17.

2.1K 112 6
                                        

''Anımsanan ne varsa şimdi
biraz acıya dönüktür yüzü''

___________________________
Medya'da ki şarkıyla okumanızı tavsiye ederim. Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen 🥺 iyi okumalar.

1 gün sonra

'' bugün gidecek misiniz yani? alışmıştım size''  kızlar tv de açtıkları diziyi izleyip kahvesini yudumlarken selin suratını asarak kumandayı alıp kapattı.

'' İstanbul'da olsaydın bunu söylemene gerek olmazdı.'' Şimdi surat asma sırası Azra'daydı.
Hâlâ selin'i özlüyordu. Üniversite zamanları sürekli birliktelerdi, o günleri özlemişti.
Leyla kahvesini masaya bıraktıktan sonra ayağa kalkıp kızlara dönerek " neden gittin tartışmasını yapmayı bırakalım da dışarı çıkalım. Akşam zaten yola çıkacağız en azından biraz daha vakit geçirebiliriz."
Diğerleri leyla'nın söylediklerine hak verircesine kafa salladı.
" zaman kaybetmeden çıkalım hadi 2 saat anca hazırlanıyorsunuz zaten özellikle şu şahıs."
Azra'ya dönüp dil çıkarak parmakla gösterdi.
Azra göz devirerek koltukta ki yastığı alarak leyla'ya fırlattı.
" Makyajım birazcık uzun sürüyor olabilir ama birazcık yani."
Selin ve leyla ikilisi azra'nın söylediklerine güldü. Azra ve erken hazırlanmak? Mümkün değildi.
"Neden gülüyorsunuz ki şimdi gayet erken hazırlanıyorum ben bir kere."
Surat asarak, hazırlanmak için önden odaya geçti.
" Bir de o trip atıyor inanılır gibi değil."
Selin gülerken leyla da inanmıyormuşçasına kafasını sallayarak kollarını bağladı .
***
Selin kapıyı kitlerken diğerleri de ayakkabısını giyiyordu.
"Kızlar baştan söyleyeyim kalabalık ortamlara girmem kafam kaldırmıyor artık benim sesleri"
" sahile gidelim o zaman bira ve bir şeyler alır geçeriz"
Kızlar merdivenlerden tam inerken yukarıya doğru çıkan birinin selin'e selam verdiğini gördüler. Azra ve leyla şaşkınlıkla birbirlerine bakarken merak etmişlerdi. Selin'in buraya taşındığından beri ruh halinin iyi olmadığını kimseyle iş haricinde iletişim kurmadığını biliyorlardı. Bu yakışıklı adam da  kimdi?

Adam gülümseyerek selin'e bakıyordu
"Nasılsın selin görünmüyorsun hiç bir kaç gündür."
Selin'de küçğk bir gülümsemeyle karşılık verdi.
" iyiyim samet sen nasılsın? Arkadaşlarım burada o yüzden pek balkona çıkmıyorum"
Azra gözlerini kısarak şüpheli bakışlarla ikisini süzüyordu. Bu gizemli kişiyle muhabbeti ilerletmiş  ve bizim haberimiz bile yok araba da başının etini yiyeceğim selin hazır olsan iyi edersin.

"Anladım. Kendine iyi bak selin,sohbet edebiliriz umarım yine.İyi akşamlar."
Samet kızlara da gülümseyerek selam verdikten sonra selin'in karşısında ki dairenin kapısının kilidini açıp içeri geçince azra daha çok şaşırmıştı. Anasını satayım karşı komşularmış bir de inanılmaz.

Herkes arabaya geçtikten hemen sonra azra  konuya girdi
" kimmiş bu samet hım? Hem de karşı komşunmuş haberimiz yok."
" Balkonda kahve içerken camda gördüm bir kaç defa. Sonra muhabbet edince arkadaş olduk öyle. Yani anlatacak kadar önemli bir şey olduğunu düşünmedim."

Leyla'nın inanmadığı yüz ifadesinden belliydi.
" Seni sadece arkadaşı olarak gördüğüne emin misin? Evine girene kadar baktı sana. Bakışlarını görmeliydin."
azra hak verircesine kafasını sallarken selin saçmalamayın der gibi baktı.
" yok artık saçmalamayın isterseniz. Sadece bir kaç defa konuştuk öyle komşuyuz sonuçta.
Azra alayla sırıtttı. "kesin öyledir."

Sahile vardıktan sonra  buldukları şezlonga yerleştiler.
" içecek ve çerezleri alıp geliyorum hemen."
Kızlar kafasını sallarken leyla gelene kadar muhabbet'e dalmışlardı
" geri dönmeyi düşünmüyor musun hiç? Burada sadece teyzen var  başka kimse yok. İş yerinde hiç arkadaş edinmiş gibi de durmuyorsun aylardır tek başınasın. Böyle daha fazla sürmez selin. Uzun süre tek kalman yaşadığın ruhsal problemlerini daha kötü etkileyebilir, mesela kolunda ki bu minik çizgiler en büyük örneği."
Selin kafasını eğmiş sessizce azra'yı dinlerken arkadaşının son dediğine şaşırdı. Oysa fondötenle iyice kapatmıştı. Nasıl fark etmişti?
Gözleri dolmuştu hiçbir şey diyemedi. Bir kaç saniye susup aklına gelen görüntüleri atmaya çalıştı.
" Ben.. ben sadece yok olmak istedim. Sevilmeye layık olmadığımı düşündüm hep. Yaşama tutunmak için sebep aradım uzun bir süre ne yapacağımı bilemedim kocaman bir boşluktaydım sanki. Bir kaç defa denesem de sadece çizikten ilerisi olmadı. Korktum. Her şeyi sonlandırmak isterken bir yandan da yaşamak istiyordum. Kimseye soramadım, anlatamadım hiç tek başıma halletmeye çalıştım her şeyi. Ama yapamadım elime yüzüme bulaştırdım her şeyi. Tek kaldıkça kafamda ki düşünceler hiç  bırakmadı peşimi geceleri düşünmekten yatamıyordum. Bazı geceler ağlama krizleri geliyordu nefes alamıyordum. Sonra düşündüm 'böyle bir hayat, yaşamaya değer bir hayat mı?Her gün böyle yaşamak zorunda kalmak yerine bitirmek belki daha iyi' Diye. Gün geçtikçe depresif hallerim daha boğucu olmaya başladı. Sonra Aynalara bakmaktan nefret etmeye başladım. Kendime bakmak istemiyordum, katlanamıyordum kendime.  Aynaya her baktığım da nil geliyordu aklıma. Yaşadığımız bütün güzel anılar doluşuyordu gözümün önüne. Unutmak için çabalarken daha çok hatırladım. Unutmak için verdiğim onca çaba, tam da alıştırmaya çalışmışken kendimi
onu görünce yine yapamadım başaramadım."
Göz yaşları akarken içini bir defa daha döktü bu gece. Nil'e anlatmak istedikleri ama asla yapamayacağı.

Ne Zamandır Sendeyim✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin