BÖLÜM 5

168 2 0
                                    

Amergin kızgın bakan gözlere baktı. Genç adam boyunun da avantajını kullanarak Amergin'i köşeye sıkıştırmıştı.

Amergin çenesini kaldırarak sordu. "Buraya bana ait olanı almaya geldim. O hırsızı koruyarak sende suçuna ortak oluyorsun."

Amergin için hiç de değerli olmayan çantası umurunda bile değildi. Ama Amergin korkmaktan hoşlanmamıştı. Üzerinde otorite kurulmasına alışkın değildi. O ne de olsa bir prensesti!

Amergin emindi ki burada da bir adalet sistemi vardı. Bir şekilde onu adaletle korkutabilirim.

"Ve sende haneye tecavüz ediyorsun. Şu an benim evime, benden habersiz girdin. Bu seni nasıl biri yapar?"

Amergin şok olmuş bir ifadeyle "Ben sadece çocuğun peşinden koştum. Kapı kilitli bile değildi. Burasının ev olduğuna dair herhangi bir işaret de görmedim." dedi.

Genç adam biraz geri çekildi. Amergin'i baştan aşağı inceledi. Bakışları en son gözlerini buldu. Birkaç saniye daha gözlerini inceledi.

"Evden mi kaçtın?"

Amergin'in şaşkınlıktan ağzı açıldı. Öyle bir izlenim mi veriyordu? Çaktırmadan üstüne başına baktı. Ona büyük geldiği belli olan bir etek ve bluz giyiyordu. Üstü başı toz toprak içinde kalmıştı. Saçlarını ve yüzünü düşünemiyordu bile. En son ne zaman banyo yapmıştı? Tekrar genç adama döndü.

"Hayır, evden kaçmadım. Sadece kötü bir gün bilirsin." Amergin bile neden bahsettiğini bilmiyordu. Herhalde bambaşka bir evrende olmak kötü bir gün sayılırdı.

Genç adamın gözleri yumuşadı. Amergin'e inanmadığı belliydi. Hala evden kaçtığını veya daha kötüsünün olduğunu sanıyor olmalıydı.

"O zaman burada kalmak için başka bir sebebin yok. Çantan sana gelmeyecek."

"Ne demek bana gelmeyecek? O çocuk buralarda bir yerlerde. Sadece çantamı alacağım. Neden onu koruyorsun? Yaptığının yanlış olduğunu biliyorsun." Amergin'in kafası karışmıştı. Bu ev genç adamınsa evinde hırsız barındırıyor, onu koruyordu. Amergin'in kafasında bir ampul yandı.

"Çocuk kardeşin mi? O yüzden mi onu koruyorsun?"

Amergin'in sorusu karşısında genç adamın gözlerinde birçok duygu geçti.

"Kardeşim gibi. O ve diğerleri."

"Diğerleri mi?"

Amergin bu soruyu sorduktan sonra etrafına bakmak aklına geldi. Gözlerini genç adamdan ayırabildiğinde evin içini inceledi. Durdukları yere açılan kapılardan içeri gizlice bakmaya çalışan çocuklar vardı. Pek çok yaştan çocuk vardı. Hepsinin üstü kir pas içindeydi. Benim gibi. Amergin yüzünü buruşturdu. Ama sonra aklına gelenle gözleri kocaman açılmış bir halde adama döndü.

"Yoksa sen bu çocukları çalıştırıyor musun?"

Genç adam kafasını iki yana salladı. "Hayır. Ama onları burada evimde ağırlıyorum."

Amergin'in kafası karışmıştı. "Nasıl yani?"

"Gel benimle."

Amergin tereddüt etti. Bir hırsızı belki de çok daha fazlasını evinde barındıran birinin peşinden gitmek mi? Amergin kendini koruyabilirdi.

Girdikleri bir oda da birçok yatak vardı. Bazılarında çocuklar oturuyordu. Yatakhane gibi...

"Neden suçluları evinde tutasın ki?"

Genç adamın gözleri kızgınlıkla karardı.

"Çünkü onlardan birine bakıyorsun."

Amergin bunu tahmin etmişti. "Nasıl bir suçtan bahsediyorsun? Adam kaçırma? Yoksa sende mi hırsızlık yapıyorsun?"

