"
" Evet, biliyorum"
" Sanırım size söylememiş. Ben söylemesini istemiştim ama düğün davetiyeleri hazır olunca söyleriz dedi"
" Düğün ne zaman?"
" Bu yaz"
" Tarih?"
" 11 temmuz"
" Aa benim doğum günümde"
" Evet. Aras özellikle istedi" yüzümdeki sahte gülüş birden gerçeğe döndü.
" Aras'ın tek kız kuzeni sensin sanırım"
" Evet"
" Bildiğim kadarıyla birbirinize çok bağlısınız"
" Evet, hatta geçen yıl doğum gününü hatırlayan tek kişi bendim" aklıma bir soru takılmıştı ve bu sorunun cevabının beni üzmesin den korkuyordum.
" Şey... Evlenince nerede yaşayacaksınız?"
" Bir alt katta" gözlerim şaşkınlıktan kocaman açıldı. Mutluluktan Duygu Ablaya sarıldım. O da bana.
" Sevineceğini biliyordum. Bu yüzden ben söylemek istedim"
" Kimin fikriydi?"
" İkimizin. İzmir çok güzel bir yer biliyorsun ve bu ev denize çok yakın"
Düğünleri hakkında konuştuk biraz. Çok cana yakın biriydi. Aras'la nasıl tanıştıklarını anlattı. Akşama kadar konuştuk. Biraz acıkmıştım. Ne zaman yemek yiycez?
Biz konuşmaya devam ederken Aras geldi. Yemeğin hazır olduğunu söyleyip gitti. Duygu Abla da biraz acımıştı sanırım. Beraber mutfağa gittik.
***
Yemekten sonra pasta yapmaya başladık. Çikolatalı kek ve çikolatalı kremşanti yaptık. Annem bir dilim de Toprak'lara götür dedi. Niye ben? Doğru ya başka kim götürecek di mi(!)
Bir dilim pastayı tabağa koyup kapılarını çaldım. Kapıyı Toprak açtı. Tabağı ona doğru uzattım.
" İçeri gelmek ister misin?"
" Hayır"
" Defne ben, gerçekten çok özür dilerim. Sebepsiz yere sinirlendim ve.... Beni affedebilecek misin?"
"Özür dilenecek birşey yok ki oğlum"
" Oğlum?"
" Neyse işte. Yarın simit alırsın ödeşiriz"
" Tamam. Pastayı kim yaptı?"
" Ben. Afiyet olsun."dedim ve eve geri döndüm.
Gerçekten özür dilediğine inanamıyorum. Yani gerek yoktu aslında ama dilemesi hoşuma gitti.
Odama çıkıp kapıyı kapatıyordum ki birisi arkamdan geldi. Duygu Abla'ydı. Gülümseyerek kapıyı kapatıp yanıma oturdu.
" Toprak olayı ne?"
" Ne olayı. Olay molay yok"
" Anlatmak istemiyorsan anlarım"
" Hayır, onunla alakası yok"
" Senden hoşlanıyor gibi?"
" Yok ya ne alakası var?"
" Sen hoşlanıyor musun?"
" Ha-hayır" dilim neden tutulur ki?
" Biliyorum hayatına daha bugün girdim. Bana güvenmemekte haklısın. Belki zamanla birbirimzi severiz. Olamaz mı?"
" Olabilir" dedim gülümseyerek. Duygu Abla da gülümseyip bana baktı ve sonra odadan çıktı.
Pijamalarımı giyerken telefonuma bir bildirim geldi. Telefonumu elime alıp yatağıma uzandım. Toprak mesaj atmıştı.
' naber?'
' iyi, sen?'
İlk defa birisiyle böyle bir konuşma yapıyorum. Normal de bı olay olması lazım mesaj yazmak için.
' iyi, yarın kahvaltı yapalım diyorum'
' okul?'
' o zaman cumartesi?'
' ailecek mi?'
' hayır, sadece sen ve ben'
"Sen ve ben. Sadece. İkimiz. Baş başa"
Kendi kendime sayıkladığımı fark edince kafamı sağa sola salladım ve cevap yazdım.
' düşünücem'
' simitte alırım'
' o zaman işler değişir'
' tamam diyosun o zaman'
' peki madem'
' tamam o halde. İyi geceler;)'
' sana da'
' bana da?'
' iyi geceler:)'
' ;)'
Telefonu kapatınca siyah ekranda sırıtan suratımı gördüm. Deliriyor muyum? Muhtemelen öyle.
Telefonu yanımdaki masaya bırakıp yorganımı üzerime çektim ve gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım.
Bölüm nasıldı?
Sizin havalar nasıl bakem oralarda???
Bizim burda hava bulutlu ve pembe.
Sizce Duygu nasıl birisi? Ona ısındınız mı?
Cumartesi gün ki kahvaltıya ne demeli???
Yorum yazmayı ve oylamayı unutmayın canlarım.
Sizi sevirem:)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kalbimin Komşusu
Teen FictionYeni bir apartmana taşınan Defne İrem komşularına ve mahallesine alışmak ister. Ve alışması kolay olur. Çünkü karşı apartmana eski okuldan en yakın arkadaşı Azra taşınır. İlk başta hiç anlaşamadığı ama sonradan ne olduklarını bile bilmeden birlerin...
