Yetimhanedeki işlerimi halledip eve doğru yürümeye başladım.
Yetimhanedeki görevim ordaki çocuklar ile ilgilenip, yapmak istedikler şeyler için onlara yardım etmek çok yorucu bir iş değil ama akşam 11'e kadar ayakta oluyorum. Ee bazen de Jisung bey ile iş bitiminde sohbet ediyorduk.
Anlaşıldığı kadarıyla etrafımda çok fazla insan vardı ama ben hep yalnızdım.
Kızım olmasa belki tutunacak bir dalım bile kalmazdı.
Sorumluluk sahibi bir baba olmuşumdur her zaman ama arada kaçamaklar olabilirdi değil mi?
Bir markete girip bir şişe soju aldım ve sahil kenarına gittim. Normalde asla bu kadar geç saatlerde böyle bir şey yapmazdım ama Hyunjin'e karşı olan ufak güvenim biraz içmekten zarar gelmeyeceğini düşündürüyordu. 'Kızımızın başında o var' düşüncesindeydim.
Çok da hızlı olmayacak şekilde düşüncelerim ile şişeyi bitirmiştim. Hyunjin'e söylediğim aklıma geldi.
'Benim yerimdeki kişi alkolik ya da madde bağımlısı olurdu.' Kıkırdamıştım.
Sanırım kendimi sıkacak iradeye sahip olmasam alkolik birisi olurdum.
Hep süper bir baba ve harika bir eş olma çabasındaydım. İkisini de başaramamıştım.
Ne iyi bir baba olabildim, ne de eş.
Belki de Hyunjin'in gitmesindeki sebep bendim. Onu sıkmasaydım belki gitmezdi. Ya da daha iyi davransaydım. Her zaman ona çok iyi davrandığımı her isteğini yerine getirdiğimi düşünüyordum. Demek ki onun için yeterli olamamışım.
Eun mi'ye gelecek olursak. Benim yüzümden hep çoğu şeyden mahrum kaldı. Doğru düzgün istediklerini yerine getiremiyordum. Bazen istediği şeyleri bile bana söyleyemiyordu. Aklıma ilk zamanlar geliyor, parkta oynarken küçük kızıma dondurma alamadığım o gün gelmişti.
Dondurma satan abla ne kadar halime acıyıp kızıma dondurma ikram etse de içim parçalanmıştı. Bana gelip 'Baba bana da dondurma alabilir misin?' demişti. Çok basit bir cümle ama beş parasız ben yapamamıştım.
Hyunjini bu yüzden dolayı çok suçladım belki tek olsaydım daha rahat idare ederdim ama Eun mi ile olmamıştı. Ben aç kalsam bile onun aç kalmaması gerekiyordu. Gelişim çağındaki bir çocuğun bazen et yemesi bazen sebze yemesi gerekirken ben ona çok az yedirebiliyordum.
Etrafında hiç mi insan yok diyordu bazıları. Vardı ama onlar hayır kurumu olmadı hiçbir zaman.
"Kendini suçlama Seungmin. Sen elinden geleni yaptın." Demiştim kendimi tatmin edercesine.
Umarım daha iyi zamanlar geçirirdik. Tek isteğim hyunjin'in artık yanımızda olmasıydı.
...
(Eun mi ve hyunjin evdeyken)
"Eun mi yatağa hadi kızım. Uyku saati geldi."
Hyunjin tüm vücudu titrerken kızına belli etmemeye çalışarak onu yatağa yönelendirmeye çalışmıştı.
"Babacım iyi misin? Biraz solgun duruyor yüzün."
"İyiyim babacım biraz midem bulanıyor sadece ilaç içicem birazdan hadi sen yatağa geç bakalım. Hadi sözümü dinle."
Eun mi babasını dinleyip hemen yatağına geçmişti. Hyunjin yanına gidip üstünü sıkıca örttükten sonra saçlarına minik bir öpücük kondurmuştu.
Odadan çıkar çıkmaz olabildiğince hızlı bir şekilde kendini balkona atmıştı.
Ellerini soğuk demirlere sıkıca sararken derin nefes almaya çalışıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
never again/hyunmin
FanfictionHyunjin, Seungmin ve kızını terk etmişti. 20/08/21 20/02/23
