34.

6.5K 301 49
                                    

10.03.2022

"Metehan?"

"Efendim güzelim?"
Elimde tuttuğum kalemi masanın üzerine bırakıp ona doğru döndüm.

"Cenk'ten neden şikayetçi olmadın?" Gülümsedi ve boşta kalan ellerimi ellerinin arasına aldı.

"Bir nedeni yok."
Tek kaşım havalandı.

"Her önüne gelen seni bıçaklarsa onlardan da mı şikayetçi olmayacaksın?" diye sorduğumda başını hayır anlamında salladı.

"Biz kendi aramızda halleştik." dediğinde meraklı bakışlarım yüzünü buldu. Nasıl halleştiler? Beynim durmuş gibiydi.

"Nasıl yani?" diye sorduğumda 'Boş ver.' Anlımdan bir bakış attı. Çok merak etsem de üstelemedim.

Düşünceli bir şekilde soruya baktığım an Mete sessizliğini bozmuştu.

"Spor salonuna gidelim."

Bakışlarımı önümden çekip ona döndürdüm, sorgu dolu bakışlarım yüzünü buldu.

"Neden?"

Gülümseyerek "sana dövüşmeyi öğreteceğim çünkü." deyince gülmeden edememiştim.

"Neden gülüyorsun? O piçe güvenmiyorum kendini korumayı bilmelisin."

Daha fazla güldüm ama neden güldüğümü söylemedim. Bir hamlede onu yere sereceğimi bilmediğinden bir şey demiyordum. Çok eğlenceli olacağa benziyordu.

Gülüşlerimi yarıda kesip başımı olumlu anlamda salladım.

"Haklısın, gidelim." deyince o da gülümsedi ve kitaplarını kapatmaya başladı. Hemen mi gidiyorduk?

"Haydi! kalk gidelim."

"Yurda gitmem lazım kıyafet için." dediğimde başını olumlu anlamda salladı.

"Sen yurda geç ben alacağım seni." deyince başımı olumlu anlamda sallayıp eşyalarımı toplamaya başladım.

Çantalarımızı toplayıp beraber kütüphaneden çıktık. Ben yurda giden dolmuşlara ilerledim o da arabasına doğru ilerledi.

"Bu kıyafetlerle çok güzelsin Meva ama ben kıskanç bir adamım." diyen Mete'ye yandan bir bakış attım ve saçlarımı tepeden sıkıca topladım.

Aynanın karşısındaydım, bakışlarım kıyafetlerime değdiğinde daha çok gülümsedim. Rahatlık açısından siyah bir şort ve sporcu atleti giymiştim. Ben bu halimi sevsem de o pek sevinmişse benzemiyordu çünkü etrafımızda bir sürü insan vardı. Ya da erkekler demeliydim.

"Benim böyle giyinmem onların ne kadar umrunda?" diye sorduğumda yanıma yaklaştı.

"İnsanlar iğrenç Meva, kıyafetine asla karışmam ama böyle bir ülkede yaşıyoruz maalesef; seni rahatsız edeni görürsem hiç iyi olmaz."

Dedikleri beynimin içinde yankılanırken ona doğru döndüm. Bakışlarımı aynadan çekip ona döndürdüğümde dediklerinin haklılığı kalbimin tam ortasına oturdu. Maalesef iğrenç bi ülkede yaşıyorduk, insanlar iğrençti.

Ben Meteha'nın dediklerini düşünürken o iki elini de kaldırmış avuçlarını yanaklarıma yerleştirmişti. Bu yaptığı şey başımı ona doğru kaldırmama neden oldu.

"Hadi gidelim." dedi ve anlımın ortasını yavaşça öptü. Öptüğü an gözlerim kapandı. Bu iyi gelmişti.

Geri çekildiğinde gözlerim kendiliğinden açılmıştı. Beraber yan yana ilerleyip salonun en uç köşesindeki ringe çıktık. Bu alanda az insan vardı.

Kalın ipleri kolumla yukarıya kaldırıp ringe çıktığımda kanımın deli gibi kaynadığını hissettim. Mete'nin o halini görmek için dünyalarını bile verirdim.

Metehanda yanıma geldiğinde yerde duran dövüş sargılarını alıp çiftini bana uzattı. Ben de bilmiyormuş gibi gözükerek zorla takmaya çalıştım. Gülmemek için kendimi zor tutsam da başardım ve sargıları taktım.