Genç adamın gözleri daha fazla kararamazdı. Sinirli sesiyle

"Daha da kötüsü. Hadi hayal gücünü zorla. Ama bunu dışarıda yap, mümkünse." dedi ve Amergin'i kapıya doğru sürüklemeye başladı.

Amergin ayak diriyordu. Evet belki genç adam bir katildi. Ama ne fark ederdi. Amergin onun yaşından çok yaşamış, birçok savaş görmüştü. Kendini koruyabilirdi, burada. Dışarıda değil. Bu evrende hangi tehlikelerin olduğunu bilmiyordu. Henüz öğrenmeden olmazdı. Bu genç adam Amergine'e hem barınma hem bilgi sağlayabilirdi.

"Tamam, tamam. Baştan alalım. Evet, evden kaçtım ve gidecek yerim yok. Bana da yardım edemez misin?" Amergin bunu dediğine inanamadı. Nasıl bir tehlikede olduğunu bilmeden atlıyordu. Ama genç adam yumuşamadı.

"Eminim kendi başına halledebilirsin." Amergin'i sürüklemeye devam ediyordu. Amergin mağdur görülmeliydi. Eğer adamın kolundaki elini alıp kırsaydı, mağdur olmazdı.

"Lütfen. Ben seni yargılamak istemedim. Sadece korktum. Kalacak yerim yok. Bu şehirden değilim. Kimsem yok."

En sonunda genç adam durdu. Amergin'i karşısına aldı.

"Adın ne?" Amergin genç adamın gözlerinde anlayış gördü.

"Amergin." Genç adam adına alışmak için birkaç kez söyledi.

"Gerçekten buradan değilsin yani." Amergin kafasını salladı.

"Kalmama izin verecek misin?" Birden Amergin'in aklına geldi.

"Ama sana verecek param yok. Değerli hiçbir şeyim yok."

Genç adam Amergin'in gözlerinin içine baktı.

"Benim adım da Aaron. Sana kalacağın odayı göstereyim."

*****

Aaron kızı odasına bıraktıktan sonra kendi odasına döndü. Yatağına uzandı. Kollarını gözlerine koydu, derin bir nefes aldı. Bu gece olanları düşündü. Çocuklara hep söylüyordu. Peşinizde biri varsa eve gelmeyin. Yoksa kendinizi değil herkesi yakarsınız, diye. Ama ufaklık Caedon, bu en önemli kuralı çiğnemişti. Peşinden çok güzel bir kız getirmişti. Aaron yavaşça silkindi. Güzel mi? O pespaye halinin altında güzel olduğuna inanıyordu, diyelim. Sarı saçları kirden birbirine yapışmış, yüzünde kirden yollar oluşmuştu. Üstündeki kıyafetlere bakınca onun evden kaçtığını düşünmüştü. Veya daha kötü bir yerden. Aaron gibi...

Çocuklara suçlu demesi Aaron'ı sinirlendirmişti. Onlar Aaron'a göre suçlu değil, çocuklardı. Yaşamak için çalıyorlardı. Kimseleri yoktu. Aaron gibi...

Aaron onlara kalacak yer sağlıyordu. Bu yıpranmış üç katlı müstakil evin her bir odası çocuklara ayrılmıştı. Tek bir kat hariç Aaron'un çatı katı. Aaron orayı kendine ayırmıştı. Yatak odası, banyosu buradaydı. Ondan başka kimsenin girmeye izni yoktu.

Kız kendisini aşağılayıcı ses tonuyla suçlamaya devam edince kan beynine sıçramıştı. Ne olursa olsun onunla uğraşmayacaktı. Güzel yeşil gözleri hatırına bile...

Tahmini doğru çıkınca kızı sokağa atamamıştı. Sokaklar acımasızdı. Bunu Aaron en iyi bilenlerdendi. Hele de böyle güzel ve savunmasız bir kız için. Güzel mi? Neden sürekli bunu diyorum?

Aaron parasının olmadığını tahmin etmişti. Diğerlerinden almadığı gibi ondan da para alacak hali yoktu.

"Amergin."

Adını sesli bir şekilde söyledi. Kulağına nasıl geldiğini duyunca daha çok söylemek istedi. Adının da genç kız gibi mistik bir havası vardı.

Hiç GidilmeyenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin