"Adel biraz daha dudaklarını kemirirsen hem kanatacaksın, hem de çocuklar gerginliğini fark edecek! Biraz sakin olsana kızım."
Işık'ın kolumu dürterken fısıldamasıyla kafamda dönüp duran düşünceleri bir kenara yolladım.
Babacığım sağolsun, dün günün geri kalanı boyunca kitlediği işler yüzünden günü nasıl geçtiğini anlamamıştım. Uraz efendi de gece konuşmak için müsait olup olmadığımı teyit etmesine rağmen mesaj atmamıştı.
Ona ayrı uyuz olmuştum.
Şimdi de kendisinin yeni sahte sevgilisi Çağla hanımın gelmesini bekliyorduk. Ve ben stresten mi sinirden mi bilinmez, kafayı yememek için kendimi zor tutuyordum.
Alan girişindeki güvenliklerden hanımefendinin geldiğine dair bilgiyi almıştık. Bu da demek oluyordu ki en geç birkaç dakika içinde burada olacaktı.
Çocukların ses kontrolü çoktan bitmiş, sahne için son hazırlıkları tamamlanıyordu. Uraz tabi ki en önce bitiren olmuştu ve yine tekli koltukta rahat rahat oturmuş, telefonuyla uğraşıyordu.
Gün boyunca aramızdaki iletişim on kelimeyi geçmemişti. O da mecburi durumlarda, Işık'ı kolayda bulamayınca bana kaldığı içindi.
Ve evet, üşenmeyip saymıştım!
Çünkü her geçen gün sinirimi daha da bozmaya devam ediyordu!
Ne derdi vardı ki benimle? Çözemiyordum.
Onun yüzünden magazine malzeme olduğumu düşünüp mü tribe girmişti, yoksa tam tersi ben olmasam böyle bir olay yaşanmayacağını mı düşünüyordu...
Bilmiyordum.
"Evet, herkes hazır mı?"
Ben yine kafamdaki binbir cevapsız soruya takılmış bir vaziyette otururken babamın aniden içeri dalmasıyla yerimden sıçradım. Jilet gibi takım elbisesi, yapılı koyu kumral saçları ve mavi gözleriyle Birkan bey her zamanki gibi formundaydı.
"Sayılır abi, Ulaş beyimiz de aynayla olan ilişkisini bitirebilirse tamamız."
Cevap veren Buğra olurken ben uslu bir şirin olup babamın yanına doğru adımladım ve kolunun altına girdim.
"Bu gece ikimiz de alana ineceğiz değil mi amca?"
Işık da peşim sıra gelmişti. Neyse ki o benim aksime işe olan ilgisini tam gaz devam ettirebiliyordu. Zira ben son birkaç günde yaşadığımız saçmalıklardan sonra kendimi yogaya verip keşiş olmayı planlıyordum.
"Evet, kalabalık zaten her zamanki gibi ama magazinciler bu gece normalden daha yoğun. Çağla da geliyor malum, ikiniz de alanda olun."
Babam, bakışlarını ikimiz üzerinde gezdirdi. "Ben de ofiste olmayacağım, sahne arkasında bekleyeceğim bu akşam."
Çocukların son hazırlığı bittiği sırada kapının eşiğinde beliren kızıl kafalı arkadaşla dikkatim dağılırken gelen sahte öksürük sesiyle ise gözlerimi devirmemek için kendimi zor tuttum.
Dakika bir, uyuz olmuştum.
Hayır; Dikkat çekmek, fark edilmek istiyorsa bir ses verebilirdi, merhaba diyebilirdi?
Sahte öksürük niyeydi?
"Evet, Çağla da geldi."
Babam, kolunu üzerimden çekerken malum kızıl kafanın yanına geçti. "Hoşgeldin."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NOVA || texting (+18)
Teen FictionBilinmeyen Numara: Sen benim sesime, kelimelerime sağırsın Uraz Barın Arkan Bilinmeyen Numara: Bakıyorsun ama görmüyorsun notalarımı Bilinmeyen Numara: Kulaklarına dolsa da duymuyorsun şarkılarımı Bilinmeyen Numara : Ama öyle bir gün gelecek ki, be...