İkimizde işimizi bitirince birbirimize baktık. Mete'nin yüzünde alaylı bi gülümseme vardı, aklınca bana şov yapacaktı.

"Hadi bir yumruk at." dediğinde dediğini yaptım. Elimi kaldırıp ona yumruk attım ama saçma sapan bir şekilde yaptım bunu.

Başını hayır anlamında sallayıp bana nasıl vurmam gerektiğini söylediğinde başımı olumlu anlamda salladım.

"Şimdi tekrar at." dediğinde bu sefer düzgün bir şekilde yüzüne yumruğumu beklemediği bir anda geçirince sendeledi ve yere düştü.

"AĞĞ!" diye inlediğinde gülmeden edemedim. Yandan bana bir bakış attığında gülümsememi yüzümde sildim ve ona doğru eğildim. Elimi uzattım kalkması İçin.

"Hadi kalk."

Elimi sakince tutup kalkacakken bir anda elimi sıkıca tutup beni kendine doğru çekti. Çektiği an üzerine düşecekken yerlerimizi değiştirdi. Bir eli saçlarımın arasındaydı. Bunu ne ara yaptığı hakkında hiçbir fikrim yoktu.

"Elinde ağırmış." dediğinde gülümsedim. "Öyledir."

İkimizde birbirimize gülümseyerek bakıyorken bir anda dizimi hafifçe kaldırıp karnına vurduğumda acıdan kendini yana attı.

"AĞ!" bu sefer gerçekten acıtmıştım.

"Kızım bir romantik an yaşatmadın!" dediğinde gülüyordum. Yattığım yerden doğrulup elimdeki sargıları çıkarıp bir kenara attım ve ona doğru ilerledim.

"Hadi kalk dövüşelim." dediğimde hırs yapmıştı. Bir anda ayağa kalkıp o da elindekilerini çıkartıp kenera attı.

Ellerimi yumruk yapıp pozisyonumu aldığımda o da aynısını yapmış ilk atağı yapmamı bekliyordu. Beklemekten sıkılmış olacak ki ilk atağı o yapmıştı. Sol eliyle attığı yumruğu sağ elimde karşılamış sıkıca tutmuş ters çevirmiştim. Ters çevirince inlemiş ve bir büklüm olmuştu.

Bundan kurtulmak adına sağ eliyle dirseğime benden kurtulacak kadar vurmuştu. Hırs yapmıştı ama bana zarar verme niyetinde değildi. Aksine ben ağlatana kadar dövüşebilirdim.

Koluma vurmasıyla sıkıca tuttuğum eli bırakmış acıdan geri çekilmiştim.

"Sen dövüşmeyi biliyorsun." dediğinde arsızca sırıttım ve başımı olumlu anlamda salladım.

"Bana neden söylemedin!" dediğinde sol yumruğumu ona savurmuştum. O bunu karşılamış yumruğumu tutmuştu. Ne de olsa askerlikte eğitim görmüştü. Yumruğum avucunun arasındayken diğer elimi de ona salladım. Ama bunu da karşılayınca gözlerim kocaman oldu.

"Tepkini merak ettim ve artık ellerimi bırak." dediğimde başını hayır anlamında salladı ve beni kendine çekti. Ne yapmaya çalışıyordu?

"Eğlendin mi bari?" dediğinde alayla gülümseyerek başımı olumlu anlamda salladım.

"Yediğin ilk yumrukta ki tepkin görülmeye değerdi."

'Öyle mi?' dercesine baktığında başımı olumlu anlamda salladım.

"Bırakacak mısın?" diye sorumu yeniden tekrarladığımda daha çok yaklaştı. Davranışlarının sonucu düşündüğüm şeye doğru adımlıyorsa yanlış yapıyordu. Kalbim şu an bunu kaldıramazdı. Beni şu an öpemezdi!

Ben tam öpecek diyordum ki durdu ve gülümsedi. Gözlerimin içine anlamlı bir bakış atıp geri çekildi.

"Kendini koruyabildiğine göre işimiz bitti." dediğinde kaşlarım kendiliğinden çatıldı. Gidiyor muyduk yani? Çok kısa sürmüştü, bu beklediğim bir şey değildi. Canım sıkılmıştı bir anda.

"Gidiyoruz yani."
Başını olumlu anlamda salladı.

"Sana ceza." dediğinde gerçekten bana ceza olduğunu fark ettim.

NUMARA HATASI ❦ 𝑡𝑒𝑥𝑡𝑖𝑛𝑔 Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin