İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

4

15K 846 50
                                        

"Niye gülüyorsun?"

Bala'nın konuşmasıyla çocuktaki bakışlarımı ona çevirdim. Anlamaz gözlerle bana bakıyordu.

"Hiiiç."

Güldü.

"Aslında ben sana bir şey soracaktım."

Dediği şeyle gözlerim hayretle açıldı. İşte, şu an buna hazır değilim. Tam konuşmaya başlayacaktı ki telefonum çaldı. O kadar da kötü bir gün değil sanırım.

"Seni dinlemek çok isterdim ama bunu açmam lazım."

Hızla konuştum ve oradan ayrıldım. Arayan Eren'di, geldiğini söylemek için aramıştır. Aramayı reddettim ve çıkışa doğru yürümeye başladım.

Okulun çıkış kapısında arabasına yaslanmış, etrafı inceleyen Eren'e güldüm. UFO görmüş masum köylü edasıyla okula bakıyordu. Zenginliğin derdine bak yaa.

Ona doğru yürüyen beni görünce beni baştan aşağı süzdü, sonra dudağı alayla kalktı. Yüksek ihtimalle okul formama gülüyordu.

"Deniz'im, bu sen misin?"

Sırtımdaki çantayı ona fırlattım.

"Aman, sana da bir eğlence çıksın."

Çantayı yüzünden çekti ama yüzündeki gülümseme hâlâ vardı.

"Tamam yaa, kızma hemen."

Ona göz devirdim.

"Arabayı ben kullanacağım."

Çantamı arka koltuğa attı ve yanıma gelip yanağımdan bir makas almaya çalıştı.

"Nasıl istersen, bebeğim."

Göz kırptı. Yanağımdaki elini ittim.

"Gevşek."

Bu sefer de yanaklarımı sıktı.

"Oyy, benim dalgalı Deniz'im."

Bu sefer de yanaklarındaki ellerini ittirdim.

"Sırnaşma, gevşek."

Gülen suratını es geçip sürücü kapısına doğru gittim. Tam kapıyı açıyordum ki gözüm arkadaki çocuğa takıldı. Barın, okulun duvarına yaslanmıştı. Arkadaşları da yanındaydı, ona bir şeyler anlatıyorlardı. Onun ise gözleri bendeydi. Ona baktığımı görünce dudakları alayla kalktı. Ona bir bakış attım ve arabaya bindim.

Elimdeki kahveden bir yudum almamla yüzümde bir gülümseme oluştu. Allah'ım, bu dünyadaki en güzel şeydi sanırım.

"Eee kanka, yıl sonuna kadar orada mısın?"

Sarp'ın sorduğu soruyla bakışlarımı ona çevirdim.

"Babama kalırsa oradan mezun olacağım ama abim 'Dönemin sonuna kadar dayan, ben gerisini halledeceğim.' dedi. Ama o kadar bekleyemem."

Bu sefer Eren araya girdi.

"Ne yapacaksın?"

Düşündüğüm şeyle yüzümde bir gülümseme oluştu.

"Birkaç planım var diyelim."

İkisi de güldü ve Eren heyecanla masaya doğru eğildi.

"Ne yapacaksın?"

"Mağdur edebiyatı diyelim..."

Kahvemden bir yudum aldım.

"Bugün biriyle tanıştım. Belalı bir tip falan. Yüksek ihtimalle okulun kekosu falandır. Onu kendime düşman edeceğim. Sonra iki duygusallık, birkaç mağdurlukla bu işi bitireceğim."

Sarp, ağzındaki lokmayı bitirip bana baktı.

"Peki ya sana düşman olmazsa?"

Güldüm.

"İmkânı yok. Fazla takıl biri, en küçük şeyde gıcık kapar benden."

"Dikkat et, dayak yeme."

"Merak etme, o kadar ileri gitmem. Küçük bir tartışmayı ben büyüte büyüte anlatırım. Abim de okuldan alır. Ve mutlu son."

Kahvemden bir yudum aldım ve geriye yaslandım.

"Oğlum, biz de mi gitsek lan!"

Eren'in sesiyle Sarp da ona katılır şekilde onayladı.

"Olaylardan geri kalmak istemiyorum. Bu Deniz de olayları yarım anlatır, bütün heyecanı kaçar."

Ağzımdan bir kahkaha firar etti.

"Aman, size de eğlence çıktı."

Denizcik | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin