Kalmamı istiyorsun
Ama hiç güvenebileceğim bir adamla tanışmadım
LSD - Thunderclouds ft. Sia, Diplo, Labrinth
🎭
"Bırakın beni." dedi Defne sıkılı dişlerinin arasından. Harun bileğini acıtmıyordu ama Defne sanki onun elinden bileğine zehir yayılıyormuş gibi hissediyordu. Kurtulmak için çırpınmasına az kalmıştı.
"Yemeği benimle yemeye karar verdiğin zaman bırakırım." dedi umursamaz bir tavırla. Defne'nin öfkesinden etkilenmiş gibi bir tavrı yoktu.
"Olmaz." dedi Defne kesin bir şekilde. Bu adamla baş başa geçireceği her bir aktiveden kaçması gerekiyormuş gibi hissediyordu. Tüm hücreleri yine onu uzak durması için uyarıyordu.
"Neden?" dedi Harun sakin bir sesle. Etraflarında insanlar gelip geçiyordu. Yol ortasında tartışan sevgililer gibiydiler. İnsanların bunu düşünmesi fikri Defne'yi daha da sinirlendirdi.
"İstemiyorum." dedi Defne bezgin bir iç çekişle. Kurtulmak istiyordu bu ısrarcı tepeden tırnağa alaydan oluşan bu adamdan.
"Hangimizin iradesi daha güçlü merak ediyorum. Ben gelmeni istiyorum çünkü... Çok istiyorum." dedi tatlı bir gülümsemeyle. Defne onun tavrı karşısında sıkıca tutunduğu o sinirli tavrını koruyamadı çünkü bu sefer ki gülümsemesi diğerleri gibi değil, içten bir hava taşıyordu. Sanki bu gülümsemenin ardında neşeli bir kahkaha gizliydi. Sanki onu bir çocukluk zamanı oyunu oynamaya çağırıyor gibiydi. Defne gözlerini bileğini tutan parmaklara çevirdi. Harun onun tereddütünü sezmiş gibi, tuttuğu eli kaldırıp genç kadının bileğini öptü. Defne bedeninden geçen ince titremeye zor engel oldu ama adamın bu hareketiyle içi ürpermişti. Dudakları genç kadının bileğinin üstündeyken, gözlerini Defne'ye çevirdi.
"Lütfen, Defne, iyi davranacağıma söz veriyorum." dedi tatlı bir sesle. Defne katı davranıp ivedilikle onu reddetmesi gerektiğini biliyordu. Ama içinden bir ses, eğer direnmeye devam ederse Harun'un başka bir yol bulacağını söylüyordu. Defne bileğini onun dudaklarından kurtarmak isteyerek çekti. Harun onun bu hareketine bu sefer izin verdi.
"Neden Aslı'yı davet etmiyorsunuz? Ben maceralara girmekten hoşlanmam, Harun Bey." dedi Defne kaşlarını çatarak.
"O hoşlanır, öyle mi? Aslı hakkında pek de güzel düşüncelerin yok sanırım." dedi hafif alaycı bir sesle. Konuşurken bir yandan da Defne'yi kolundan tutmuş karşıya geçiriyordu. Defne yoldan geçen bir kız grubunun açık bir ilgiyle Harun'a baktığını gördü ama Harun'un tüm ilgisi Defne'de gibiydi. Defne onun bu tavrından ilgiye alışık olduğunu ve görmezden gelmeye de alışık olduğunu düşündü.
"Çok az tanıyorum onu." dedi Defne geçiştirerek. Ama Harun konunun peşini bırakmıyordu.
"Ama tanıdığın kadarıyla da hoşlanmıyorsun, değil mi? Neden acaba? Belki de kendine rakip olarak görüyorsundur." dedi kurnaz bir sırıtışla. Bu sözler Defne'nin öfkesini tekrar körükledi.
"Gerçekten..! Aslı veya başka biri hakkında ne düşündüğüm sizi ilgilendirmez. Bunun yorumunu yapmak da size düşmez. Senaristsiniz diye insanların kafalarından ne geçtiğini öğrenmeye hakkınız olduğunu mu sanıyoruz? Üzgünüm ama ben aklımdan geçenleri öğrenemezsiniz, Harun Bey." dedi sinirli bir tavırla kolunu ondan kurtarmaya çalışarak.
"Kaldırımı tıkıyorsun." dedi Harun yine onun söylediği sözleri umursamadan. Ama gülümseyişinde alay ve sempati vardı.
Defne onu aldatmanın imkânsız olduğunu o an kavradı. Ayrıca onu bu kadar başarılı ve alaycı bir senarist yapanın bu insan sarraflığı ve sezgilerinin güçlü olması olduğunu istemeye istemeye kabul etti. Kendini şık bir restoranının rahat koltuklarında otururken bulmasının da bu karakterinden geldiğini anlamıştı, geç de olsa. Önündeki menüye ilgisiz bakışlar attı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Girift
Любовные романыHüzünlü Aşklar Serisi 2 Hayatının üç yıllık bir kısmı silinmişti Defne'nin. Muğla'nın Ortaca'ya bağlı Dalyan beldesinde gözlerini açtığında hafızasından uçup giden anılarının yalnızlığı ile kalakalmıştı. Jandarma ve emniyet de onun hakkında çok bir...
