Bıkkınlıkla nefesimi verirken odaya girip ayağımla kapıyı ittirdim. Saat geçenin on ikisi falandı ve ben bir buçuk saattir babamın yanındaydım.
An itibariyle kafam Nasrettin hocanın kazanını geçmişti!
Ağrı kesiciyi kutusuyla yutsam kâr etmezdi!
"Sonunda be kızım! Çabuk anlat, ne oldu?"
Kendimi yatağa bıraktığım sırada banyodan çıkan Işık'ın sesiyle ona döndüm. "Beyin hücrelerim öldü, helvasını kavuracağım canım."
Gündüz Uraz'la mesajlaşmamızdan sonra babam çocuklarla, daha doğrusu Uraz'la görüşme yapmış; sonra da Çağla'nın yayınıyla ilgili bizi yanına çağırmıştı.
Başta Işık da yanımızdaydı ama babası arayıp başka bir iş için yardım isteyince ben babamla tek başıma kalmış, bütün ıvır zıvırla tek başıma uğraşmıştım.
"İçin ölmüş, dışın da her an camdan atlatabilir onu anladım canım da amcam ne dedi sen onu anlat."
Tek kaşımı kaldırırken sevgili kuzenime döndüm. "Benimki derken?" Sorar tonda konuşurken gözlerimi kıstım.
"Senin de devrelerin yanmış sanırım Işık Erden."
"Bana söyleneceğine anlatmaya başla canım, haydi."
Yanıma uzanırken benden tarafa döndü. "Nasıl toplayacaklar ortalığı şimdi? O kızıl uyuz baya saçmaladı çünkü."
Başımı sallarken nefesimi verdim. "Babamın gerginliği yüzünden benim kafam yandı zaten! Sinirden dört dönüyordu."
Şakaklarımı ovuştururken ben de vücudumu ondan tarafa çevirdim ve anlatmaya başladım.
Çocukların çalışması biter bitmez babam dördüyle de genel bir değerlendirme almış, sonra da Uraz'ı ayrıca yanına çağırmıştı. Tam, ortalık sakinleşti dediğimiz noktada Çağla hanım canlı yayına katıldığında ise her şey daha da çorba olmuştu.
Güya ortalığı toparlaması gerekirken daha da batırmıştı kapya biber beyinli!
Adamın sorduğu sorulara habire iğneleyici cevaplar vermiş, sanki Uraz onun peşinden koşuyormuş gibi imalar yapmış, kafasının karışık olduğunu söyleyip durmuştu.
Sonuç, her şey çarşamba pazarı olmuştu!
Çağla'nın beklediği ilgiyi, daha doğrusu kendisinden umduğu karşılığı bulamaması yüzünden ortalığı karıştırdığını öğrenen gitaristimiz ise 'sevgi böceği olmamı umuyorsa daha çok bekler abi kimse kusura bakmasın.' diyerek o uyuzun beklentisinin boşa çıkacağını garantilemiş olmuştu.
Babam da başta 'Adel'le haberlerinizin iyice unutulması lazım' diye reklam ilişkisinin devam ettirilmesini savunsa da Çağla'nın özellikle bu gün sosyal medya danışmanlarından habersiz yaptığı paylaşımlar ve üzerine, sırf ortamı yumuşatsın diye ayarlanan yayında yaptığı saçma imalar yüzünden sinirlenmişti.
Dolayısıyla bugün itibariyle o kızıl kafalı arkadaş alanımızdan çekilmişti.
Artık herhangi bir plan dahilinde buluşma ya da magazine yakalanma gibi bir durum olmayacaktı, planlananlar da iptal edilmişti.
Uraz gidince babam Çağla'yla görüşme yaparken de bizzat yanında olduğum ve mors olmasına gözlerimle şahit olduğum için içimin yağları erimişti. Ama Uraz'ın bir süre daha gündemde kalması gerekiyordu.
