26

627 84 50
                                        


Kapının sertçe çalmasıyla oraya ilerledim ve delikten baktım.

Yüreğim daha fazla hiçbir şeyi kaldırmıyordu.

Gözlerimden akan yaşlar asla kesilmezken nefesim düzensizleşiyordu sürekli.

Hıçkırıklarımı içime hapsetmeye çalışıyordum ama başarısızdım. Her şeyde olduğu gibi yaşamakta da başarısızdım.

Kapıyı açtığımda karşımdaki beden hızla boynuma atladı ve kendiyle birlikte beni içeri çekti.

Daha fazla ağlamama sebep oluyordu. Ona karşılık verip sıkıca sarılmıştım.

Daha içli ağlamaya başaladığımda saçlarımın arasına daldırdı ellerini ve okşamaya başladı.

"Ağlama artık. Ben... dayanamıyorum." sözleri içimi yakıyordu ama elimden ne gelecekti ki.

"Her şeyi halledeceğiz. Üzülme."

Hiçbir şeyi halledemezdi. Halledemeyecekti.

(flashback)
1 ay önce
"Karar." hakimin sesiyle herkes ayağa kalkmıştı.

"İkilinin boşanmasına. Hwang Hyunjin'in aylık 10.000 won nafaka bağlanmasına ve hayat kalitesinin daha düzenli olabilmesi için Hwang Eun mi'nin velayetinin Hwang Hyunjin'e verilmesine karar verilmiştir."

Seungmin gözlerinin karardığını hissetmişti.

Ne demek Eun mi gidecekti.

Bir şeyler söylemek için öne atılacaktı ki. Birden yere yığılmıştı.

Hyunjin koşarak yanına gitti ve başını kaldırıp ona seslendi.

"Seungmin. Seungmin iyi misin, uyan."

Eun mi ne olduğunu anlayamamıştı ama günlerdir halsiz olan babasının bayılması onu korkutmuştu.
...

"Seungmin bak velayeti bilerek almadım. Bunu hakkında hiçbir şey de yapmadım lütfen kendine gel."

"Sen benden ne istiyorsun. Yeter artık yeter! Benden kızımdan ne istedin de bana bunu yapıyorsun."

Seungmin evde yalnız olmalarının verdiği rahatlıkla hıçkırıkları arasında tüm sinirini Hyunjin den çıkartıyordu.

"Senden nefret ediyorum anlıyor musun? Senden nefret ediyorum Hyunjin. Beni bırak o ufacık kızdan ne istedin. Yaşama bağlanma sebebimden ne istedin de benden alıyorsun onu. Senin buna hakkın yok. 3 yıldır bizi bırakmanın karşılığında kızımı da alıp gidemezsin. Hyunjin ben onsuz yaşayamam."

Hyunjin'in omzuna sertçe birkaç kez vurmuş ve yere çökmüş ve koltuğa yaslanmıştı.

"Kızımı benden alma." Hyunjin de Seungmin gibi göz yaşlarına hakim olamıyordu.

"Boşanmayı sen istedin Seungmin. Benim sana olan sevgimi bildiğin halde sen istedin. Ne kadar sevdiğimi bildiğin halde. Senden defalarca kez özür diledim. Tamam biliyorum özrün hiçbir anlamı yok. Hiçbir şey ifade etmiyor ama..."

Hyunjin gözlerinden dökülen yaşlar yüzünden konuşamamıştı.

"Ama ne? Ne ama... Ne diyeceksin? Beni hiç sevmedin mi Seungmin? Sana cevabını vereyim. Seni çok sevdim o kadar sevdim ki kendimden vazgeçtim. Sır o minicik kız için yaşama tutundum ama sen ne yaptın? Hiç... Yaptığın kocaman bir hiç. Hastasın, evet. Söyleseydin Hyunjin. Sevgilim böyle böyle sıkıntılarım var beraber üstünden gelebiliriz deseydin. Yaptığın tek şey vaatler vermek oldu. Eun mi ye ben gidiyorum ama geri gelicem demekle ne değişiyor ki. Ben neyim burda? Neyim senin gözünde!"

never again/hyunminHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin