9.Yenilmekten korkmak

2K 119 108
                                        

Bazen yenilmek
kaybetmek değildir...
Çünkü biliyorum..sana yenilmek,sensizliğe yenilmekten zor değildir....

Yorgun geçen günün sonunda nihayet bizim için hazırlanan misafir odasına çıktım ve mışıl mışıl uyuyan oğluma sarıldım.. babasını ondan alan bir adamın evinde..düşmanının yatağında uyuduğundan habersiz en tatlı rüyalarını görüyordu..gül kokusunu içime çektim bi süre..Bianda küçücük kollarını sardı bedenime..

"Kelebeğim.." dedi

siyah uzun kirpiklerini kıpırdatarak gözlerini açmış şaşkınca yüzüme bakıyordu...Bana hep Kelebeğim der küçük prensim ..okulda hocası kelebeklerle ilgili, yaşam süreleri, çiçeklerle olan ilgileri ile ilgili konuşmuştu, hocasının anlattıklarını benimsemişti minicik kalbiyle.."Sana kelebeğim diycem artık...Birgün bile değerini unutmayayım,sevgine ihanet etmeyeyim diye..Her gün seni yeniden seveceğim, hep seveceğim.." demişti..bu yaşta böyle zeki, duyarlı olması beni şaşırtıyordu..

"Benim minik prensim neden uyandı bakayım bu saatte?"dedim gülümseyerek...ben de daha sıkı sarıldım ona..

"Ben yine aynı rüyayı gördüm..bi adam...bana sarılıyordu şöyle sımsıkı.." dedi benim kollarımı göstererek "Ayni senin gibi sarılmıştı bana..ama yine yüzünü göremedim"dedi yüzünü asarak..

Gözlerimin dolmasına mâni olamadım.. oğlum hep bu rüyayı görüyordu..bi adamın ona sımsıkı sarıldığını görüyordu... bu yüzdendi kimseye sarılmaması..Sinan'a,Yaman'a bile sarılmazdı, onları çok sevmesine rağmen izin vermezdi sarılmalarına.. Babasını özlüyor biliyorum..onu hatırlamıyor ama kendi dünyasında bi yer verdi babasına...hayallerinde babasını nasıl hayal ediyorsa öyle seviyor onu... İşte en çok bu yüzden kızgınım O'na..beni değil, oğlumuzu O'nsuz bıraktığı için..

Oğlumun elini yanağıma koyup
"Yine mi daldın yaa.."diye sitemli sesiyle düşüncelerden ayrıldım..minik prens sürekli dalıp dalıp gitmelerimden,içime kapanmamdan şikayetçiydi..

"Şu kaçıp giden yaramaz uykunu  nasıl geri getireceğimizi düşünüyordum.." dedim alayla..

dudaklarını birbirine bastırıp,bilmem der gibi başını yana yatırdı.

"Masal anlat bana..Gemi masalını..o zaman yaramaz uykum geri gelir" dedi gülümseyerek, uyumak için rahat pozisyona geçti ve kollarını tekrar sardı bedenime.. alnına minicik öpücük kondurdum ve itiraz etmeden masalı anlatmak için telefonumu elime aldım..unutmamak için telefonuma kaydetmiştim..bir kelimesini bile unutursam Yiğit baştan okumamı istiyordu... benim tatlı oğlum bu masalı çok seviyordu...defterimde bulduğu bu yazıya masal diyordu zeki oğluşum..onu dinlemeyi çok seviyordu minik aklıyla bişey anlamıyordu muhtemelen yazılanlardan...ama O'nun "masalı" olduğundan habersiz seviyordu.. Derin nefes alıp anlatmaya başladım yine yeniden..

"Dalıyorum yine sonsuz düşüncelere..bir minik gemi geçiyor düşüncelerin arasında yıllarca çapa atmış ama bugün rotasını çizen..gemimin adını masal koyuyorum.. masalımın adı da gemi oluyor.. o demir aldıkça masalım uzuyor.. masalım renklendikce gemim alıp başını gidiyor.."

"Masalımda bir adam.. düşünceleri boyunu aşmış.. peşine almamış rüzgarını.., gölgesinin ardına saklanmış aksine..hep korkmuş...karanlıktan, yalnızlıktan korkmuş.. güvenmekten korkmuş...özlemekten, sırtını yaslamaktan..görmekten..
bakmaktan.....

taş sektirmekten suda...berrak da olsa.. sinirlendiğinde bağırmaktan.. ağlamaktan üzüldüğünde....isyan etmekten canı yandığında.. yapmamış bunları sonra "birileri görür de ona karşı kullanır" diye belki...sonra "ne derler'i" bol olduğundan belki...hep ideal küçük adam olmuş..ailesi, arkadaşları hep sevmiş onu bulunduğu çizgiye basmadığı için seksek oynarken..ama hiç aklına gelmemiş o güne kadar karşısına hayatını değişecek küçük bir kız çıkabileceği.."

SİYAH&BEYAZ Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin