VIII.

153 31 7
                                        


Nehrimin güçlü akıntısından sakın, 
O, en soğuk kaynaktan gelen suyla akıyor 

Tamino _ Persephone 

🎭 

     Her ne kadar tatlı bir havada geçse de gece bittiğinde Defne rahatlamış hissetti kendini. Sezin ve Erhan çifti oldukça nazik davransa da yorulmuştu. Her zaman kendi durumunu olduğu gibi kabul eden insanlarla tanıdık bir güven alanında olduğundan farklı bir ortamda olmak onu beklediğinden daha çok yormuştu. Kapıda onları uğurlayan Sezin, 

"Bizi görmeye tekrar gelmelisin." dedi tatlı bir ısrarla. 

"Her şey için teşekkür ederim ikinize de. Çok güzel bir geceydi. Tekrar iyi ki doğdun." dedi Defne de gülümseyerek. Ama yine de geleceğine dair bir söz vermedi. Sezin çok tatlı ve sıcakkanlıydı ama hayatında önemli rol oynayan iki erkek ondan kaçarak uzaklaşma isteği uyandırıyordu Defne'de. Onlara el sallayarak Harun'un arabasına geçti. Yola çıktıklarından bir süre sonra Harun'un dudaklarından dökülen sözler içini okur gibiydi. 

"Erhan da seni sevdi, her ne kadar sen ondan kaçsan da. Geriye bir tek ben kaldım." dedi sakin bir sesle. 

"Ne demek istediğinizi anlayamadım." dedi Defne anlamamış gibi yaparak. Harun ona kısa bir bakış attıktan sonra tekrar yola döndü. Ama Defne onun kendisinin ne yapmaya çalıştığını sezdiğini anladı. 

"Gerçekten mi?" dedi ifadesiz bir sesle. Ardından bir müddet konuşmayarak Defne'yi tekrar bir tedirginliğe soktu. 

"Sezin'i sevdin. Erhan da senin için bariz bir tehdit oluşmuyor. Bu da geriye bu geceki masadan tek güvenmediğin kişinin ben olduğunu gösteriyor. Bu yüzden de Sezin'in davetini geçiştirdin mi?" dedi Harun neden sonra konuşarak. Sesinde hafif alaycı bir ton vardı. Defne iç çekti. Fark edilmeyeceğini ummuştu. 

"Çok belli oluyor muydu?" dedi hafif mahcup bir sesle. 

"Umrunda mı ki?" dedi Harun iğneleyici bir sesle. Onun ses tonu Defne'yi üzdü. 

"Umrumda tabii ki. Sezin çok nazik ve tatlı biri. Onu kırmak istemem." dedi Defne alıngan bir ses tonuyla. 

"Sezin tanıdığım sayılı tatlı insanlardan biridir. Üzülmene gerek yok. Yaptığına çok aldırmaz. Merakı ağır bastığı için yaptığına takılmayacaktır. En az benim kadar o da seni ilgi çekici buluyor." dedi gizemli bir gülümsemeyle. 

"Umarım bu ilginizin sebebi sadece gelecekteki yazacağınız senaryo içindir." dedi Defne gerilerek. Yine de sesine hafif alaycı bir ton katmayı başarmıştı. 

"Neden geriliyorsun? O kadar mı korkutuyorum seni?" dedi alaycı bir gülüş eşliğinde. 

"Hafızamı kaybetmiş bir insan olabilirim ama içgüdülerim gayet yerinde ve hepsi size karşı temkinli olmam konusunda uyarıyor beni." dedi Defne kaşlarını çatarak. 

"Daha önce de buna benzer bir şey söylemiştin. Anlayamıyorum seni. Biraz daha açıklayıcı olabilir misin?" dedi gülerek. 

"Ne demek istediğimi gayet de iyi anladınız. Sizi kalbi buz tutmuş ve alaycılıkla insanları kırmaktan çekinmeyen biri olarak görüyorum." dedi Defne dürüstçe. 

"Bu acımasız olduğu kadar kendinden emin bir cümle. Bu kadar kısa sürede beni tanıyıp kişilik analizi çıkarmanı ayrı tutarsak; tabirine uyan beni veya benim gibi insanları bu kadar net bir şekilde tanımlayabilmen için hafızanı kaybetmeden önceki hayatında birçok deneyim yaşamış olman lazım. Sözde içgüdülerinin gelişmesi tecrübe ile olur." dedi iğneleyici bir sesle. Sözleri Defne'yi üzdü. Adam hakında yanılmıştı. Defne ile değil, onun gizemli geçmişiydi ilgilendiği. Kendisiyle ilgilendiğini düşündüğü için saçma bir özgüvenle söylemişti. Şimdi ise kendini bir aptal gibi hissediyordu. Bu his onu aniden ürpertti. Sarsıcı bir dejavu hissiyle sarsıldı. Sanki bu anı daha önce yaşamıştı ve bu adam yine aynı küçümseyici tonla konuşmuştu kendisiyle. İstemsiz bir inilti dudaklarının arasından sızdı. Harun'un bakışları ona döndü. 

GiriftHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin