|34|

42K 1.3K 149
                                        




Onun elleri benim bacaklarımda dolaşırken ben de boş durmuyor; boynundan aşağı doğru dudaklarımla bir yol çizmeyi sürdürüyordum.

Kendini kastığı için belirgin hale gelmiş damarlarının üzerinden geçen dilim sayesinde seslice nefesini verdi.

O, Zevk alıyordu ve içten içe sinir oluyordu.

Ve her geçen saniye altımda taş gibi olan aletini kasıklarımda hissetmek ise benim de yanmaya başlamama sebep oluyordu. Kasıklarım sızlıyordu.

Dozu biraz arttırmanın zamanı gelmişti.

Değil mi?

   Dudaklarımı bir anda geri çekerken kendimi son bir defa ve sertçe ona bastırdım. Sonrasında ise kucağından havalanırken kalçalarımı kaldırdım.

O, bu hareketime karşın Ellerini geri çekerken kaşları çatılmıştı.

"Nova?"

Sesi, soru sorar gibi çıktığında sırıttım.

     Onu bu halde bırakacağımdan korkmuştu ama sormaya korkuyordu kesin! Kendine, o ağzına sıçtığım egosuna yediremiyordu!

     "Buradayım Arkan, bir yere gittiğim yok."

Fısıltıyla konuşurken kucağından tamamen kalktım ve önünde, dizlerimin üzerinde eğilirken kasıklarıyla bakışmaya başladım.

     Sessiz kaldığım birkaç saniyenin ardından dizlerinden başlayarak parmaklarımı bacaklarından yukarı doğru çıkartmaya başladığımda ne yaptığımı, daha doğrusu ne yapacağımı anlamış olacak ki oturduğu yerde dikleşti ve piç gibi sırıtmaya başladı.

      "Ne oldu? Keyfin yerinde gibi?"

Sorar şekilde konuşmama karşın iyice sırıttı. "Olmamasını mı tercih ederdin?"

    Soruma soruyla karşılık vermesiyle anlık bir karar değişikliğiyle hedefime yavaş yavaş ulaşıp onu kıvrandırmaktan vazgeçip bir anda tek elimi kasıklarına çıkarttım ve şişmiş erkekliğini pantolonunun üzerinden avuçlayıp hafifçe sıktım.

      "Siktir!"

İçeri girdiğinden beri hareketlerime ilk defa sesli bir tepki vermesiyle çarpıkça sırıttım ve baskımı biraz arttırdım.

Daha yeni başlıyorduk. Kendini hazırlasa iyi olurdu.

     "Minik Uraz orada sıkılmıştır, bence artık dışarı çıkma vakti geldi. Değil mi?"

Bedenimi dikleştirirken pantolonunun düğmesini açıp fermuarını indirdim. O ise herhangi bir şey demese de kaçlarını kaldırarak pantolonunu indirmeme yardımda bulundu.

   Bu loş odanın içerisindeki ufak koltukta; karşımda, ayak bileklerine inmiş pantolonu ve siyah boxerıyla otururken yine birkaç saniye durup manzaranın tadını çıkarttım.

Boynunda bıraktığım, yarın morluğa dönüşecek olan kızarıklıklar, boxerından bile kendini belli eden şişmiş aleti ve gözlerindeki bordo bandanayla muhteşem bir görsel şölen sunuyordu.

Adeta bir Tablo gibiydi!

     Yine, az önceki gibi onu arada bariyer görevi gören ince kumaşın üzerinden avuçladığımda bedeni iyice gerildi. Bu defa çok daha net hissedebiliyordum biraz sonra karşı karşıya kalacağım şeyi.

NOVA || texting (+18)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin