İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

9

12.6K 813 85
                                        

"Senin benimle derdin ne, Denizcik?"

Dediği şeyle yavaşça kasıldım. Karnıma ağrı girmişti resmen. Heyecan yaptım yaa. Sanırsın sınav. Derin bir nefes aldım ve gözlerinin içine baktım.

"N-ne derdim olacak?"

Tam da kekelemenin sırasıydı zaten. Bir o eksikti. Kekelememi komik bulacak ki güldü.

Sonra canı acımış olacak ki sargılı kafasını tuttu.

"Emin misin?"

Başımı hızla evet anlamında salladım.

"Önce koridorda bana diklendin, sonra üstüme kola döktün, en son da kafama topu geçirdin ve bir derdin olmadığını söylüyorsun."

"Şimdi sen hepsini birden söyleyince saçma durdu ama hepsi tesadüf."

Güldü.

"Yaa, ne hoş tesadüfler."

Ona biraz yaklaştım.

"İyi misin?"

"Yoksa seni Özgür mü ayarladı? Beni sinirlendir de iddiayı kazanmayayım diye?"

Telaşla ellerimi hayır anlamında salladım.

"Hayır hayır, Özgür'ü tanımıyorum bile."

Tekrar güldü. Fazla mı gülüyordu?

"Tamam, sakin ol."

Hafif güldüm.

"Sakinim zaten."

"Belli, belli."

Onu aldırmadım.

"İyi misin peki?"

Başını evet anlamında salladı.

"İyiyim, bir şey yok. Sadece bir öbür tarafa gidip geldim o kadar."

Alayla beraber dediği şeyle yüzüm düştü.

"Üzülme Denizcik, şaka yaptım. İyiyim, hatta turp gibiyim. Hele bir bardak su verirsen daha iyi olurum."

Dediği şeyle aceleyle yanına gittim ve komodindeki sürahiden su doldurdum. Ona uzattım ama almadı.

"Alsana."

Başını hayır anlamında salladı.

"Sen içirsene."

Kaşlarımı çattım.

"Elin kolun var."

"Ama başıma darbe aldım. Hastayım ben, hasta."

Ofladım ve elimdeki bardağı ağzına doğru uzattım. Güldü ve suyu içmeye başladı. Suyu bitirmesiyle bardağı komodine bıraktım.

"Yakışmış."

"Hı?"

Gülümsedi ve üstümdeki tişörtü gösterdi.

"Üstündeki yakışmış."

"Baran verdi."

Kaşları hayretle kalktı.

"Baran kimden almış?"

Bilmiyorum dercesine elimi açtım.

"Bilmem, ama kimden aldıysa parfümü çok güzel."

Alayla dudakları yana kıvrıldı. Tekrar ağzını açacaktı ki kapı tıklandı.

"Gir."

İçeriye abimin girmesiyle Barın'dan biraz uzaklaştım.

"Geçmiş olsun."

Barın eski düz yüzüne döndü.

"Teşekkürler."

Abim sadece hafif tebessüm etti.

Tekrar kapının açılmasıyla bu sefer içeriye İsak ve Baran girdi.

"Diğerleri gitti. Ben de sana evden bir şeyler getireyim istersen."

Barın başını hayır anlamında salladı.

"Gerek yok, kalmayacağım zaten."

Abim tekrar Barın'a döndü.

"Doktor, bir gece kalsın, ne olur ne olmaz dedi. Hem 24 saat uyumaman lazım tedbir amaçlı."

Başını hayır anlamında salladı.

"Gerek yok, burası bastı."

Abim 'senden bir halt olmaz' bakışı attı.

"Eve mi gideceksin?"

Baran'ın dediği şeyle başını hayır anlamında salladı. Biz niye burada durmuş bunları dinliyorduk acaba?

"Annem telaş yapar, size de gidemem. Teyzem direkt anneme söyler. İsak'lara giderim."

İsak ona yaklaştı.

"Babam evde. Biliyorsun, başımın üstünde yerin var kardeşim ama babamı da biliyorsun."

Barın bıkınca nefes verdi.

"Depoda kalırız o zaman."

Yanımda duran abime yaklaştım.

"Abi, gitsek mi artık?"

Abim bana bakmak yerine etraftaki sohbete bakıyordu. Sonra bana bir bakış attı ve tekrar Barın'a döndü.

"Bizde kalın."

Ne?!

Ne?!

NE!!

"Hem bizim yüzümüzden oldu. Böylelikle sana da özür borcumuzu öderiz, sen de depoda kalmamış olursun."

Abi, sen ne diyorsun yaa!

Denizcik | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin