33.BÖLÜM

927 75 18
                                        

Toprak burnumu sıktığında yüzümü buruşurturmuştum. Bu sefer de yanağımı sıkmıştı. İki elini de yanaklarıma koydu ve alnımdan öptü.

" Cidden hasta olacaksın"
" Gerçekten şu anda bunu mu düşünüyorsun"
" Evet"
" İyi tamam, böyle devam et"

Ne? Kızmış mıydı? Ben onu düşünüyordum sadece. Ben her hasta olduğumda hemen iyileşiyordum. Ama Toprak'ı bilmiyorum.

" Kızdın mı?"
" Aslında hayır, beni düşünmen hoş ama söylediğim gibi hasta olmak umurumda değil, hem de hiç"
" Ama benim umurumda, senin de hasta olmanı istemiyorum. Belki hastalıklarının hepsini zor atlatıyorsundur, bilmiyorum. Benim hep hafif geçerdi. Ama seninkini bilmiyorum"

Yüzüme gülümseyerek baktı. Şaşırmıştım. Ne söyleyeceğini beklemeye başladığımda dudaklarını araladı.

" Hiç bir şey sana sarılmama engel olamaz. Tamam mı?"
" Haklısın, inelim mi?"
" Tabii"

Kapıların kilidini açması için bekliyordum. Gülümseyen yüzüne karşı bende gülümsedim ama kapıyı hâlâ açmamıştı.

" Kilidi açacak mısın?"

Sorumla birlikte birden kendine geldi. Kapıların kilidini açtığında poşetimle birlikte indim arabadan. Hızla ikinci kata çıktık ve evlerimize dağıldık.

Kapının zilini çaldığım sırada telefonum da aynı anda çaldı. Annem arıyordu. Telefonumu kapattım. Şimdi görecekti zaten beni. İçeriden annemin sesini duymuştum.

" Niye açmıyo ki telefonu? Hâlâ muayene mi ediliyo acaba. Dur bide Toprak'ı ariyim"

Annem telefonuna bakarak kapıyı açtı. Telefonunu kulağına koyduğu sırada başını kaldırıp bana baktı. Arkamdan sen benim şarkısının melodisini duyarken annemin şaşkın yüzüne gülümsedim.

" Gelsene kızım, ne dikiliyorsun öyle"

Ayakkabılarımı çıkartıp içeriye girdim. Annemin dışarıya baktığını görünce bende o yine döndüm. Toprak telefonunu cebine koyarken anneme gülümsüyordu.

" Toprak, sende gelsene"
" Teşekkürler Fatma teyze, bir kaç işim var. Geç gelmezsem uğrarım"
" Sen bilirsin, Defne'yi hastaneye götürdüğün için teşekkür ederiz. iyi günler"
" Ne demek, size de iyi günler"

Toprak merdivenlerden inerken ne işi olduğunu merak etmiştim. Annem kapıyı kapatınca mutfakta sandalyeye oturan babamın yanına oturdum.

" İyi misin kızım, ilaç verdiler mi?"
" İyiyim babacım, şurup verdiler"
" Eskiden olduğu gibi"
" Aynen öyle"

Babam iyi olduğumu görünce gülümsedi. Bende gülümsedim ve ayağa kalktım. Annem hemen yemek hazırlamaya başlamıştı.

" Şuruptan içtin mi hiç?"
" Hayır, tok karına içiliyormuş"
" O zaman güzelce yemeğini ye, sonra içersin"
" Tamam ben üzerimi değiştirip geliyorum"

Torbayı masaya bırakıp odama gittim. Üzerimi değiştirdiğim sırada Toprak'ın hâlâ ne işi olduğunu merak ediyordum. Telefonum çalınca Toprak'ın aradığını düşünerek masadan aldım.

Pamuk Şekerim Arıyor...

" Alo, Azra?"
" Alo, Defne iyi misin kanka?"
" İyiyim, noldu"
" Hastaneye gitmişsin. Ondan sordum"
" Bir şeyim yok merak etme"
" Tabi olmaz, Toprakla gitmişsiniz"
" Öyle oldu. Neyse ben yemek yiyim sonra şurubumu içicem. Gelsene bize"
" Kanka zaten gelicektim ama annemle alışverişe gidicez"
" İyi akşama görüşürüz o zaman"
" Tamam görüşürüz kanki"

Kalbimin KomşusuBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin