Bir kaç dakikalık sessizliğin ardından Azra'ya döndüm. Gitmesi onun için de iyi olacaktı, Evren için de.
" Gitmelisin, nereye kadar uzak duracaksın ki?"
" Bilmiyorum"
" Alt tarafı ders çalışacaksınız, gerilme bu kadar"
" Haklısın"
" Ne zaman?"
" Yarın öğlen saatlerinde"
" Yaa, bende pazara gidecektim yarın. Neyse tek giderim"
" Toprak'la da gidebilirsin"
" Evet, belki o da eve birşeyler alır"
" Neyse ben gidiyim, anneme yardım ederim"
" Tamam, artık yarın akşama görüşürüz"
" Aynen, görüşürüz"
Azra'yı uğurlamak için kapıya çıktım. Hem bir de belki Toprak'ı da görürdüm. Azra ayakkabısını giyip indi ve apartmanın kapısını kapattığını duydum ve Toprak'ın çıkmayacağını düşünerek eve geri girdim.
En iyisi arayayım. Saat geç olduğu için annemler çoktan uyumuştu. Mutfağı toparlayıp odama çıktım. Telefonumu elime alıp yatağıma uzandım. Önce Azra'ya mesaj atmıştım.
' bak yarın gideceksin, çocuk ders çalışmaya çağırmış. Demek ki anlamadığı konular var. Yardımcı ol çocuğa'
' kızım gidicem dedim ya. İnanmıyon mu?'
' ne bilim, emin olmak istedim'
' mesaj attım az önce, yarın geliyorum diye'
' aaa iyi o zaman, bende şimdi Toprak'ı ariyim. Yarın sıcakta pazarda gezecez, tabii işi yoksa'
' tamam sen ara uyumadan, ben yatıyorum iyi geceler kuşum'
' iyi geceler bebekim'
Mesajlaşmadan çıkıp rehbere girdim. Önce yorganımın içine girdim ve yastığımı da dikleştirip kafamı yasladım.
Güneşimle Aydınlanan Bulut Aranıyor...
" Efendim güzelim"
" Toprak, Azra yarın Evren'lere gidecekmiş ders çalışmaya"
" Evet"
" Bende Azra'yla pazara gidecektim ama"
" Ama gelemiyor"
" Aynen, sen gelir misin?"
" Tabii gelirim, kaçta gidicez"
" Bilmem, çok geç kalmayalım. Yani kalabalıklaşmadan gidip gelelim"
" 10'da gidelim o zaman"
" Tamam"
" Tamam... Ee ne yapıyorsun"
" Uzanıyorum, sen?"
" Bende balkonda oturuyorum"
Yatağımdan hızlıca kalkıp balkona koştum. Arka balkonumuz yan yanaydı. Arada boşluk vardı ama yaklaşık 1,5 metre falan. Balkona çıkınca direk sola döndüm. Toprak telefonuna bakarken kapının sesini duymuş olacak ki bana döndü.
Gülümseyerek el salladığımda telefonunu cebine atıverdi. Çıkacağımı beklemiyordu heralde. Gülümseyerek baktı. Çok tatlı bu çocuk ya.
" İyi akşamlar" dedim.
" İyi akşamlar, sana da mı sıcak bastı"
" Hayır, sen balkonda sın diye çıktım"
" Hımm. Annenler ne yapıyor?"
" Çoktan uyudular, hava da esiyormuş baya"
" Üşüdün mü?"
" Hayır, sadece burada uyumaya karar verdim. Pencereden gelmiyor bu kadar esinti"
" Sabaha karşı çok soğuk oluyor ama"
" Biliyorum, ondan her zaman yedek olarak battaniye alıyorum yanıma"
" Kesin olarak orada mı yatacaksın?"
" Evet, ne oldu ki?"
" Bir şey olmadı, bende burada yatayım o halde. Zaten annemler klimalı odayı işgal etti"
" Ben içeriye yastığımı falan almaya gidiyorum, gelirim şimdi"
" Tamam, bende alayım"
Tamam anlamında kafamı salladım ve hızla içeriye girdim. Eşyalarımı almış balkona giderken annemle karşılaştım.
" Nereye kız?"
" Balkona yatıcam, esiyo baya"
" Üşütme sonra"
" Battaniye de aldım. Ne olur, ne olmaz"
" Tamam, iyi geceler"
" Sana da"
Balkona çıkıp kapıyı kapattım. Halının üzerine kalın yorganı serip yastığımı koydum ve üzerime örteceğim ince yorganı koydum ve battaniyeyi de yastığımın yanına koydum.
Toprağın hâlâ gelmediğini fark edince sandalyeye oturup beklemeye başladım. Bir kaç dakika sonra geldi ve yatacağı yeri hazırladı. O da sandalyeye oturup bana döndü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kalbimin Komşusu
JugendliteraturYeni bir apartmana taşınan Defne İrem komşularına ve mahallesine alışmak ister. Ve alışması kolay olur. Çünkü karşı apartmana eski okuldan en yakın arkadaşı Azra taşınır. İlk başta hiç anlaşamadığı ama sonradan ne olduklarını bile bilmeden birlerin...
