Odanın duvarları üzerime üzerime geliyormuş gibi hissederken pencereden dışarıyı bakmayı sürdürdüm.
"Adel! Bir otur kızım ya! Yemin ediyorum seni takip edeceğim diye başım döndü!"
Işık'ın sesiyle bakışlarımı ona döndürürken dakikalardır tek elimde çevirip durduğum telefonu da durdurdum. Ona göre söylemesi kolaydı tabi!
"Hani planlamanın dışına çıkılmayacaktı kızım nereden çıktı bu kızıl kafalı uyuz?"
Onun söylenmesini es geçerken direkt konuya girdim. Zira hem meraktan hem stresten hem de sinirden sıyırmak üzereydim!
"Okuma provası iptal olunca gelmeye karar vermiş Çağla hanım, öyle dedi amcam." Canım kuzenimse benim asabiyetimin aksine gayet sakindi. "Kız hazır gelmişken de önümüzdeki hafta için planlanan şeylerin bir kısmını öne çekelim dediler."
Verdiği cevaba karşın oflayarak kendimi yanına bırakıp tavanla bakışmaya başladım. Stresten vücut dengem şaşmıştı sanırım.
Uraz'la oteldeki malzeme odasında geçirdiğimiz gecenin üzerinden iki gün geçmişti.
O gecenin ertesi sabahı zaten direkt yola çıkıp yeni konser için alana geçtiğimiz ve gecenin körüne kadar popomuzun üzerine oturmaya vakit bulamadığımız için yazmaya vakit bulamamıştım. Konser bitip tur otobüsüne döner dönmez de yatağa ölü gibi yatmıştım. Önceki geceden uykusuz olduğum için bütün gün zombi gibi dolanmıştım.
Bu sabah yeni konser için alana geldiğimizde ise halk arasında Çağla diye tabir ettiğimiz, tırnak gıcırtısı sesli uyuzun sürpriziyle karşılaşmıştık. Hâl böyle olunca planlar da şaşmıştı.
Hanımefendi yine akşam yapılan konserde ön sıralarda boy göstermiş, bol bol paylaşım yapıp milletle fotoğraf çekilmişti.
Ama bu defa geçen konsere göre bir ekleme vardı.
Tur planlamasına göre önümüzdeki iki gün boş olduğu ve tuhaf bir şekilde babamdan izin çıktığı için konser çıkışında çocuklar eğlenmeye giderken biz Işık'la otele dönmüştük. Alan çıkışında bu kez Pamir ve Ulaş bekleyen hayranlara imza ve fotoğraf dağıtırken Buğra bizim tek parça halimde araca ulaştığımızdan emin olmuştu.
Benim canımı asıl sıkan nokta ise Uraz'ın o kalabalık kamera ordusunun önüne, yanında o kızıl kafayla çıkması olmuştu.
El ele değillerdi neyse ki, babam lafını yapmıştı ama Uraz bir anda öyle görüntü vermenin abartı olacağını söylemişti. Dolayısıyla o kabalığın içinden Çağla gıcığını belinden tutup yönlendirerek geçmişlerdi.
Ve arkadaki teknik ekipten birkaç kişinin dahil olduğu bir grupla hep beraber kaldığımız otele yakın, özel, medyaya kapalı bir bara gitmişlerdi.
Bunların hepsi sadece yarım saat önce yaşanmıştı ve şu an bile internetteki çoğu magazin sayfası kaynıyordu!
Ve ben, yan odamızda kalan babamın her an yanımıza gelme ihtimali ve basıp oraya gitme şansımın olmaması yüzünden elim kolum bağlı bir şekilde oturuyordum.
Herkes ünlü gitarist Uraz Barın Arkan'ın aylar sonra ilk defa birlikte görüntü verdiği kızı, yani çiçeği burnunda oyuncu Çağla Çetin'i ve ilişkilerini konuşuyordu.
Nasıl tanıştıkları, ne zamandan beri birlikte oldukları ile ilgili binbir tane tahmin ve senaryo vardı. Yarın sabah magazin eklerinin sürmanşeti çoktan belliydi.
"Beş yaşında çocuğuz sanki anasını satayım! Tıktılar bizi buraya! Babamın da dibimizdeki odada kalacağı tuttu! Uyku saatimiz mi kaçacak? Çocuk muyuz biz?"
Ard arda cümleleri sıralayarak söylenmeye devam ettiğim sırada Işık seslice nefesini verdi.
"Kızım madem bu kadar merak ediyorsun ne yaptıklarını, mesaj at Nova'dan. Zaten geçen gece yaşadıklarınızdan sonra aklının bir köşesi hâlâ sendedir."
Geçen gece odadan çıkmadan önce onu öpmüş olmama yaptığı imayla bezgin bakışlarımı yüzüne diktim, o ise eğlenen bakışları yüzümde gezinirken devam etti.
"Hem, Çağla'yla takılmaya pek hevesli olduğu söylenemez; kızın elini tutmayı bile istemedi." Haklı tespitine karşın başımı salladım.
Evet; Çağla, Uraz'la vakit geçirmeye dünden hevesliydi, onu anlamıştık ama neyse ki Uraz kıza karşı bana olduğundan daha bile soğuktu.
"Ay Adel! Kukumav kuşu gibi oturacağın kadar yaz işte! Zaten bulunduğu ortamdan pek memnun değildir, yanında o kızıl kafa olduğu için başka kızlarla muhabbet edemez."
Bu da doğruydu, çünkü magazine fotoğraf sızdırılacaktı.
Başımı iki yana sallayıp kafamda birbirine dolanmış olan soruları bir kenara atarken odaya geldiğimizde açtığım biranın kalan yarısını bir dikişte bitirdim ve telefonumu alıp mesajlara girdim.
Bakalım ne yapıyorlardı...
➿➿➿
Oy vermeden geçmezseniz sevinirimm.. 🖤🖤
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NOVA || texting (+18)
Genç KurguBilinmeyen Numara: Sen benim sesime, kelimelerime sağırsın Uraz Barın Arkan Bilinmeyen Numara: Bakıyorsun ama görmüyorsun notalarımı Bilinmeyen Numara: Kulaklarına dolsa da duymuyorsun şarkılarımı Bilinmeyen Numara : Ama öyle bir gün gelecek ki, be...
