21.

11K 446 10
                                    

17.02.2021
Metehan SANCAK
Gözlerim bana inatla açılmamakta ısrarcıydı, bedenim acıyordu; özellikle de dikişli yerim. Bir haftadan fazla zaman geçmesine rağmen yaram iyileşmemişti. Şerefsiz ne kadar çok hasar verdiyse artık.

Sinirlenmemek için başka şeyler düşünmeye başladım, düşünürken de hafifçe gözlerimi açmış odanın tavanından gelen ışığa alışmaya başlamıştım. Sinirimi yatıştıracak ne olabilir diye düşünürken bir anda aklıma Meva geldi, istemsizce gülümsedim ve kendimi onu düşünürken buldum.

Ne yapıyordu acaba? Benden haberi var mıydı? Beni düşünüyor muydu?

"Sen kimsin ki seni düşünsün?"

İç sesimin fısıldadığı bu gaddarca şeyin ardından gülümseyen yüzüm soldu. Yutkunmakta zorluk çektim.

"Şu an o şerefsiz ile birliktedir." diye devam edince kalbimin sıkıştığını hissettim. gerçekten de böyle bir şey olmuş olabilir miydi? Ben hiç aramamış mıydı? Belki buraya gelir diye her şeyi Albay'ıma anlatmıştım, büyük bir hayale kapılmışım.

Sıkıca gözlerimi kapattığım an kapının açılma sesi kulaklarımı doldurdu, kapıyı açan her kimse çok yavaş hareket ediyordu ve ben yavaşlıktan hiç hoşlanmazdım.

Biraz daha bekledikten sonra hoş bir koku burnuma doldu, bu tanıdığım birisi değildi. Kimdi bu? Biraz daha bekledim ne yapacak diye ama o iş öyle olmadı. Hıçkırık sesi ile doldu kulaklarım, bir kız yanımda ağlıyordu. Hem de hıçkıra hıçkıra...

Bana sesini duyurmamak için sessiz olmaya çalışsa da sessizliğindeki haykırışı duyabiliyordum. Daha fazla dayanamadım ve yavaşça gözlerimi açtım. Gözlerimi açtığımda kanımın donduğunu hissettim.

Sıkıca gözlerini ve elleriyle ağzını kapatmış bir genç kadın, kestane rengi saçları omuzlarından aşağıya dökülüyordu. Gözlerinin içine görmek istesem de yapamadım ve onu izlemeye devam ettim. Sen Meva'sın demek istesem de sustum ve ağlamalarını izledim. Bu bana acı verse de bir şey diyemedim. Belki de yanılmaktan korkuyordum.

Onu hayranlıkla izlemeye devam ederken bir anda gözlerini açmış koşar adımlarla dışarıya çıkmıştı. Neden yanımdan gitmişti?

Kapının kapanmasından sonra üzerimdeki örtüden kurtuldum ve yattığım yerde dikleştim. Karnım acısa da bozuntuya vermedim ve terliklerimi ayağıma bir çırpıda geçirdim. Oturduğum yerden kalktım ve dışarıya çıkmak için ilerlemeye başladım.

O bana gelmişken ben onu o kadar kolay bırakmazdım. Herkes gitmişken onun gitmesine izin veremedim. Bunu tekrardan kendime yapamazdım.

Yavaşça kapının kolunu aşağıya indirdim ve kendimi dışarıya attım, nerede olduğunu anlamak için etrafıma bakındığımda kapının dibine sinmiş hıçkıra hıçkıra ağladığını gördüm. Kalbimin teklediğini ve bin parçaya bölündüğünü hissettim. Neden ağlıyordu?

Daha fazla dayanamadım ve sessizliğimi bozdum.

"Ağlama, kalbim acıyor."

Bir an afalladı ve eğik olan başını biraz kaldırdı. Mırıldandı adımı o güzel sesiyle. "Metehan." dedikten sonra başını kaldırdı ve yeşil gözlerini bana dikti. O çok güzeldi, sevgim ona yetmeyecek kadar güzeldi ve  bunun altında ezilmeye başladığımı hissediyordum.

"Üşüteceksin, kalk lütfen."

Bunu dedikten sonra gözleri tekrardan buğulandı, yavaşça oturduğu yerden kalkmak istedi; yapamadı ve bir afalladı. Bir hamlede kolundan tutup kendime çektim ve düşmesine engel oldum. Bedeni bedenime çarpınca gözleri kocaman oldu. Nefes almayı unutmuş gibiydi.

"Bana geldin Meva." diye fısıldadım yüzüne doğru. Sıkıca gözlerini kapattı ve göz yaşları yanaklarından usul usul akmaya başladı.

Boştan kalan elimi kaldırdım ve onun dokunmaya kıyamadığım yüzüne yerleştirdim. Yüzüne yerleştirdiğim elimi hissedince gözlerini açtı, ona bakmayı kestim ve bakışlarımı göz yaşlarına çevirdim. Baş parmağımla yaşlarını silmeye başladım.

Fısıldadım.

"Ağlam-" dememe kalmadan kollarıma doğru bayılması bir oldu. Korkudan kalbim çok hızlı atıyordu.

Sıkıca belinden tutup onu kendime yasladım. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. "Meva!" diye bağırdım, elim hala yüzündeydi.

"Yardım edin!" diye bağırdığımda benimle ilgilenen bir hemşire yanıma gelmiş onu boş olan bir odaya götürmemiz gerektiğini söylemişti.

Derin bir nefes aldım ve yüzündeki elimi çekip bacaklarının altından geçirdim. Onu kucağıma aldığımda dikişlerimin acıdığını hissettim ama umursamadım. Hemşirenin peşinden giderken bakışlarımı Meva'ya çevirdim.

Hiçliğimin arasında açan bir çiçekti o, o çiçekte solarsa ne yapardım?

Hiçliğimin arasında açan bir çiçekti o, o çiçekte solarsa ne yapardım?

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
NUMARA HATASI ❦ 𝑡𝑒𝑥𝑡𝑖𝑛𝑔 Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin