Bölüm şarkısı; sweater weather (slowed)
Bölüm Şarkısı; halsey: New americana (thyponyx Remix)
Bölüm şarkısı; Infected [Slowed]
Bölüme başlamadan önce içinize işleyen sevdiğiniz kısımlar olduğunda direk Satır aralarına "SM" koyarsanız çok sevinirim o zaman bayss
hemen yukarıdaki şarkıyı başlatıp bölüme geçebilirsiniz
8.BÖLÜM
Zihnimin bana oynadığı bir oyunun içindeymiş gibi hissediyordum. Kendime hatırlattığım tek şey 'Meriç üzerine gelmeseydi yapmazdın' demekti. Ama kendime asıl yediremediğim Meriç'in üzerime gelmesi değildi. Laflarına karşı gelemeyince o şişeyi kafasında parçalamış olmamdı Çünkü; tam olarak üzerime gelmemişti.
Suçluydum ama kabullenmeyecektim.
Tırnaklarımın kenarlarını kemirirken babam merakına yenik düşmüş, arabayla ambulansı takip etmiştik. Şimdi ise; oturmuş bacağımı diğer bacağımın üzerine atarak tırnaklarımı kemiriyordum.
Polis daha hastaneye uğramamıştı ama bu uğramayacağı anlamına da gelmiyordu. Kafamı ağır bir şekilde yanımda oturan babama çevirdim. "Baba bir şey olur mu? Ölmez değil mi?" Dudaklarını büküp omuz silkti. "Bilmiyorum gördüğümde kafası çok kötü kanıyordu. Hem," Kaşları çatıldı suratı sorgular bir ifade aldı. "Neden bu kadar soru soruyorsun?" Kaşlarım gevşedi. Kısık bir ses ile gülüp göz devirerek tekrar babama döndüm. "Baba her gün bayılan birini görmüyorum evimin önünde, sonuç olarak merak ediyorum." Sahte bir sinirle kafamı çevirdiğimde dudaklarımı ısırıyordum.
"Hem biz neden buradayız?" Kafasını tekrar çevirdi. "Bu çocuğu daha önce görmüş gibiyim." Dedi.
"Yaa" dudaklarımı birbirine bastırıp kafamı sallamakla yetindim. Başımı çevirip ellerimi birbirine sürterken koridorun ucunda duvara yaslanmış Ateş'i gördüm. Göz göze geldiğimizde işaret parmağıyla beni yanına çağırdı. Kurumuş olan boğazımı temizleyip kaşlarımı anlamayarak kaldırdım. "Gel." Dudaklarını oynattığında, "Ben bir tuvalete gideyim." Dedim. Babam bir şey demeden olumlu bir şekilde kafasını salladı.
Ayağa kalkıp ellerimi kot pantolonumun ceplerine yerleştirip, ilerleyerek koridoru döndüm. Beni neden çağırmıştı? Ve neden buradaydı?
"Kendimi tanıştırayım Ateş ben." Uzattığı eline kaşlarımı çatarak baktım. Bakışlarımı yüzüne çıkartıp eline hafif bir şekilde vurup ittirdim. Dudaklarımı aralayıp, "Ne anlatıyorsun sen?" Diye sordum.
Yanaklarını şişirip başını çevirdi. Burnunun kenarını baş parmağıyla siliyormuş gibi yapıp bana döndü.
"Ben tanışırız diye düşünmüştüm gerek yokmuş demek ki, hemen konuya gireyim o zaman."
Ne demeye veya ne anlatmak istemeye çalışıyordu en ufak fikrim yoktu. Ama yanımda bir uyuşturucu satıcısının durması beni çok fazla rahatsız etmişti.
Alt dudağını yalayıp bakışlarını gözlerime çıkardı. "Şimdi, öncelikle uzun bir süre bana yardım edeceksin." Hissiz bir şekilde güldüm. "Pardon?" Dedim. Ciddiye alamamıştım.
Suratındaki alaycı ifade silindi ciddiyete büründü. Başını diğer tarafa çevirip konuştu. "Meriç'in kafasını güzel patlattın. Bundan bir kaç gün önce bizi kayıt edip polise vermiştin değil mi?" Deyip başını bana çevirdiğinde kaşlarım ani bir şekilde gevşeyip dudaklarım aralandı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
A'ZEL
ActionBen Meriç Kaya. O herkesin dilinde dönüp dolanan Şizofren. Şizofren değilim kafamdakileri açıklayamıyor, dilimin ucuna getiremiyorum. İnsanlar beni anlamıyor ya da anlamak istemiyor. İnsanlara güvenmezdim insanlar da bana güvenmezdi.nAma ben her ro...
