13K için çok teşekkürler. Kitabım hoşunuza gittiyse yıldızı doldurabilirsiniz✨
Bende meraktan çattığım kaşlarımla kitabı elinden aldım. Kocaman yuvarlak içine aldığı soruyu, yaptığı karalamalardan zar zor okudum. Bu çocuk böyle. Soruyu anlamayınca, onu yok ediyo. Yok etme stilleri arasında karalama, koparma gibi şeyler var. Ama bu soru önemli olduğu için sadece karalamış.
" Ee çok kolay bu"
" Nesi kolay, pardon?"
" Mal, şıklara baksana. Diğer şıklar alakasız"
" Mal?"
" Of pardon. Şu soru çıldırttı" dedim sandalyedeki defteri parmağımla gösteririken. Defteri eline alıp soruya baktı.
" Ya bu soruyu yapamadın, onu nasıl yapcan acaba?"
" Kimyadan anlamam, ama fizik dersim iyidir" dedi ve defteri masaya koyup sandalyeye oturdu.
6-7 dakika sonra soruyu çözdü ve bana nasıl yaptığını anlattı. Fizikten baya anlıyor kerata.
" Anladın mı?"
" Evet de senin sadece fiziğin mi iyi?"
" Hayır, aslında sadece kimya dersim kötü diyebiliriz"
" Nasıl ya. Kimya kolay ki"
" Bilmem, bana zor geliyo. Ondan kimya çözüyom zaten"
" Vallaha ben en iyi yaptığım dersi çözüyom genelde. Doğru çıkınca mutlu oluyom"
" Ama bu iyi değil. Sonuçta anlamadığın dersi yapsan daha iyi olur"
" Biliyom ama ne biliyim böyle kendimi motive ediyom"
" Hangi derslerin kötü"
" Aslında sadece fizik kötü. Diğerleri orta. O kadar da kötü değil yani"
" Kimyan nasıl?"
" İyi olma konusunda 2. Sırada, 1. Sırada Edebiyat var"
Biraz düşündükten sonra bana baktı.
" İstersen birbirimizi çalıştıralım. Fizik ve kimya konusunda. Sonuçta son ay dershaneye gidilmez bence"
" Tamam, olur. Ne zaman başlarız"
" İstersen yarın sabah 9.00'da başlarız, akşam 9.00'da da bitiririz"
" Tamam" kafasını sallayıp öylece gözlerime baktı. Yeşil gözlerine öylece hayran hayran bakarken benimkine ne kadar çok benzediğini fark ettim. Benim gözümle aynı yeşil tonuna sahip gibiydi. Ya da ben öyle sanıyorum. Ya da öyle olsun istiyorum.
Çelik kapının açılmasıyla beraber ikimizde gözlerimizi kaçırdık. Annem gelmiş olmalıydı. Hızlıca mutfağa girip annemin yanına gittim.
" Yemek yapıcam"
" Ne yemeği"
" Kuru fasulye, pilav"
" Tamam o zaman, ben yaparım"
" Yapabilir misin gerçekten?" Diye sorduğunda annem arkamda bı kıkırdama sesi geldi. Sinirle Toprak'a bakıp anneme geri döndüm.
" Yaparım tabi. Sen şimdi git biryerlere, ben hazırlayınca çağırırım seni"
" Nereye gidiyim kızım, oturayım salona işte"
" Hayır ya, yanlız bırakın beni" arkama dönüp Toprak'a baktım.
" Sende git"
" Tabii, yapamıycandan dolayı gönder bizi. Sipariş falan verirsin artık"
" Sipariş vermem bi kere. Kendim yaparım. Hatta akşama anneleride çağır bizde yemek yiyeceksiniz"
" Öyle olsun, gözüm kapıda olacak"
" Sen bilirsin" diyerek omzumu silktim.
***
Akşam yemeğine çeşitli yemekler yapmıştım. Çorba olarak domates çorbası. Ara sıcak yoğurtlama. Ana yemek kuru fasulye, pilav. Tatlı olarak da profiterol yaptım. Tabi tatlı hariç hepsini masaya zaten koyucaz. Yani yok başlangıç, yok ana yemek falan olmayacak.
Yemekten sonra içmek için kola almaya markete gitmeye karar verdim. Ama annemler çay veya kahve içerlerdi. Hava sıcak olmasaydı bende içerdim ama çok sıcak. O yüzden markete gitcem.
Üzerim kirlendiği için hemen odama çıkıp değiştirdim. Paramı cebime koyarak kapıdan çıktım. Kapıyı kapattığım sırada Toprak çıktı.
" Ne o? Yemek almaya mı?" Dedi gıcık bı tavırla.
" Yoo"
" Nereye gidiyon o zaman?"
" Sana ne!?"
" Pastahaneden börek falan alcan kesin"
" Akşama içmek için kola almaya gidiyorum. İstersen sen gidebilirsin"
" Tek başıma gitmem. Ama seninle gelebilirim"
" Tamam" dedim ve yürümeye başladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kalbimin Komşusu
Novela JuvenilYeni bir apartmana taşınan Defne İrem komşularına ve mahallesine alışmak ister. Ve alışması kolay olur. Çünkü karşı apartmana eski okuldan en yakın arkadaşı Azra taşınır. İlk başta hiç anlaşamadığı ama sonradan ne olduklarını bile bilmeden birlerin...
