Bu bölüm kısa oldu fakat diğer bölümle telafi etmeye çalışacağım. Ve bir şeyden daha bahsetmek istiyorum önce ki bölümün beğenisi düştüğünü görünce üzülüyorum lütfen okuduğunuzda yorum yapmayı ve oylamayı unutmayın.🥺 Belki sizin için önemsiz gibi geliyor olabilir ama hikayemin büyümesinde büyük bir payı oluyor bu yüzden emeğime destek gösterirseniz gerçekten sevinirim. İyi okumalar dilerim💖
_________________________
Hastaneye vardıklarında korkudan kalbi fazlasıyla hızlı atıyordu. Gerginlik biraz daha devam ederse midesinde ne varsa boşaltabilirmiş gibi hissediyordu.
Nil kolunu hızla çekip asansöre yönlendirdiğinde hâlâ kendinde değildi . " yoğun bakım 3. Kattaymış gidelim hadi."
Selin sadece susmakla yetinmişti.
Kata vardıklarında hızlıca yürüyüp etrafına baktıklarında, selin annesinin ayakta duvara yaslanmış sessizce durduğunu gördüğünde içi parçalanmıştı. Yanına gitse sarılabilir miydi? Desteğini kabul edecek miydi? Bugün ki kavgadan sonra nasıl ilerleyeceğini bilmiyordu.
Annesi selin'i gördüğünde ağlamaya başlamıştı. Selin hızlıca koşup annesine sarıldı.
" Durumu kritik mi? İyileşeceğini söyle..lütfen."
Annesinin omzuna kafasını yaslamış ağlarken duyacağı cevaptan korkuyordu. Hazır değilim.. duymaya hazır değilim.
Annesi kızının saçlarını okşarken zorlukla konuşuyordu " yoğun bakıma aldıklarından beri çıkan olmadı bekliyorum yarım saattir"
Anne kızın birbirlerine yaslanıp ağlayışını izlerken Nil nasıl yaklaşması gerektiğini bilmiyordu. Olanlardan sonra eskisi gibi sıcak davranabilir miydi? Fazlasıyla çekiniyordu.
Nil konuşmak için yakınlaşacağı sırada kapıdan doktor çıktı. Hepsi doktorun çevresinde endişeyle toplandı
" Kritik durumu atlattık ama dinlenmesi gerekiyor fazlasıyla yorgun şu an. Duruma göre 1-2 saat sonra yanına gidebilirsiniz. Geçmiş olsun."
Doktor konuşmayı yapıp gittiğinde herkesin üzerinden koca bir yük kalkmıştı sanki.
" Hepsi benim yüzümden oldu özür dilerim. Bu kadar üstüne gitmek istememiştim."
Selin fazlasıyla suçlu hissediyordu. Söylerken bile annesinin gözlerine bakamamıştı.
Annesi derin bir nefes verip suratsız bit ifadeyle kafa salladı " bunu şu an konuşmak istemiyorum selin. Baban iyi ya o yeter."
Selin sadece kafa sallamakla yetindi. Nil'e doğru baktığında o da aynı şekilde üzgün bir ifadeyle oturuyordu. Ortamda ki sessizlik herkesi bir şekilde geriyordu.
Nil kalkıp selin'in yanına oturdu ve kulağına doğru fısıldadı " bahçeye çıkmak ister misin?"
Selin olumlu anlamda kafasını sallayarak kalktı. İlerlediklerinde selin arkasını dönüp annesine baktığında yüzünde hiçbir ifade yoktu. Yanından kalkıp gittiğinde bir şey sormamıştı bile.
Bahçeye vardıklarında dakikalardır sessizce dolanıyorlardı. Nil selin'e baktığında üzgün gözlerle daldığını görmüştü. " Kendini suçlamayı bırak lütfen. Böyle olacağını bilemezdin sonuçta. Her hareketimizi geleceği nasıl etkileyeceğini düşünerek yapamayız ki. Sen haklıydın biliyorsun."
Nil'in haklı olduğunu bilse de içi içini yiyen bir pişmanlık duygusu vardı. Ne kadar kendini teselli etmeye çalışsa da bir işe yaramıyordu.
"Biliyorum ama.. ya bir şey olsaydı? Ben bu suçluluk duygusuyla yaşayamazdım nil. Annemi görmedin mi? Bana karşı ne kadar soğuktu. Sanki bir yabancıymışım gibi."
Nil teselli vermek için sarışının kolunu okşadı " Ona biraz zaman vermelisin. Hâlâ babanın olayının şokunda. Zamanla işler yoluna girer belki, hm?
Sarışın somurtarak kafasını nil'e yasladı " umarım öyledir."
**
"Sence babamın yanına gitmeli miyim? Nasıl davranacağımı bilmiyorum çok gerginim."
2 saat çoktan dolmuştu bile selin gidip gitmemek arasında savaş veriyordu. Ya ters bir tepki verirse diye düşünmüştü. Ama onu görmeden de içi rahat etmezdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ne Zamandır Sendeyim✓
FanfictionNil, sevgili yaptığında yakın arkadaşı Selin'in kendisine âşık olduğunu ve aralarındaki bazı şeylerin bu sayede değişeceğini fark etmemişti #1 gl #1 girlslove #1 lezbiyen