Dolayısıyla, uzun ilişki ihtimali kalmadığı için 'her gece barda gönlüm hovarda' moduna girse bile kimse bir şey diyemeyecekti.
İşte bu biraz sorundu.
"Şimdi ne olacak? Amcam herhangi bir şey demedi mi?"
Ben, anlatmayı bitirince Işık kırpıştırdığı gözlerini yüzüme dikti. "Ayrıca o uyuz kız da dönsün şimdi o lafları kendine soksun." Eklemesine karşın kıkırdadım.
"Bu gece erkek erkeğe çıkacaklarmış sanırım, babam ne yaparsanız yapın dedi çünkü. E şimdi magazine yakalansalar da bir şey yapmayacak, rahat rahat sürterler barlarda."
"Oh valla! Hayat bunlara güzel lan! İçsinler, sıçsınlar, arkalarını biz toplayalım!" Işık söylenerek ayağa kalktığında ben de oturduğum yerde dikleştim.
"Nova'dan mesaj atıp yoklayayım diyorum yine, belki laf alırım."
"İyi fikir. Ben de sosyal medyadaki durumu kontrol edeyim, babam ofisle ilgili iş kitleyince ilgilenemedim."
O, bilgisayarını alıp kendi işine dönünce ben de telefonumu aldım ve mesajlara girdim.
Tahminen şu an odalarındalardı, o yüzden çabuk görürdü mesajımı.
Nova: Ne yaptınız, bitti mi çalışmanız?
Uraz: Bitti, Birkan abiyle de konuştuk
Nova: Uyardınız mı bari sahte sevgilini öyle kamyon arkası şeyler paylaşmasın diye?
Uraz: Hayır.
Nova: Niye be?
Nova: Pardon ama, ortalığın ebesini sikti kız gündüz.
Sanki hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi salağa yatmanın zevkiyle yolladığım mesaja karşın ekranda, cevap yazdığına dair ibre gözükünce merakla beklemeye başladım.
Uraz: Artık ortada sahteden bile sevgili kalmayacak büyük ihtimalle çünkü.
Uraz: O yüzden umurumda değil
Nova: E hani önceki haberin unutulması lazımdı?
Uraz: Bunlar yeterince malzeme olmuştur onlara.
Nova: Şimdi ne yapacaksınız peki?
Nova: Sahte sevgilisinden de kurtulmuş taze bekar olarak gecelere mi akacaksın yoksa?
Uraz: Çocuklarla dışarı çıkacağız, kalanına da bakacağız artık :)
Uraz: Hayırdır sen beni iyice merak mı etmeye başladın yoksa?
Nova: Seni magazin merak etsin canım. -_-
Verdiği cevaplar, ekrana kısık gözlerle bakmama sebep olurken "Bu cidden iyi alışmış Nova'yla konuşmaya ha!" diyen Işık'ın sesiyle ona döndüm.
"Henüz kuyruğunu kıstırıp kabul etmedi ama evet. Ayrıca teyit de etmiş olduk, dışarı çıkacaklarmış."
Verdiğim bilgiyle birlikte Işık birkaç saniye için duraksadı. Sonrasında ise yüzünde, kafasında bir plan oluşmaya başladığını belli eden bir sırıtışla konuştu.
"Amcamdan izin alıp biz de mi gitsek kız? Azıcık eğleniriz şunlarla."
➿➿➿
Uraz git gide Nova'ya alışıyor...
Bizim kızlar ise tabi ki yine bir şeyler planlıyor 🙃
Bakalım, neler olacak?
Oy vermeden ve yorum yapmadan geçmezseniz çok sevinirim 🖤🖤
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NOVA || texting (+18)
Teen FictionBilinmeyen Numara: Sen benim sesime, kelimelerime sağırsın Uraz Barın Arkan Bilinmeyen Numara: Bakıyorsun ama görmüyorsun notalarımı Bilinmeyen Numara: Kulaklarına dolsa da duymuyorsun şarkılarımı Bilinmeyen Numara : Ama öyle bir gün gelecek ki, be...
