Gece'nin ışığı ormanlık alanda kendini belli ederken, Jimin yavaşça ayağa kalkarak kızarmış yanaklarını sildi.
Abisine ihtiyacı yoktu! Jungkook'a ihtiyacı yoktu!
Kendisine ihtiyacı vardı, bu yoldan çıkabilmek için kendini toparlaması gerekiyordu.
...
Jungkook arabayı evinin önüne park ettiği an içinde oluşan sinir ile gözlerini kapattı. Neler oluyordu?
"Ahh cidden!"
Jungkook arabayı geri evin önünden çıkartarak, saatler önce Jimin'i bıraktığı yere geri dönecek iken, bakışları bir yer ile bütünleşince direksiyonu sıkarak hızla arabadan indi.
Evin yan bahçesine küçük adımlar ile ilerlediğinde, 'gece'nin karanlığında, ay'ın verdiği ışık ile gözlerini kocaman açtı.'
Yerde paramparça olan mezarlık gözlerine çarparken, aklından tek bir isim geçmişti, 'Mark'.
"Öldüreceğim seni. yaşamadığın o duyguyu ben kendi ellerim ile yaşatacağım!"
Jungkook eğilerek toprağın içini elleri ile açarak, küçük bedeni bulunca gözlerini sımsıkı kapattı.
Küçük Yeontan çürümeye yüz tutmuş bedeni ile öylece dururken, Jungkook ellerinin arasındaki Yeontan ile başını aya çevirerek adeta haykırdı.
"Hahawakan ko ng aking mga kamay ang katawan mong may bahid ng dugo. Yindi ka mabubuhay!"
"Kana bulanmış bedenini ellerim ile tutacağım. Yaşamayacaksın!"
(Flipince)
...
Jimin dizlerinin ağrıması ile bakışlarını ormana çevirdi. Kuş sesleri ile içi hem huzur doluyor, hemde, karanlık bir ışık yanmayan ormandan korkuyordu.
Bir zamanlar Yeontan olmak isteyen Jimin, şimdi neden bir hayvan'ın yaşadığı evden korkuyordu?
"Korkmuyorum!"
Jimin elinde tuttuğu telefonun flaşını önüne doğru tuttuğunda yerde görmüş olduğu küçük bir solucan ile bir kaç adım geriledi.
"Yeontan."
Jimin yere eğilip küçük canlıyı iki parmağına aldığı an bakışlarını gök yüzüne çevirdi.
"Seninde bir sahibin var benim için biliyor musun? Ama artık yok."
Jimin gözlerinden akan yaşı silerek, geri bıraktı toprak yola küçük canlıyı. Hava oldukça soğuktu ve gün ışıkları yavaş, yavaş kendini belli etmeye başlıyordu.
Jimin uykusunun gelmesi ile kendini toprak yolun en köşesine geçerek, yere uzandı.
Ay'ın yerini güneş alacaktı. Gece gidecek, gündüz gelecekti..
...
Jimin gözlerini açtığı an görmüş olduğu görüntü ile yerinden hızla doğruldu. Kendi çalışma masasıydı, kendi tuvalleri ve kendi odası.
"Uyandığında sevindim canım kardeşim."
Bakışlarım sesin geldiği yöne çevrildiğinde, en sevdiğim pufumun üzerinde oturmuş bana gülerek bakan abime çevirdim irislerimi.
Yataktan zorda olsa doğrularak yüzümü buruşturdum.
"Abi?"
Mark oturduğu puftan ayağa kalkarak, kardeşine doğru ilerleyerek, yüzünü yüzüne yaklaştırdı.
"Bir daha benden kaçamayacaksın güzelim."
Kaşlarım çatılırken, alnımda hissettiğim sıcak dudaklar ile gözlerim kapandı.
"Ben Jungkook'u istiyorum ama."
(Salak mısın çocuğum.)🤦🥴
Bakışlarım abim ile buluştuğu an yüzünde daha önce hiç görmediğim o duygu ile geriye doğru bir kaç adım ilerledim.
"Abi lütfen bırak beni. Ben yanında kalmak istemiyorum."
Ben kızıp bağıracak sanarken, bir anda büyük bir kahkaha atması ile kaşlarım çatıldı.
"Jungkook öyle mi?"
Başımı sallarken, elini boynuma doğrultarak baş parmağı ile şah damarının üzerini okşadı. Kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu.
Şah damarımı okşayan eli orada öylece dururken, başını yana yatırarak diğer boynuma küçük bir öpücük kondurarak geri çekildi.
"Sana Jungkook'u unutturacağım güzelim."
Boynumu okşayan elini geri çekerek ayağa kalktı. Ben yaptığı hareketleri dikkat ile izliyorken, abim arka cebinden çıkarttığı iki telefona kısa bir bakış atarak, kendi telefonunu masamın üzerine, benim telefonumu camdan aşağı fırlattı.
Gözlerim şok ile açılırken, yüzünde keyifli bir ifade vardı.
"Güzel meleğim son yaptığın hareket hiç hoşuma gitmedi bunun bir karşılığı olacak."
Kaşlarım çatılırken, abim elini beline koyarak başını yana yatırdı. Kulaklarımın duymak dahi istemeyeceği o sözcükleri duyarken, başımı hızla iki yana salladım.
"Seni kuyuya götüreceğim Jimin. Bu sefer seni Jungkook dahi o kuyudan çıkaramayacak!"
...
Bölüm sonu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DARK / JİKOOK
Fanfiction(TAMAMLANDI) Benim bu hayatımda en sevdiğim şey beslediğim baykuşumdu. Sen geceme ay oldun. ---- /Kapak bana aittir. /Benden habersiz kopyalanmasına karşıyım.
