22

9.2K 603 264
                                        

Dayanamadım ve yazdım hemen ehehe ii okumalar
...

"Batu daha hızlı ol!"

"Son hızdayım şuan kızım!"

"Bu mu en hızlı halin cidden, kaç dakika geçti gelmedin hâlâ."

"Geldim geldim, görüyorum seni şuan. Sağına bak."

"Tamam hızlan hadi bay."

"Bay."

Telefonu kapatıp cebime koydum. Ceylin, birisiyle konuşmam gerekiyor bahçeye inince ara beni demiş ve sınıftan nerdeyse uçarak çıkmıştı.

10dk sonra arayıp okulun yanında ki parkta beklediğini söylemişti. Bende hemen topralanmaya başladım ama yeni öğrenmiş olduğum 'beklemekten nefter etme' özelliğiyle tanışmış bulundum.

Sonunda okuldan çıktığımda direk parka yöneldim. Sırf Bulutun inadına tabiki saçma sapan şeyler yapmayacaktım. Sadece öyle görünmesini sağlayacağım o kadar.

Parkın girişinde ağaca yaslanmış, gelişimi izleyen Ceyline sırıtıp el salladım.

Yanına gelince kaşlarını çatarak homurdanmaya başladı.

"10 dakika önce gel dedim, yarım saat oldu Batu."

"Son dakika da haber verdin kızım ben yapayım. Neyse sen niye burda bekledin? Parkın içinden geçeriz demiştik."

"Daha fazla beklememek için tabiki. Hem boşver parkın içini ya gel biz adam akıllı yoldan ilerleyim."

Diyip kolumu tutunca ısrarla yerimde durdum.

"Kafe diğer tarafta kalıyor saçmalama, hadi gidelim."

"Ben o kafeye gitmek istemiyorum artık."

"Ama orada ki sebastian cheescake çok güzel."

"Ben sevmiyorum."

Şaşkınlıkla yüzünde baktım. Kendisi yalvarmıştı remen bana o kafeye gidelim diye. Şuan neden bahane uyduruyordu anlamadım.

"Niye gitmek istemiyorsun?" Bir süre alık alık yüzüme bakınca pes etmiş gibi omuzlarını indirip nefesini bıraktı.

"İyi tamam gidelim ya."

Kafamı salladım ve parkın iç kısmına doğru ilerlemeye başladık. Çıkış saati olduğu için çok kalabalıktı orta kısmı.

Bir kızın saçma sapan hareketler yaparak çığlık atarcasına kahkaha atmasıyla göz devirdim.
Hiç sevmiyordum şöyle dikkat çekmeye çalışan tipleri.

Yürürken bir yandan da biraz daha bakındım parka.
O sırada gözlerim bir çardağa yerleşmiş arkadaşlarımı buldu.

Alp Emiri kolunun altına almış yanaklarını sıkmaya çalışıyordu, Oğuz Ahuyu sarıp sarmalamış, kafasını da boynuna gömmüş Berk'e sataşan Cemreyi izliyordu.

Bulut ve Edayı göremeyince içim rahatlamıştı. Dudaklarıma küçük bir gülümseme oturtmuş hâlâ onları izlemeye devam ederken

Sert ama canımı acıtmayacak bir omuz yedim.

"Ay pardon Batu yanlışlıkla çarptım. Neden itiyorsun aşkım koskoca yol var önünde."

Eda'nın iğrenç sesi kulaklarımı kanatmıştı resmen. Ağzından çıkan 'aşkım' kelimesi sinirlerimi bozarken cümlenin devamının gelmesiyle dudaklarımda ki tebessümün yerini alaycı bir sırıtma aldı.

Edaya hiç birşey demeden adeta bir boğayı andıran Buluta baktım.

"Bir daha dolaylı yoldan da olsa herhangi bir sözlü veya fiziksel temasa geçersen, temas eden yerlerini sikerim."

Bulut▪︎BoyxBoyBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin