"Sabah olmuştu, yatağımdan kalktım, elimi yüzümü yıkadım ve dolabı açtım. Bugün içimde anlatamadığım güzel bir his vardı. Bugün pozitif başlayacaktım güne, güzel sarı bir elbise seçtim. Saçlarımı taradım, dalgalandırdım ve hafif bir makyaj yaptım. Bugün negatif hiçbir şey düşünmeyecektim. Aynaya baktım, çok beğenmiştim kendimi. Aşağı indim, Aslı abla çok güzel bir kahvaltı hazırlamıştı. "Kızım, kahvaltıyı hazırladım, hadi otur bakalım kahvaltı sofrasına" dedi. Oturduk ve o sırada televizyonda öyle bir kanal açtım ki, hem televizyona bakıp hem de Aslı ablayla sohbet ediyorduk. "Aslı abla, bugün ne kadar güzelsin, yüzünde mutluluk sebebi ne acaba güzel kızım?" dedi. "Abla, bugün çok enerjiğim. Umarım bu enerjim gitmez, umarım hep böyle enerjik mutlu ol" dedim. Beraber sofrayı topladık ve bir kahve yapıp bahçeye geçtik. Hava çok güzeldi ve o sırada Eren, "Afiyet olsun hanımlar, bana yok mu bir kahve?" dedi. "Olmaz mı gel gel yaparız" dedim. Geldi, sandalye çekti ve "Aslı abla, siz oturun, ben yaparım hemen bir kahve" dedi. "Eren, bugün ne kadar güzel olmuşsunuz hanımefendi" dedi. "Teşekkürler Eren bey, bugün böyle çok mutluyum ve kimse bozamaz. Hep mutlu ol Eylül, mutluluk sana çok yakışıyor." dedi
Tebessüm ettim o sırada bir gümbürtü koptu silah sesi duyuldu aslı abla bağırarak yanıma geldi Eylül içeri gir çabuk korumalar yanıma geldi üst kata çıktık silah sesleri çoğalıyordu yanımda kimse yoktu beni yukarı kata yiğitin odasına tıkıp gittiler odadan çıktım kendi odama gidip telefonu almam gerekiyordu en azından serhatı arayabilirdim pozitif olucam mutlu olucam ya illa bir şey olucak odama girdim elim ayağam titriyordu telefonu koyduğum yerden alacakken arkamdan biri ne arıyorsun deyip silahı kafama yasladı işte sonum gelmişti neden çıkarsın odadan be Eylül elim ayağam titriyor aşırı korkuyordum kafama silah dayayan adam bana bak diye bağırdı arkamı döndüm uzun boylu esmer biri silahı tam alnıma dayanmıştı otur yoksa vururum oturmayınca şakam yok otur diye bağırdı korkudan mecbur oturdum ne istiyorsun benden ne istiyorsan al evden lütfen bırak beni burası benim değil benden tek istenen senin cesedin seç bakalım burda mı ölmek istersin yoksa gidip patronun yanında mı öldürelim seni gerçi çok güzelmiş sin tadına bakmadan seni öldürmek olmaz kimseden ses çıkmıyordu umarım kimse ölmemiştir gerçi şimdi ben öleceğim lütfen bir şey yapma öldür öldürecek isen nolur ne istiyorsunuz benden kimsiniz o anda güldü seni dedi üstüme doğru eğilip o anda tekme atıp aşağı doğru kaçmaya başladım arkamdan bağırarak koşuyordu aşağısı harabe gibiydi güvenlikler yerde yatıyor aslı ablam ve eren yerde yatıyordu koşarak yanlarına gittim o anda arkamdan gelip beni omzuna alıp tekrar odaya götürdü sus şimdi ölmek istemiyorsan benim istediğim olacak çok korkuyordum ne yapacağımı bilmiyordum o sırada çok geç kaldım işini bitirip gideceğim son duanı etmeye başla deyip silahı kafama dayadı gözlerimden yaşlar durmuyordu gözlerimi sıkıca kapatım o sırada silah sesi duyuldu sanırım ölmüştüm evet evet ölmüştüm hiç acı yok sonunda dünyayla işim bitmişti gözlerimi açtım yiğit karşımda Eylül iyimisin diye bağırıyordu şoka girmiş olucağım tepki vermiyordum
YİĞİT
Eylül tepki veremiyor sadeca kıpkırmızı gözleri ile bana bakıyordu kendine gelmesi için tokat attım yiğit diye bağırdı ve sarıldı çok özlemiştim onu iyimisin iyimisin sana bir şey yaptımı çok hızlı nefes alıyordu birden ayağa kalkıp yere yığıldı sessiz bir şekilde aslı abla öldümü yiğit diyordu kucaklayıp yatağa yatırdım ah Eylül bir bilsen seni burda mecbur tutuyorum seni nelerden sakladığımı bi bilsen hiçs kaçmak istemezsin ya sana bir şey olsaydı eylül uyumuştu ya da bayılmıştı bilmiyordum korumalarım gelip yerdeki cesedi aldı yok edin diye emir verdim eylül burdada güvende değildi aşağı indim herkes kanlar içinde yatıyordu arkamdan bir tıkırtı geldi belimden silahı çekip birden arkamı döndüm silahı dorultum gelen eylüldü
Eylül
Kalbim korkudan her an kalbim duracaktı her yer kan içindeydi etrafa baktım aslı abla kanlar içinde yatıyordu ama eren yoktu ambulans polis hepsi gelmişti ifade vermek için yiğitle karakola gidiyorduk
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yalan Sevgiler
Teen FictionBaba sevgisi görmemiş annesinin doğum gününde annesini kaybeden dayısının evine yerleşen yengesi tarafından istenmeyen sonunda üniversite için İstanbula giden bir kızın yaşam öyküsü
