|32|

44.6K 1.3K 96
                                        


    

Mesajı yolladıktan sonra telefonu bir kenara bıraktım ve malzeme odasının dışarıdaki caddeye bakan küçük penceresinden etrafa bakmaya başladım.

Uraz'ın dediğini teyit eder bir şekilde Işık da yola çıktıklarında dair mesaj atmıştı. Bu da demek oluyordu ki, bizimkiler en fazla on beş dakikaya burada olurlardı.
   
Dakikalar birbirini kovalarken açık bıraktığım saçlarımı sıkıca at kuyruğu yaptım. Kenara bıraktığım telefon yeniden titrediğinde ise bakışlarımı ekrana çevirdim.

Uraz: Bordo bandana demek? :)

Nova: Evet, onu takıp kapıyı aç bakalım.  

Mesajı yolladıktan sonra sırıtarak telefonu sessize alıp köşeye bıraktım. Gelmişti, kapıdaydı.

Ben, telefonu kenara bıraktıran sonda bir anda kalbimde başlayan yersiz çarpıntıyı göz ardı etmeye çalıştığım sırada odanın kapısı yavaşça açıldı.

İçeri giren; gözleri, kapıya bıraktığım bandana ile bağlanmış bir adet Uraz ile yüzümde geniş bir sırıtış belirdi. Sözünü tutmuştu.

       "Nova?"

İlk birkaç saniye eşikte dursa da loş ışık altında, önünü görmeden adım atarak ilerlemeye çalıştığı sırada sorar gibi konuştu.

Bense kısa bir süre bu halinin keyfini çıkarttıktan sonra herhangi bir şey söylemeden önce yavaş ve sessiz adımlarla ona yaklaştım. Aramızda iki adımlık bir mesafe bırakarak durdum.
    
Kafamda dönüp duran her şeyi ve kalbimdeki yersiz hareketi bir süreliğine kenara bırakmayı başarırken aramızda kalan az mesafeyi de kapatıp bir elimle düz siyah tişörtünün üzerinden sert göğsüne dokundum.

"Buradayım, merak etme."
   
Sesimi anlamaması, beni tanımaması için fısıltıyla konuşuyordum tabi ki. Fazla bir muhabbetimiz olmayabilirdi normalde, yani daima dip dibe değildik ama sesimi çıkartamayacak kadar da değildi. Anlayabilirdi.
     
Odaya girdikten sonra ilk defa konuşmamı duyunca yüzündeki gergin kaslar bir nebze de olsa gevşedi. Belli etmemeye çalışsa da onu kandırma ihtimalimden şüphelenmişti, belliydi.
      
Herhangi bir şey söylemeden ne yapacağımı beklemeye başladığında ise artık sahne sırasının bende olduğunu bildiğimden sırıtmadan edemedim ve göğsündeki elimi hissettiğinden emin olduğum için yavaşça gezdirmeye başladım.

Beni hissetmesi için önce biraz ayarlarıyla oynamam lazımdı.
 
Düşünmeden edemedim. Şu an, sürekli bücür diye dalga geçip 'kız kardeş' lafları yaptığı kızın tam karşısında durup ona yapacaklarını beklediğini bilse ne yapardı acaba...

      "Gel bakalım."

Birkaç saniye daha sessiz kaldıktan sonra göğsündeki elimi onu sinir edecek bir yavaşlıkla eline indirdim ve gevşekçe tutarak onu yönlendirmeye başladım. Birkaç adım ilerledikten sonra ise kenarda duran tekli koltuğa oturmasını sağladım.

"Baya hazırlık var sanırım?"

Onu oturttuğum sırada şakayla karışık bir tonda konuşmasıyla güldüm. "Ayakta durmayı tercih edersen bana fark etmez aslan parçası."

        "Duruma bağlı, sen karar ver."

Verdiği cevapla birlikte içeri girdiğinden beri yüzümde sabit olan sırıtış büyüdü.

Teslim olmuş, uslu bir kuzu gibi ona ne yapacağım diye bekliyordu. Ve bu haliyle bile acayip eğleniyordum.

O, koltukta gergince oturup ne yapacağımı beklerken derin bir nefes aldım ve saçlarımı son bir kez düzeltip ona doğru eğildim.

Üzerimde siyah yüzücü atleti ve kısa bir şort vardı. Beni görmeyeceğini bildiğim için giyinirken tek dikkat ettiğim nokta rahat hareket edebilmek ve vücut hatlarımı belli etmekti.

Sonuçta beni görmeyecekti ama çok net bir şekilde hissedecekti. Amaç da buydu yani.

      "Beni burada bırakıp, odaya kilitleyip kaçma ihtimalini hesaplanmalı mıyım?"

Sorusuyla ufak bir kahkaha attım. "Buradayım canım, tam dibinde."

Tane tane konuşurken ne kadar yakınında durduğumu anlamasını sağladım. "Ve kaçmaya hiç niyetim yok."

Sonrasında ise herhangi bir şey söylemesine fırsat bırakmadan üzerine çıktım ve bacaklarımı koltuğun iki yanından sallandırırken seri hareketlerle kucağına yerleştim.

Beni hissetmesini sağlarken dengesini bozabileceğim en kolay yol buydu.

Ve bana defalarca 'bücür kardeş' imaları yapmasının intikamını da bir nevi bu şekilde alacak olmak şu anki durumumuzu sorgulama gereği hissetmememe sebep oluyordu.
    
Bu ani hamlemle birlikte kaslarının gerildiğini hissettiğimde yüzümde oluşan çarpık gülüşle ona bakmayı sürdürdüm. Bedenlerimiz arasındaki mesafe bir nefeslikti.

Ve şu an altımda gerilen kaslarını çok daha net bir şekilde hissedebilmek bana içten içe zevk veriyordu.

Normalde yüzüne bakmaya bile tenezzül etmediği, mecbur kalmadıkça konuşmadığı kızın bunları yapıyor olduğunu bilse nasıl olurdu?






➿➿➿




Yorum yapmadan ve oy vermeden geçmezseniz çok  sevinirimmm🖤🖤

NOVA || texting (+18)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin