Normalde alışmış olsam da şu an sinirden duvarlar üzerime üzerime geldiği için gözüme hap gibi gözüken kuliste volta atmayı sürdürürken duraksayıp konuştum.
"Ben böyle işin ebesini develere kovalatayım e mi! Şansımızı flamingolar mı öptü kızım bizim?"
"Adel'im, kuşum, bebeğim, bir tanecik kuzenim benim; azıcık sakin mi olsan acaba? Hayır, ne güzel sessiz sessiz oturuyordun amcam açıklama yaparken. Bana mı açıldı çenen?"
Benim söylenmeme karşın karşımdaki siyah koltuğa oturmuş olan kuzenim bezgin bir şekilde konuşunca kendimi onun yanına, koltuğa bıraktım.
Babam, nükleer bomba niteliğindeki açıklamasını yapalı aşağı yukarı iki saat olmuştu.
Birkan bey, olağanca otoriterliğiyle açıklamasını bitirince tabi ki beni de peşi sıra sürükleyerek kulisten çıkarken çocuklara hazırlanmalarını söylemişti.
Onlar konser için toparlanırken canım babacığım beni kenara çekip bir güzel nasihat ve ultimatom bombardımanına tutmuş, Uraz 'abime' yardım etmemi söylemişti.
Öyle abiyi kargalar kovalardı da...
Diyememiştim tabi.
Magazinle uğraşmayı sevmediğimi bildiği ve kızını kameralara malzeme etmek istemediği için normalde olduğundan daha sinirli ve otoriter bir ifadesi vardı. O yüzden sesimi çıkartamamıştım.
Uslu bir kız olup dinlemekle yetinmek zorunda kalmıştım.
An itibariyle ise çocuklar konserin ikinci yarısı için sahnede, biz de kulisteydik.
Işık ilkin çocukların yanında, alana inmişti ama ikinci yarıda babam izin verince yanıma gelmişti. Ve ben Uraz'a olan uyuzluğumla son olayların sinirini bir türlü atamadığım için kırlentleri kemirmek üzereydim!
"Kim olduğunu bile sormadan paravan sevgiliyi kabul etti ya! Şaka gibi!"
Söylenmeye devam etmeme karşın Işık ofladı. "Ne yapsaydı, kimlik ve adli sicil kaydı mı soracaktı?"
Bense sorusuna soruyla karşılık verdim. "En azından kimi ayarladığını sorabilirdi? Babam da sağolsun talimatı verip en önemli bilgiyi kendine sakladı! Sürpriz yumurtadan mı çıkacak bu?"
"Adel bir sakin ol!"
Işık bir anda sesini yükseltti. "Sorsa ne değişecekti kızım? Paçayı kurtarmanın başka yolu yoktu!"
Sonrasında ise ilkine göre biraz daha normal bir ses tonuyla devam etti. "Ona kafam açılıyor zaten! Bir bu eksikti! Sanki hayatımızda her şey tıkırında, rayındaymış gibi bir magazin kalmıştı uğraşmadığımız!"
Uraz'a olan ebedi sinirim bir yana, hiç beklemediğim bir yerden onunla aynı konuya dahil edilmiş olmam yeterince asabiyet sebebi yaratmıştı benim için. Babamın bu konuya çok keskin bir şekilde dahil olması ise üzerine tuz biber ekmişti.
"Bunların fanları da ne meraklı yanlarına birini yakıştırmaya ama ya! Ayda en az iki tane asparagas haberle uğraşıyoruz. Partide denk gelen mankeni, aranjör asistanı, eski okul arkadaşı... Katalog gibi, seç beğen haber yap!"
Işık'ın tespitiyle başımı salladım. "Bu defa da bomba bizim kıçımızda patladı işte."
"Benimle de uğraşmayı denediler daha önce, biliyorsun."
Durumu normaline etme çalışmasına karşın bezgin bakışlarımı ona diktim."Senin alakan olmadığı belliydi ki kızım, günde en az üç posta kalaylıyorsun hepsini. Biliyorlar aranızdaki ilişkinin boyutunu. Aynı şey değil."
Sonrasında şakaklarımı ovmaya başlarken az önceki söylenme konuma döndüm. Babam da o kadar nutuk attı ama kimi bulduğunu söylemedi! Sen bir şey duydun mu?"
"Seninle konuşması bitince odasına dönerken telefonla konuşuyordu, biraz dinlemiş olabilirim sanırım."
Benim asabiyetime karşın gayet sakin bir şekilde verdiği cevapla bakışlarımı ona diktim.
"Ve bunu şimdi mi söylüyorsun Işık? Dökül çabuk!"
"Sanırım hâlâ net değil, yönetimden birileriyle konuşuyordu çünkü. Muhtemelen yarına kadar kesin karar verilecek."
Bilginin yetersizliğiyle oflarken arkama yaslandım. "Buğra'nın bateri bagetlerini kemireceğim meraktan!"
"Adel Allah aşkına bir sakin ol!" Dengesiz bir ivmeyle yükselen sinir ve stresimi yatıştırma amacıyla konuştu.
"Sadece reklam ilişkisi. İki tarafın da işine yarar hem, bilinirlik atar biraz dedi. E grup yeterince ünlü olduğuna göre, ya yeni bir şarkıcı kız ayarlarlar ya da piyasa yeni giren bir manken ya da oyuncu falan ayarlayacaklar. Barın beyimizin ekstra bir üne ihtiyacı yok sonuçta. "
Sıkıntıyla nefes alırken kafama doluşan düşünceleri halının altına süpürmeye çalıştım.
Evet, ünlü bir oyuncu ya da model olmaması iyiydi. Ama gelecek çömez kızın kendini Uraz'a kaptırmayacağının da garantisi yoktu ki..
Gerçi, bundan bana neydi ki?
Niye bu kadar düşünüyordum şimdi?
"Sen şimdi haberi bırak da Nova meselesi ne olacak? Ya bu gerzek herif çakma sevgili işi yüzünden yazışmayı bitirirse?"
Sevgili kuzenimin maalesef ki haklı olduğu tespitiyle düşüncelerimi bir kenara bırakıp ona döndüm.
"Bilmiyorum ama şu konser bitsin, gece yine yazacağım. Belki öter bir şeyler."
"Benim artık sevgilim var, konuşma benimle derse ne yapacaksın?"
Yeni sorusuyla gözlerimi devirdim. " Telefonu alıp onun kıymetli kıçına sokacağım!"
Kulağa fena gelmemekle birlikte aklımın bir köşesinde kalması gereken bir fikir olduğunu düşünüp beynimin arka taraflarına yolladım. Sonrasında ise başımı arkaya doğru yaslayıp gözlerimi kapattım.
Uraz'ın Nova'ya bu durumu ne kadar anlatacağını, nasıl bir tavır takınacağını zerre kadar kestiremiyordum.
Neler olacaktı, onu ise hiç bilmiyordum.
➿➿➿
Şimdiden deliren Adel'imiz ileriki bölümlerde daha da delirecek gibi değil mi sizce de?
Yorumlarınızı bekliyoruuumm 👀
Ve tabi ki, Oy vermeden geçmezseniz sevinirim.. 🖤🖤
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NOVA || texting (+18)
Teen FictionBilinmeyen Numara: Sen benim sesime, kelimelerime sağırsın Uraz Barın Arkan Bilinmeyen Numara: Bakıyorsun ama görmüyorsun notalarımı Bilinmeyen Numara: Kulaklarına dolsa da duymuyorsun şarkılarımı Bilinmeyen Numara : Ama öyle bir gün gelecek ki, be...
