Ben Meriç Kaya. O herkesin dilinde dönüp dolanan Şizofren. Şizofren değilim kafamdakileri açıklayamıyor, dilimin ucuna getiremiyorum. İnsanlar beni anlamıyor ya da anlamak istemiyor. İnsanlara güvenmezdim insanlar da bana güvenmezdi.nAma ben her ro...
Bölüm Şarkısı/ The Neigbourhood: Greetings from Califournia
Bölüm çok çok çok ama çok uzun!! Beklettim ama en uzun bölüm buna değerdi!! Sondan bir önce tümm yorumlarınızıı görmekk istiyorummm şimdiden keyifli okumalar!!!!!
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
FİNAL PART 1
Dört saat geçmişti. Ne yapacağımızı bilmediğim dört saat. Çaresizdik. O kadar yapacağımız şey yoktu ki, salonda hepimiz bir koltukta uykusuz oturuyor birimizden bir fikir çıkmasını bekliyorduk.
Ateş hamileliğimi öğrenmişti.
Benimle tek kelime konuşmuyordu.
Öyle bir haber almıştık ki, Ateş bana kızmayı daha sonrasına ertelemişti.
Sessizliği ilk bozan Batuhan'dı.
"Parmağını yollamış. Mesleğini bitirdi. Onu kurtardığımızda Orkun'un suratına nasıl bakarız?" Batuhan sabahın köründe gerginliğinden alkol içerken,"Meriç senin aklına hiçbir şey gelmiyor mu? Hep bir planın olurdu oğlum senin! Abi hepimiz böyle oturamayız!" Meriç ellerini saçlarından geçirdi. "Batuhan. Yolun sonu. İleriyi de göremiyorum kardeşim. Bu kadar söyleyebilirim." Meriç'in çaresiz cümlesi bizi daha da korkutuyordu. "Polisler nasıl bulamıyor abi! Ben kafayı yiyeceğim?" Mete sinirle ayağa kalktı. "Evimize parmak geldi! Kapımın önüne! Orkun'un parmağını kesmiş göndermişler lan! Ya öldürürse?"
Ateş, "Mete bir dur ya! Düşünüyoruz! Germe insanı!"
"Düşünüyoruz da bir sonuç yok! Sabah oldu Ateş!" Melis'e baktım. Sanki benim ne düşündüğümü anlamış gibi başını iki yana sallamıştı yapma dercesine. Kimsenin suratına bakmadan başımı yerdeki halıya çevirdim. "Ben gideceğim." Salonda sessizlik yine hakim oldu ama bu sefer tüm gözler üzerime çevrilmişti. "Sen bir kes sesini." Dedi Ateş. Meriç araya girdi. "Düzgün konuş Ateş de, ne saçmalıyorsun Pera sen?" Meriç ciddi olmadığımı düşünüyordu.
"Bunun başka hiçbir yolu yok. Orkun'u öldürür. Bunu hepimiz biliyoruz."
"Asla bu evden çıkmayacaksın duydun mu? Bir şekilde halledeceğiz ama sen seçenek bile değilsin." Ateş suratıma bakarak konuştu. "Aynen öyle." Diyerek diğerleri de katıldı.
"Aslında..bir yol daha var." Melis araya girdiğinde Melis'e döndük. "Gerçekten Pera gidebil.."
"Melis." Dedi Meriç uyarıcı bir tonla. "Bir dinleyin. Bakın bu adamın ağzında sürekli olarak siz ikiniz varsınız.." Melis işaret parmağı ile Ateş ve Meriç'i gösterdi. "Pera'yı alırken, takip etme fırsatınız olursa eğer, hem polisler de yakalamış olur bir aksilik çıkarsa Batuhan'ın yaptığı GBS'lerden nerede olduğunu bile görürüz." Meriç hemen başını iki yana salladı. "Asla! Asla! Riske girmem."