Ben Meriç Kaya. O herkesin dilinde dönüp dolanan Şizofren. Şizofren değilim kafamdakileri açıklayamıyor, dilimin ucuna getiremiyorum. İnsanlar beni anlamıyor ya da anlamak istemiyor. İnsanlara güvenmezdim insanlar da bana güvenmezdi.nAma ben her ro...
En keyifli okumalar✨🙏🏻 Yorumlarınızı okuyor olacağım. O yüzden yorum ve vote'larınızı vermeyi yapmayı unutmayın
Yorumlar ile ilgili bir sıkıntı var sanırım. Bu kısıma yorum yapabiliyorsanız çok iyi. Yapamıyorsanız bana haber verinn hemenn ağlıycamm
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
44.Bölüm
"Senin için geldiler Meriç.." Meriç'in dudakları dudağımdan ayrıldığında başını yavaşça geri çekip cama doğru baktı.
Polis siren sesleri kalbimin atışını hızlandırmıştı.
Yataktan aniden fırladığında hızlıca kalkması düşmesine sebep olacaktı ama son anda düşmekten kurtulmuş ve perdenin arkasına geçerek gözlerini dışarıya çevirdiğinde, kısık sesli bir küfür savurdu. "Ha siktir." Başını bana çevirdi. Hiçbir şey yapmamışım gibi "Ne yapacaksın şimdi?" Dedim.
Konuşmadı ama hareketleri hızlandı.
"Kalk! Hemen!"
"İkimizde alkollüyüz! Araba sokakta ve biz buradan böylece çıkabilecek miyiz sanıyorsun?" Diye konuştum. Sesim ne sert ne de yumuşaktı. Sadece artık ne yapacağını merak ediyordum.
Başını aniden bana yaklaştırıp "Kalk." Dedi.
Başımı iki yana sallayarak ayağa kalktım.
Ceplerini yokladı ve stres içinde odanın içinde bir tur atarak dolanmaya başladı.
Daha sonra bakışları tuvalet kapısına döndüğünde elimden tuttuğu gibi tuvaletin içerisine soktuğunda arkasından kapıyı kapatıp kilitledi.
Klozetin kapağının üzerine çıkıp havalandırmanın kapağını açtı.
"Oradan nasıl çıkacağız?" Soruma elbette ki cevap vermedi.
Meriç bana döndü. Suratı hala kızarıktı. "Mer.." Lafımı bitirmeme izin vermeden. "Çık." Dedi.
"Pera hadi!" İlk önce elimi kenarlara yaslayıp başımı çıkarttım daha sonra bacağımı yukarıya doğru kaldırdığımda, bugün kaç kere dejavu hissi ile içimin dolduğumu sayamadığımı fark etmiştim.
İnce belim bir şekilde sıyrılmayı başarırken, elimin kenarı tamamen çizilmişti. kendimi yere attığımda etrafıma baktım.
Kaçsam?
Yakalanırdım.
Arka bahçeye kadar koşsam?
Ancak Meriç benden daha hızlı bir şekilde o havalandırmadan kendini yere attığında koşmamın bir anlamı olmadığını fark ettim.