Şoka girmiştim hızlıca yanına doğru oturdum kafasını dizime koydum gözlerini araladı
+ben derya ablanın nereye gittiğini bilmiyordum
Dedi yüzü kan içindeydi.
-sus sus biliyorum gitme Eylül sende gitme
Bana bakarak tebessüm etti ve gözleri ağır ağır kapanıyordu kendimi tutamadım bağırıyordum Eylülün yüzüne baktım o kadar masum o kadar güzel diki melek gibiydi yüzünde tebessüm vardı çok korkuyordum ağlamaktan kendimden geçmiştim ambulans geldi beni ayağa kaldırdılar eylüle müdahale ediyorlardı eylülü sedyede arabaya bindirirken birden gözlerim karardı başım dönmeye başladı...
Gözlerimi açtığımda hastane odasındaydım kolumda serum vardı sağıma soluma baktım ama ne Eylül ne bir doktor ne de başka kimse yoktu serumu çekip attım Eylülü bulmam gerekiyordu odadan tam çıkacakken hemşire geldi ne yapıyorsun sen diyerek bağırdı ağlamamak için zor tutuyordum kendimi ağlamaklı bir ses tonuyla Eylül nerde öldü mü diye sordum cevap vermiyordu doktor hemşireler tuttu beni sakinleştirici vurdu sersemlemiştim başım dönüyordu ama umrumda değildi tek istediğim Eylülü görmekti bir kaç saat sonra biraz kendime gelmiştim başımda hemşire vardı ona doğru bakıp zar zor Eylül nerde demeyi başarmıştım tebessüm etti
Korkma Eylül yaşıyor yoğun bakımda durumu şuan iyi senin de serumun bitince taburcu olacaksın geçmiş olsun dedi serum bitmişti kendime geldim yavaş yavaş kalkıp Sekretere Eylülü sordum ve bana tarif etti gittim yoğun bakımın camından bakıyordum orada öylece yatıyordu melek gibi onunla konuşmak onun suçlu olmadığını söylemek ondan özür dilemek istiyordum ona öylece bakarken içeriden doktor çıktı Eylül'ün durumunu sordum biraz daha iyi olduğumu fakat hala uyuduğunu ve uyanmadığını söylediler şu anlık beklemekten başka bir çaremizin olmadığını söyledi yıkılmıştım hepsi benim yüzümdendi telefonum çalıyordu bu o numaraydı kaza yapmadan önce annemin ölüm haberini veren numara benim aklımdan tamamen çıkmıştı annem annemi kaybetmiştim annem intihar etmişti acele ile hemen annemin olduğu yere doğru gittim morgdaydı ürpermiştim morgun kapısına doğru ilerledim içeriye girdim beyaz bir çarşafın altında annem yatıyordu o hayat dolu yıllardır hasretini çektiğim annem burada annemin cansız bedeni yukarıda Eylül'ün benim yüzümden yaşamla savaşı kafayı yiyecektim görevli annemin yüzünü açtı yüzü mosmordu elini tuttum eli buz gibiydi yüzüne dokundum o yüzündeki sıcaklık yoktu buz gibiydi sanki bana doğru tebessüm ediyordu ya da ben kafayı yiyordum saçlarını okşadım bana verdikleri sakinleştirici yüzünden ağlayamıyordum bile annem intihar mı etmişti cinayete kurban mı gitmişti dışarı doğru çıktım polis ekipleri geldi yanıma başınız sağ olsun size birkaç soru sormak istiyorum dedi kafamı sallayarak onayladım
Annenizin bir düşmanı var mıydı diye sordu kafamı sallayarak hayır annemin düşmanı yoktu ya da en azından ben bilmiyordum biz annemle daha bu sene daha çok yeni tanıştık ben babamın yanında kalıyordum dedim
Peki evden çıkarken ne dedi ya da nereye gidiyorum dedi kaçta gitti diye sordu
Biz 3 kişiyiz annem ben ve eylül diye çok sevdiği bir yanımızda çalışan buraya gelmeden önce annemin ölüm haberini aldığımızda hız yaptığımız için kaza yaptık şu an o yoğun bakımda her şeyi ona söylemiş gece çıkmış saat kaç bilmiyorum arkadaşımın yanına gidiyorum demiş dedim bu kadar bilgim var başka da bir şey bilmiyorum dedim bana bakıp başın sağ olsun deyip gittiler Eylül'ün yanına çıktım içeri girip giremeyeceğimi sordum doktora doktor girebilirsin dedi içeriye girmek için hazırlandım ve içeriye doğru yürüdüm elinden tutup ağlamaya başladım ne olur uyan sana çok ihtiyacım var hepsi benim yüzümden keşke o kadar hızlı kullanmasaydım seni suçlamasaydım annem gitti sende gitme ne olur Eylülümm dışarı çıktım bir hafta olmuştu artık Eylül'ün normal odaya almışlardı yanından Bir dakika dahi olsa ayrılmıyordum bir haftadır aynı kıyafetlerle yemeden içmeden Eylül'ün yanında uyanmasını bekliyordum umudu kesmiyorum eylül'üm uyanacaktı kafamı elinin üstüne doğru koyup ağlamaya başladım daha uyanmazsan ya tek başıma kalırsam yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı uyku bastırıyordu
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yalan Sevgiler
Teen FictionBaba sevgisi görmemiş annesinin doğum gününde annesini kaybeden dayısının evine yerleşen yengesi tarafından istenmeyen sonunda üniversite için İstanbula giden bir kızın yaşam öyküsü
