Çünkü mesafe çok yaklaşmaktan korkan birisinin uydurduğu bir kelimedir.
Nick Jonas & Tove Lo _ Close
🎭
Harun'un ağzından dökülen kelimeler Defne'yi ürpertmişti. İçinde unutulmuş bir ateşi yakmıştı. Harun onun hafif titreyişini görünce çenesini tutup başını kaldırdı. Gözleri birbirine kilitlenince Defne'nin titremesi durdu. Ruhu da gözleri gibi kilitlenmişti Harun'a. Beynindeki uyarı çanları kalbinin atışı yüzünden duyulmuyordu. Defne karşısındaki adama duyduğu bu fiziksel çekimi anlayamadığı gibi kendine de hakim olamıyordu. Harun yüzünü yavaşça ona doğru yaklaştırdı. Defne onun nefesini dudaklarının üzerinde hissetti. Biraz önce bu adama karşı içinde delicesine bir öfke parlamışken şimdi dudaklarını okşayan nefesi içine çekme isteğine anlam veremiyordu.
"Uslu durursan, canın da acımaz." dedi Harun dudakları arasındaki mesafeyi sıfıra indirmeden önce. Sonrasında ise dudakları buluştu. Defne kendini haşin bir öpücük için hazırlamıştı. Çünkü Harun'un da kendisine duyduğu öfkeyi en az kendi öfkesi kadar hissetmişti. Buna rağmen öpücüğü sıcak ve yumuşaktı. Harun'un dudakları yavaşça ağzının kenarına dokundu. İstek dolu dudakları izin ister gibiydi. Defne onun karşısında içinde yükselen heyecana karşılık şaşkınlıkla titreyerek durdu. Harun'un elleri önce boynuna oradan da göğsüne doğru indi.
"Tepkilerin beni tamamlıyor gibi. Sanki benim için yaratılmış gibisin." diye mırıldandı Defne'nin kulağına doğru. Sözleri Defne'yi tutkuyla titretti.
"Kendini beğenmiş!" dedi Defne istemsiz bir şekilde. Sonrasında kaşlarını çattı. Ağzından çıkan kelimeleri anlamdıramamıştı bir anlığına.
"Ne oldu?" dedi Harun onun tepkisini fark ederek.
"Hiçbir şey olmadı." dedi Defne onu geçiştirerek. Çünkü buna verebileceği bir cevap yoktu elinde. Tek düşünebildiği tekrar yaşanmışlık hissinin gittikçe artıyor olduğuydu. Harun'un elleri siyah pamuklu buzdan içeri girip yukarı doğru tırmanırken Defne ürperdi. Adamın teması dayanabileceğinin çok üstünde yoğun duyguları uyandırıyordu vücudunda. Defne onun dokunuşlarının kendisinde ne fırtınalar kopardığından Harun'un bir fikri olmadığına neredeyse emindi. Konuşmalarının ciddiyetinin tam tersi bir iletişim vardı vücutlarının arasında.
"Bir şey canını sıktı. Neydi o?" dedi Harun ısrarcı bir sesle. Defne onun sözlerine odaklanmakta zorluk yaşasa da sorusuna cevap verecek gücü buldu kendinde.
"Daha önce de olmuş gibiydi. Sanki yine bu sözleri söylemişssin ve ben de aynı cevabı vermişim gibiydi. Dejavu oldum sanırım." dedi Defne boğuk bir sesle. Harun boynuna öpücükler kondururken,
"Dejavu durumların oldukça ilgi çekici." dedi Defne'nin içini ürperten bir fısıltıyla. Gülüşü Defne'nin içindeki ateşi daha da harladı. İçindeki duyguların dudaklarından sızmasından korkarak dudağını ısırdı. Harun bu küçük hareketi fark ederek Defne'nin alt dudağını dişlerinin arasından kurtarakak kendi dudaklarının arasına aldı. Bu sırada bluzunun altındaki eli aşağıya inmeye başladı. Harun'un eli pantolonunun üstünde gezinmeye başladığında ise kalbinin sesinden duyulmayan uyarı çanları yüksek perdeden bir çığlık gibi Defne'nin zihninde çalmaya başladı ve sonunda tutku sisinden çıkıp Harun'u ittirdi. Harun onu durdurmak için herhangi bir karşı harekette bulunmasa da bakışlarına yine o alaycılığı yerleşmişti.
"Durdurmakta haklısın. Sonuçta fazlasıyla ortalıkta sayılırız. Arkadaşın eminim ki merdivenlerde bizi dinlemiyor olsa da, odasında çığlığını bekliyor olmalı. Bense ilerlersek ağzından çıkacak çığlığın yardım çığlığı olmayacağına yemin edebilirim. Üstelik diğer bakıcın de gelmek üzeredir, değil mi?" dedi iğneleyici bir tonlamayla. Sonrasında üstünü toplayıp kalktığı kanepeye geri geri yürümeye başladı. Defne tutku sisinin kalanlarını zihninden temizlemekle meşgulken,
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Girift
RomansaHüzünlü Aşklar Serisi 2 Hayatının üç yıllık bir kısmı silinmişti Defne'nin. Muğla'nın Ortaca'ya bağlı Dalyan beldesinde gözlerini açtığında hafızasından uçup giden anılarının yalnızlığı ile kalakalmıştı. Jandarma ve emniyet de onun hakkında çok bir...
