Lütfen Oy ve yorumlarınızı yapmayı ve vermeyi unutmayın. Parmaklarım ve zihnim bunu hak ediyoruz şimdiden teşekkürlerr🥺❤️🔥
43. Bölüm
Hayatımızın bir simülasyondan ve bizimde bu simülasyonda yer alabilen varlıklar olduğumuzu düşünüyordum.
Aksi taktirde çektiğim acının gerçek dünyada bir varlığının olduğuna inanmak istemiyordum.
Yorgundum ama dayanabilecek gücü vücudumda bir yerde hala var olduğunu biliyordum.
Var olmak zorundaydı.
Camdan dışarıyı izlerken ara sıra kulağımın dibinde Batuhan'ın acı dolu bağırışı kendini hatırlatıyordu.
Ama Meriç bana, 'Onu sen öldürmedin!' demiş. Ve bende inanmak için kendimi salak yerine koymaya çalışıyordum.
Batuhan'ı özlemiştim.
Yaşayacağını bilseydim, beni kandırmasına salak gibi bile bile razı olurdum.
"Ne yaptığını sanıyorsun lan sen?!" Yatakta sıçramamın nedeni zifir sessizlikte bulunduğum yerde, Alt kattan gelen sarsıtıcı yüksek sesli bağırıştı.
Kaşlarımı çattım.
Uykuya dalmam için belki de son bir kaç saniyeye ihtiyacım vardı.
Belki de uykuya dalmıştım ve o bağırış sesi kafamın içinden gelmişti.
"Hasta mısın sen!"
Hayır.
Kesinlikle kafamın içinden gelmiyordu.
Gözlerimi açıp yüzümü kapalı olan kapının olduğu yere çevirdim.
"Bağırma bana"
Mete ve Meriç.
Mete gelmişti.
"Ne demek bağırma lan? Ne demek bağırma oğlum!" Mete boğazı yırtılırcasına bağırıyor Meriç'in ses tonu ise daha çok sakinleştirmeye çalışır yöndeydi.
Ayağa kalktığım gibi yavaş adımlarla kapının önüne gelip kapıyı dikkatlice açarak, parmak uçlarımda merdivenlerin dibine kadar geldim.
"M-meriç! Bak! ben delireceğim!" Mete'nin sinirden kekelediğini duyunca korktuğumu hissederek bir adım geriledim.
"Meriç! Mahvettin bizi! Mahvettin lan mahvettin! Şu haline bak! Meriç şu haline bir bak! Değiyor mu! O kıza işkence etmek sana gram zevk veriyor mu! İt herif!"
Bir kaç şeyin kırılma sesini duymam ile birlikte başımı aşağıya eğip görüş alanıma Meriç ve Mete'yi ekledim.
Mete'nin boğazı sinirden ve daha çok bağırmaktan oluşan damarları ve kızarıkları son derece ürkütücü görünüyordu.
Mete'nin hemen önünde ise bir bardak kırılmıştı.
"Duymak istediğin bir cevap mı?" Diye karşılık vermişti Meriç
"Utanmadan cevap mı vereceksin?" Demişti Mete ağzını sonuna kadar açılarak.
Meriç ise hiçbir şey olmamış gibi omuz silkerek. "Evet veriy.." Meriç'in lafının bitmesine engel olan; Mete'nin kızarık elinin Meriç'in suratının ortasına inmesiydi.
Meriç neye uğradığını şaşırarak sendeleyerek yere düştüğünde eli çenesine parmakları ise dudağındaki akan kanı algılamak istercesine dokunmaya başlamıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
A'ZEL
ActionBen Meriç Kaya. O herkesin dilinde dönüp dolanan Şizofren. Şizofren değilim kafamdakileri açıklayamıyor, dilimin ucuna getiremiyorum. İnsanlar beni anlamıyor ya da anlamak istemiyor. İnsanlara güvenmezdim insanlar da bana güvenmezdi.nAma ben her ro...
