İyi okumalar
...
Odamda Three days grace - I Hate Everything About You şarkısının
Why do I love you kısmı yankılanırken gözlerimi sımsıkı kapayarak yastığıma sarıldım.
Şarkının söyleri o kadar anlamlıydı ki ağlatıyordu beni resmen. Aşırı duygusal bir yoğunluk yaşıyordum. Eve geldiğim gibi kendimi yatağa atıp akşama kadar boş boş uzanmıştım.
Sadece düşünüyordum. Ne olacağını, ne olması gerektiğini. Ve cidden işin içinden çıkamıyordum.
Bulutu unutamazdım. İmkansızdı.
Offlayarak diğer tarafa döndürdüm bedenimi. Biraz daha düşünürsem evini basıp ağzına sıçtıktan sonra üstüne atlayacaktım.
"Müziğin sesini kıs, misafir var."
Kapımın arkasından annemin sesini duyunca kapattım şarkıyı. Yatağımdan kalkıp dolabıma gittim.
Kapağını açıp elime ilk gelen eşortman ve sweati alıp üzerime geçirdim. Misafir dediği kişi birazdan midemi bulandırcak şeyler yapacağı adamdı büyük ihtimalle ve şuan cidden kaldıramazdım.
Odamdan çıkıp kısa koridordan geçerken gözüm oturma odasına kaydı. Koltukta oturmuş bira içiyorlardı. Vizyonsuzlar. İnsan şarap falan alır amk.
Kendi kendime göz devirip kapıya geldim. Eğilip ayakabılarımı ayağıma geçirip çıktım evden. Nereye kadar eve bu şekilde adamlar getirmeye devam edecekti acaba.
Telefonumu çıkarıp saatte baktım. 12.32 olduğunu görünce geri cebime atıp evin biraz ilerisinde ki tekele girdim.
Cebime koyduğum cüzdanımı çıkarıp içine bakınca 10 tl kaldığını görünce bıkkınlıkla nefes verdim ve dondurma dolabına ilerledim.
Tekelde dondurma dolabının ne işi varsa artık.
Bir tane karamelli disk aldım. Sonra geri bıraktım çünkü karar vermek çok zor. 10 dakika falan dolabın içiyle bakışmaya devam edince, yaşlı adam yalandan boğazını temizledi.
En sonunda oreolu disk de karar kıldım ve 1 tane alıp kapağını kapadım.
Parasını ödeyip tekelden çıkınca parka yöneldim.
Keşke karamelli alsaydım.
Kabını açıp parkın yanına konulmuş çöp kutuna attım ve hafif tedirgin bir şekilde içine girdim.
İnşallah ayyaşlar veya serseriler yoktur yarabbim. Veya köpekler.
Bir süre göz gezdirince kimse olmadığına emin oldum ve kaydıraklara yürüdüm.
Merdivenlerden yukarı çıkıp yuvarlak şeyin içine girip bağdaş kurdum. Bir yandan twiter da gezinirken bir yandan da dondurmamı yemeye başladım.
Sonra kıskansın diye Ahu'ya resmini attım. Ehe yakın arkadaş olmak bunu gerektirir.
Pezevengler Okyanusu grubundan konuşulduğunu görünce sohbete tıkladım.
PEZEVENGLER OKYANUSU
Alp: nabıyonuz lan pezolar
Emir: ayıb ediyon beni kaybediyon
Alp: sana demedim yavrum yerim seni
Emir: töbe töbe sapık mısın
Alp: sAnA sApIğIm
Oğuz: sikişmeyin orsplr
Ahu: küfür etme annecim ayb
Oğuz: sevgilim demek istedin herhalde bebiş
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bulut▪︎BoyxBoy
Teen Fiction[TAMAMLANDI] İstediğiniz bir şeyi kırk kere tekrar ederseniz gerçekleşir diyorlar. Sanırım bu bir tür büyü aga BoyxBoy
