20.BÖLÜM

1.4K 148 99
                                        

(Bölümde değişiklik yaptım. Bazı yerler garip gelebilir. Anlayışınız için teşekkür ederim:)

Toprak'tan
Sabah erkenden uyandım. Normalde de pek geç kalkmam ama bugün bı tık daha erken kalktım. Çok da açtım. Dün akşam yemek yememiştim. Neyse kahvaltımı birazdan yaparım. Hem belki Defne yle beraber yaparız.

Telefonumla oynarken bir mesaj geldi. Kayıtlı değildi.

Toprak ben Doğu. Kayıtlı değildir diye söylüyorum. Biliyorum sana karşı bazı kötülüklerim oldu. Bunları yarım saat sonra konuşabiliriz. Konumu atıyorum.

Evet onunla konuşacaklarım vardı. Gitsem iyi olacak. Dönüşte de Defne ye tatlı alırım. Teşekkür etmek için yani.

Defne'den
Sabah telefonuma gelen bir mesajla uyandım. Doğu konuşmak için beni çağırıyordu. 20 dakika sonra söylediği yerde buluşacakmışız. Ona söyleyecek sözlerim vardı zaten. İyi oldu çağırdığı.

Yaklaşık 15 dakika sonra konumunu attığı yere geldim. Bir banka oturup beklemeye başladım. 2 dakika sonra gelip yanıma oturdu. Biraz üzgün gibiydi.

" Defne biliyorum söylememem lazımdı. Çok üzgünüm. Beni affedebilecek misin?"
" Söylemeden önce bana söyleseydin iyi olurdu. Ben zaten hiçbir zaman söylemezdim gerçeği. Aslında söylemen iyi olmuş diyebilirim."
" Evet, ama keşke sana söyleseydim"
" Söyleyebilirdin ama ben anlatmana izin vermezdim açıkçası"
" Yani bana kızgın değil misin?"
" Bilemiyorum, ama hemen affedeceğimi sanmıyorum"
" Peki, sen bilirsin. Yinede konuşmaya geldiğin için sağol" dedi.

Toprak'tan
Doğu nun söylediği yere geldim. Kendisi gelmemiş. Aslında bende 10 dakika erken geldim ama neyse. Ayakta durmamak için bir banka aradım.

Parkın yanında bir bank gördüm. Nasıl yani? Defne ve Doğu vardı ve sarılıyorlardı. Demek ki Defne hanım barışmaya pek meraklıymış. Çok hızlı bir şekilde eve geldim.

Kapı çaldı. Belki mantıklı bir açıklaması vardır ve Defne bunu anlatmaya gelmiştir. Hayır, Evren gelmiş.

" Oğlum noldu lan?"

Defne'den
Doğu bir anda bana sarılınca çok şaşırdım. İtmeye çalıştım ama elini belime koyup beni hareket edemez hale getirdi. En kötüsü de Toprak bunu gördü ve büyük bir ihtimalle yanlış anladı.

Koşarak eve gittim ve odama girdim. Toprak şuan benden kesin nefret ediyordur. Bende kendimden nefret ediyorum. Nasıl böyle bir şeye izin verdim ki. Ne kadar aptal bir insanım ben. Onun yalanlarına hemen inanıyorum.

Sakinleştiğim an hemen Toprak'lara gittim. Kapının önündeyken içerideki müzik sesini duydum.

"Her veda edişimde düşünürüm
Seni bi daha görememek var
Keşke kimsesiz kalsak her yerde biz olsak
Ama yine de senleyken dünya bile dar

Yine seni düşünürken yağmur çiseledi
Nefesim ellerine hasret kalmış besbelli
Yine seni düşünürken yağmur çiseledi
Nefesim ellerine hasret kalmış besbelli

Küçük civcivim güzel kızım dünyam benim
Bunun adı aşksa eğer
Bu aşk yalnızca sana değer
Bu adam yalnızca sana boyun eğer

Küçük civcivim güzel kızım dünyam benim
Bunun adı aşksa eğer
Bu aşk yalnızca sana değer
Bu adam yalnızca sana boyun eğer
Bu adam yalnızca sana boyun eğer

Her veda edişimde düşünürüm
Seni bi daha görememek var
Keşke kimsesiz kalsak her yerde biz olsak
Ama yine de seninleyken dünya bile dar

Yine seni düşünürken yağmur çiseledi
Nefesim ellerine hasret kalmış besbelli
Yine seni düşünürken yağmur çiseledi
Nefesim ellerine hasret kalmış besbelli

Küçük civcivim güzel kızım dünyam benim
Bunun adı aşksa eğer
Bu aşk yalnızca sana değer

Küçük civcivim güzel kızım dünyam benim
Bunun adı aşksa eğer
Bu aşk yalnızca sana değer
Bu adam yalnızca sana boyun eğer
Bu adam yalnızca sana boyun eğer
Bu adam yalnızca sana boyun eğer
Bu adam yalnızca sana"

Çok sevdiğim bir şarkıydı. Kapıyı çaldım. Kapıyı bı çocuk açtı. Okulun ilk günlerinde bizim sınıftaydı sanırım.


" Sen Defne misin?"
" Evet sen?"
" Ben Evren. Toprak'ın kankasıyım"
" Toprak evde di mi?"
" Evet, gelsene" içeriye girdim. Toprak'ın yanında bir gitar vardı. O mu çalıyordu acaba?

" Şey ben içerdeyim" diyerek gitti Evren.

" Otursana"
" Ben sadece, hiçbir şey yapmadım. Doğu birden... Bende kaçamadım. Görmüşsündür kaçmaya çalışıyordum ama çok sıkı tutmuştu. Özür diledi. Bende inanmıştım, ne kadar safım" diyerek olduğum yere çöktüm.

Toprak yanıma gelip beni kaldırdı ve sımsıkı sarıldı. Bende ona sarıldım.
" İnanıyorum sana, merak etme"dedi. Hafiften gülümsedim. Bana inanması beni mutlu etmişti. Evren geldi.

" Bu ne biçim bir duygu değişimidir ya" diyerek yanımıza geldi ve ikimize sarıldı.
***
" Gitar mı çalıyordun?"
" Hayır, Evren çalıyor" Evren sanki şaşırmış gibiydi.
" Aynen ben çalıyorum." Yarım saat sonra hepimiz sakinleşmiştik ve konuşuyorduk.
" Ben eve gideyim annemler merak etmesinler"
" Tamam, görüşürüz" dedi Toprak. Sanki gitmemi istemiyor gibiydi.
" Görüşürüz" dedim. İkimizde gülümsedik ve ben eve geldim. Yemeğimi yedim ve odama girdim. Bu kadar kısa bir sürede sakinleşmem garipti. Normalde bütün gece ağlardım. Konu her ne olursa olsun. Ama bugün rahatça uyuyabilirim.

Evet, bayağı kısa bir bölüm oldu. 20. Bölümü böyle düşünmemiştim ama bugün bir bölüm atmak istedim ve böyle oldu işte.

Umarım hoşunuza gitmiştir...
Biraz karakterlerden konuşmaya ne dersiniz?

Mesela Defne;
Toprak'ı seviyor mu sizce?

Peki ya Toprak;
Defne'den hoşlanıyor gibi sanki, sizce?

Evren'in gelmesi ne gibi değişimler getirecek sizce?

Kalbimin KomşusuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin